Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 24 °C
Parçalı Bulutlu

Günün Kitapları | Değerlendirme: Gazeteci Özkan Saçkan

Günün Kitapları | Değerlendirme: Gazeteci Özkan Saçkan

8 ŞUBAT TARİHLİ GÜNÜN KİTAPLARI

 Kitapçıların raflarında yer alan 6 kitabı sizler için yorumladım.

 //ŞİFALANMA ENSTİTÜSÜ: BİLİM ENERJİ VE KADİM BİLGİLERLE BÜTÜNSEL SAĞLIK PRENSİPLERİ: Kitap ruhunuza kulak vererek, modern ve geleneksel tüm şifa yöntemlerini bilerek, ihtiyacınız olanı fark etmeniz ve kendi özgün yolunuzda dengeyi kurabilmeniz için yazıldı.

//BÖYLE-YAZI YANIT SÖYLEŞİ ANI: Yazar editörün kim olduğundan kullandığı bilgisayar programlarına (dahi!) varan konuşmalarıyla, yayıncılıkta içeriği ve tekniği birlikte didikliyor.

//NADİR METALLER SAVAŞI: ENERJİ GEÇMİŞİNİN VE DİJİTALLEŞMENİN KARANLIK YÜZÜ: Kitap bir düzine ülkede altı yıl boyunca yapılan araştırmalara dayanan titiz bir araştırmacı gazetecilik örneği.

//UNUTULMAZ SÜİT: Yazarın kahramanları, sınırları ve dönemleri aşan bir klasik müzik eserini andırırcasına sözcükleri notalara dönüştürüyor…

//30. YILINDA KARDAK OPERASYONU: Emperyalist saiklerin Megali İdea hayallerini beslediği Kardak Krizi’ne Türk ordusunun yerinde ve vicdanlı müdahalesi büyük bir kaosu engelledi.

//MOLA YERİ: “Kilitli kapının ardındaki gerçek belki de doğaüstü değildi. Çünkü insanın gömdüğünü sandığı korkuları en sıradan durakları bile kâbusa çevirebilirdi.”


İşte o kitaplar;

//Ruhunuzla, bilincinizle ve bedeninizle dengeli bir bütünsünüz

SELDA Öktem’den ŞİFALANMA ENSTİTÜSÜ: BİLİM ENERJİ VE KADİM BİLGİLERLE BÜTÜNSEL SAĞLIK PRENSİPLERİ. Kâinatta her şey dengeye ulaşmayı hedefler. Düalitenin hâkim olduğu evrende yine amaç, dengeli olabilmektir. Kararsız bir atom hızla stabil bir hale gelmeye çabalar. Çünkü kararsızlık, yıkım ve kaos yaratır. İnsan vücudunda da aynı yasalar işler. Denge olduğu sürece işler yolunda demektir. Dengeler bozulursa hastalıklar ortaya çıkar. Bizler ruhumuzla, bilincimizle ve bedenimizle bir bütünüz. Bu bütünün her bir parçası birbiriyle sınırsız bir iletişim, etkileşim ve denge içindedir. Huzurlu, dingin ve farkındalığı yüksek bir insan, bilinçli tercihleriyle ve attığı değişim adımlarıyla, fiziksel olarak sağlıklı olmayı başarır. Bu kitap ruhunuza kulak vererek, modern ve geleneksel tüm şifa yöntemlerini bilerek, ihtiyacınız olanı fark etmeniz ve kendi özgün yolunuzda dengeyi kurabilmeniz için yazıldı. Huzurlu, mutlu, enerjik ve sağlıklı bir hayat dileğiyle…-Dr. Selda Öktem. 240 SAYFA.
(DESTEK YAYINLARI)

 


