Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 27 °C
Az Bulutlu

Günün Kitabı / ‘Salacak – Harem’ ve Uyku Sorunu / Murat Saraçoğlu

Günün Kitabı / ‘Salacak – Harem’ ve Uyku Sorunu / Murat Saraçoğlu

Kitap Değerlendirme Yazarı: Dursaliye Şahan

‘Salacak – Harem ve Uyku Sorunu kitabı, 1999 Yaşar Nabi Öykü Ödülü Almış

Kitap, Değerlendirme, Yazarı, Dursaliye Şahan, Salacak , Harem, Ve Uyku Sorunu,1999 ,Yaşar Nabi, Öykü Ödülü,

Uykusuzluk problemi çektiğini söyleyen birine yatağa uzanıp eline kötü bir metin almasını öneriyorum. Deneyin göreceksiniz: Daha ilk paragrafta gözleriniz isyan etmeye başlayacak. Israrla okumayı sürdürürseniz göz kapaklarınız felç olmuş gibi düşecek. Ve gelsin huzurlu, derin bir uyku.

Çocukluğumda elime aldığım kitabı yarım bırakmam prensibi edindiğim ve sonraları pişman olduğum doğrudur. Ama artık tercihim elime yapışan kitaplardan yana. Bunlara uyku kaçıran da diyebilirsiniz.

Geçen akşam oğlum dışarı çıkınca o gelinceye kadar uyuyamayacağımı bildiğim için kalktım, kütüphanedeki okunacaklar rafında yan yana dizilmiş kitaplar arasından rastgele birini seçtim.

Şansıma bir öykü kitabı çıktı. 1999 Yaşar Nabi Öykü Ödülü almış: ‘Salacak – Harem’

Murat Saraçoğlu’nun kaleme aldığı eser Don Kişot Yayınları’ndan çıkmış.

Gece yarısı başladığım ilk öykü, Nail Bey’in Salya Mendili ertesi günün ilk dakikalarında bitti.

Genelde öyküleri arka arkaya okumayı sevmem. Bir öykü bitince ara verip karakterlerini, kurgusunu filan düşünürüm. Fakat bu defa nedense çabucak ikinci, üçüncü ve sonraki öykülerin sayfalarını çevirdim.

O 72 sayfalık incecik kitaptaki karakterler sayfaların arasından zıplayarak tek tek beynimin içine doluştular.

Sonunda dayanamadım, aldım elime kâğıdı kalemi, öykülerin haritasını çıkardım.

Nasıl oldu bilmiyorum ama bir ara baktım; yan karakterler birleşip ana karakterlere dünyanın en absürt tuzaklarını kurmakta, saf dışı bıraktıklarının tahtlarına kurulup zafer sarhoşluğu içinde bağırıp çağırıyorlar.

O incecik kitap kafamda bin sayfaya dönüşmüş gibi oldu.

Kapının dönen kilit sesini duyunca kalkıp koridora çıktım. Nihayet paşam gelmiş. Biraz da çakır keyif. “Anne sen yine beni mi bekledin?” diyor. “Ben yatıyorum, hadi sen de uyu artık.” diyerek odasına doğru yürüdü ve kapıyı arkasından örttü.

Aslında doğru söylüyor yavrum. Artık huzur içinde uyuyabilirim diyerek yatağa girdim ama haritadaki sınırlar sürekli yer değiştirmekte.

İtiraf ediyorum bu kitabı okuyana kadar yazarın adını hiç duymamıştım. Bu düzeyde yazan birinin kim bilir kaç kitabı vardır düşüncesiyle internete girip baktım. Murat Saraçoğlu, tek kitap, tek baskı.

Yazar hikâye anlatmaktan vaz mı geçti acaba diye düşünürken baktım hep anlatmış. Sadece başka kulvarlarda hikâye yazmakta.

Film çekmek, sahne kurmak, karakter yorumlamak kısacası hikâyenin görselleşmesi de diyebilirsiniz.

Son söz olarak 15 öykünün ortak özelliklerinden kısaca bahsetmek istiyorum.

Her öykü daha ilk paragraftan okuru içine alıyor.

Her biri dantel gibi işlenmiş.

Sıradan insanların farkında olmadığımız ya da görmezden geldiğimiz yaşamlarındaki detayları bize hatırlatıyor.

Ve -benim önemsediğim- okurken yorulmuyorsunuz. Aksine, gözleriniz cin gibi satırların üzerinde dört nala koşuyor.

‘İyi ede biyat nasıl olur?’

Sorusunun elbette çok yanıtı var. O yanıtların biri de okurun öykünün içine girmek için uğraşmaması, kendiliğinden çekilmesi diye düşünüyorum.

Don Kişot Yayınları’ndan çıkan bu kitabın sonraki baskıları neden yapılmamış bilemiyorum.

Yazar: Dursaliye Şahan

Haber Kaynağı: kitaptansanatan.com

Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir Websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Yazı Atölyesi kültür sanatın, hayatın pek çok alanını kapsayan nitelikli edebiyat içerikli haber sunar. Bu nedenle başka kaynaklardan alınan, toplanan, bir araya getirilen bilgileri ve içerikleri kaynak belirtilmeksizin yayına sunmaz. Türkçenin saygınlığını korumak amacıyla ayrıca Türk Dil Kurumu Sözlüğünde önerilen yazım kuralları doğrultusunda, yayınladığı yazılarda özellikle yazım ve imla kurallarına önem verilmektedir. Yazı Atölyesi, üyeleri ve kullanıcılarıyla birlikte interaktif bir ortamda haticepekoz@hotmail.com + yaziatolyesi2015@gmail.com mail üzerinden iletişim içinde olan, bu amaç doğrultusunda belirli yayın ilkesini benimsemiş, sosyal, bağımsız, edebiyat ağırlıklı bir dijital içerik platformudur. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz. http://yaziatolyesi.com/ Editör: Hatice Elveren Peköz Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/   Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782 -------*****-------
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.