Çocukluğum | İnan Durak Taş
Usta bana oradan bi çocukluk ısmarlasana.
Yarım somun içine biraz peynir kat.
Arka bahçeden bir de domates kopar.
Ayaküstü yerim ben hiç bişey olmaz.
Tulumbadan su çekiyor komşu abla,
Kim gidecek şimdi eve, dayarız ağzımızı
buz gibi suya
Sana değil usta, sakın alınma sözüm,
Doymamış olmalıyım ki hala sokaklarda gözüm.
Aşağı sokakla maçımız vardı bugün değil mi.
Kafaya koyduk geçen ki gazozun acısını çıkarmayı
Kaç gol kaçırmış bizim Ahmet yine
Öğrenemedi gitti bi türlü çalım atmayı
Kardeşim Fatma evcilik oynuyor Ayşelerde.
Misafir gitsek diyorum bizim Selimle.
Çamurdan fincanlarda yalandan kahveler
Yerdeki kilimlere uzanırız biraz böylece.
Bilyeli arabayla kayarız okul önünde
Yokuş aşağı gıcırdayan tekerler
Vildan teyzenin mutfak camı hep açık
Gene mis gibi kokuyor kurabiyeler
Ne şirin kadındır bilsen, hani teyzeden öte
Seslenir şimdi bize, verir birer ikişer
Yoldadır bu vakitte babam, tulumları üstünde
Elinde kesekağıdı içinde taze incir
Koşup kardeşimi almalı yola koyulmalıyım
Akşam ezanı okunmadan evde olmalıyım.
Mavi camekanlı holde demirden somya
Altına saklanmak ne güzeldi saklambaçta.
Şimdi desen ki bana usta hadi gözlerini yum.
Madem çok aradım, aramaktan yoruldum.
Elma desem babam çıksa, armut desem çocukluğum…