Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 33 °C
Az Bulutlu

Dünyanın En Güzel Yalanı | Austrian Painter

Dünyanın En Güzel Yalanı | Austrian Painter

Değerlendirme, Dilara Sözen

İnsanların bir gerçeği bilmek yerine onun anlamını, bir başka deyişle hakikati hissetmeleri önemlidir. Onları Logos’a ikna eden şey Pathos’tur. Yine tahmin edeceğiniz üzere, insanların empati kurmasını ve ikna olmasını sağlayan Pathos, sanatın ta kendisidir.

Pathos dinleyici ya da okurda duygu uyandırma işidir. Bu da ancak sözlerini estetik bir kaygıyla söyleyerek olabilir. Duyguyu uyandıran ise bir gerçeği kuru kuruya ifade etmek değil, kurmaca bir yalanla söyleyerek mümkün oluyor. Bu anlamda Pathos gerçeğin kendisi değil, onun anlamını anlatma, yani hakikati ifade etme işidir.

İşte bu yüzden Fuzulî’nin şiirleri, Picasso’nun resimleri, Dostoyevski’nin romanları, Michelangelo’nun heykelleri, hakikatleri gün yüzüne çıkaran Pathoslar, bir başka deyişle yalanlardır.

KISSADAN HİSSE

Platon hiç sevmese de Hesiodos da Homeros da hakikatleri göz önüne sermek için uydurmuştur bütün o mitleri. Kocaman bir kayayı tepeye kadar yuvarlayarak çıkartan, sonra o kaya geri yuvarlandığı için tekrar aynı işi yapan ve Zeus tarafından bunu sonsuza kadar yapmakla cezalandırılan Sisyphos’un hikâyesi niçin anlatılır? İnsanları kandıran, ahlaksız bir insanın sonsuz bir acıyı yaşayacağını anlatan bir cehennem tasviridir aslında. Sisyphos diye biri yaşamış mı? Hayır. Böyle bir cezaya çarptırılmış mı? Hayır. Tamamen uydurulmuş, yalan. Ama “bak dikkat et… Sisyphos gibi bir adam olursan, işte böyle cezalandırılsın” işte demek için yazılmamış mıdır bu hikâye?

Dostoyevski’nin kendi yarattığı Raskolnikov karakteri, yine yazarın yarattığı bir hayat yaşar Suç ve Ceza adlı romanında.. Tamamen kurmaca, tamamen yalan çünkü hiç yaşanmamış bir hikâye. Peki ne amaçla yazılmış? Adalet kavramını, ahlakı sorgulamak için değil mi? Dostoyevski, bu harika yalanı “kendi ahlakını yaratabilirsin ve kendince adaleti sağladığını düşünebilirsin. Ama bu uğurda kötü bir şey yaparsan vicdanın peşini bırakmaz” demek için yazmamış mı?

Picasso’nun Guernica adlı tablosu sadece estetik bir harika mı? O bu tablonun içine İspanya iç savaşında Nazilerin yaptığı katliam gizlemedi mi? Onu ifade etmek, o acıyı hissettirmek için yapmadı mı bu tabloyu? Evet, o tablo da bir yalan. Ama en acı gerçeğin anlamını insanlara iliklerine kadar hissettiren, dünyanın en doğru yalanlarından biri.

Sisyphos miti, Suç ve Ceza romanı ya da Guernica tablosu birer kıssa, yani Pathos. Onların ifade ettikleri ve asla kaçamayacağımız gerçekler de hisse, yani logos. İşte bu yüzden sanat, esas olarak hakikati ifade etmek için kullanılan bir yalandan ibaret. Yalan ama en güzel, en iyi, en faydalı, yalan. “Hile hurda, adaletsizlik, ahlaksızlık, savaş, öldürmek kötüdür; aşk, sevgi, merhamet, adalet, ahlak, barış iyidir” dendiğinde onların kötü ya da iyi olduğuna ikna olmuyoruz. Kötülükleri de iyilikleri de bize hissettirecek iyi ve güzel yalanlara ihtiyacımız var. İşte o yalanlara sanat diyoruz.

Gönç Selen yazısından, özetle…

Görsel: Horse-Drawn Carriage in front of the Clam-Gallas Palace in Prague

By: Oscar Rex (1857-1929)

Austrian Painter

Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir Websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Yazı Atölyesi kültür sanatın, hayatın pek çok alanını kapsayan nitelikli edebiyat içerikli haber sunar. Bu nedenle başka kaynaklardan alınan, toplanan, bir araya getirilen bilgileri ve içerikleri kaynak belirtilmeksizin yayına sunmaz. Türkçenin saygınlığını korumak amacıyla ayrıca Türk Dil Kurumu Sözlüğünde önerilen yazım kuralları doğrultusunda, yayınladığı yazılarda özellikle yazım ve imla kurallarına önem verilmektedir. Yazı Atölyesi, üyeleri ve kullanıcılarıyla birlikte interaktif bir ortamda haticepekoz@hotmail.com + yaziatolyesi2015@gmail.com mail üzerinden iletişim içinde olan, bu amaç doğrultusunda belirli yayın ilkesini benimsemiş, sosyal, bağımsız, edebiyat ağırlıklı bir dijital içerik platformudur. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz. http://yaziatolyesi.com/ Editör: Hatice Elveren Peköz Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/   Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782 -------*****-------
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.