//İlk defa editörlük yapmayı düşünen birine tavsiye

SELAHATTİN Özpalabıyıklar’dan BÖYLE-YAZI YANIT SÖYLEŞİ ANI. “Editör kitabın her yerindedir. Vallahi!” Yazardan bir yazı, yanıt, söyleşi, anı (ilki için bkz. Göndermeler, ikincisi için bkz. İtalik Benim) kitabı daha! (Everest Deneme dizisindeki üçüncü kitabı olduğunu da eklemeli tabii buraya.) Böyle’de (neden “böyle” olduğunu meraklı okur çözecektir) metiniçi ve metindışı meseleler, öne çıkan tanıtım, sunuş ve arka kapak yazıları, Özpalabıyıklar’la yapılan söyleşiler bir araya geliyor. Editörün kim olduğundan kullandığı bilgisayar programlarına (dahi!) varan konuşmalarıyla, yayıncılıkta içeriği ve tekniği birlikte didikliyor Özpalabıyıklar (Yayıncılık 101 desek deriz); dipnotları, sonnotları, altını çizmeyi, bold vurgulamayı ve italikleri (elbette!) unutmuyor. Böyle, uzun zaman önce tasarlanmış üçlemeye son noktayı koyuyor. Öyleyse: “Alkış olsun Selahattin Özpalabıyıklar’a!” İlk defa editörlük yapmayı düşünen birine ne tavsiye edersin: Elindeki o kitabı bırak ve hemen uzaklaş! 360 SAYFA.
(EVEREST YAYINLARI)

 


//Hammaddelerin tedarikini sağlamanın jeopolitik etkileri

GUİLLAUME Pitron’dan NADİR METALLER SAVAŞI: ENERJİ GEÇMİŞİNİN VE DİJİTALLEŞMENİN KARANLIK YÜZÜ21. Yüzyıl Kitaplığı. “Yenilenebilir” diye bilinen kaynaklardan enerji sağlamak ve teknolojik ürünlerin imalatı için kayalarda ve diğer yaygın metallerin içinde eser miktarda bulunan nadir metallere muhtacız. Cep telefonları, bilgisayarlar, elektrikli araba motorları, jet uçakları, uydular, rüzgâr türbinleri, güneş panelleri bu nadir metaller olmadan imal edilemez. Öte yandan, bu metallerin çıkarılması sağlığa ve çevreye zararlı kimyasalların kullanıldığı, hiç de yenilenebilir olmayan son derece enerji yoğun bir süreç. Kısa sürede çoksatar haline gelen ve on bir dile çevrilen kitabında Guillaume Pitron bu hammaddelerin tedarikini sağlamanın jeopolitik, ekonomik, çevresel ve toplumsal etkilerini ortaya koyuyor. Küresel iklim krizinin daha “yeşil” bir küresel enerji üretimiyle çözüleceği varsayımına meydan okuyan kitap aynı zamanda, bir düzine ülkede altı yıl boyunca yapılan araştırmalara dayanan titiz bir araştırmacı gazetecilik örneği. 296 SAYFA.
(İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI)

 


//Kadının yolu, tanığı olan insanların hayatlarıyla kesişecek

AKİRA Mizubayashi’den UNUTULMAZ SÜİT. Hayır, hayat yeniden yaşanamaz… Aksine, bir kez yaşandı mı sonsuza dek yitirilir… Yazardan savaşın darmadağın edip müziğin birleştirdiği ruhlar üzerine olağanüstü bir hikâye. Genç ve başarılı lutiye Pamina, İkinci Dünya Savaşı sırasında Japonya’da aynı mesleği icra eden büyükannesi Hortense Schmidt’in izinden gitmektedir. Paris’te ünlü bir ustanın atölyesinde çalışmaya başlayan Pamina’nın ellerine bir gün Matteo Goffriller işi bir çello emanet edilir. Enstrümanı onarırken içinde 1945 Nisanı’nda yazılmış bir mektup bulan bu müzik tutkunu kadının yolu, büyük bir aşkın öznesi ve tanığı olan insanların hayatlarıyla kesişecektir. Kitapta yazarın kahramanları, sınırları ve dönemleri aşan bir klasik müzik eserini andırırcasına sözcükleri notalara dönüştürüyor… 168 SAYFA.
(YAPI KREDİ YAYINLARI)

 


//İşte size Kardak Krizi’nin içyüzü…

GÖKHAN Karakaş’tan 30. YILINDA KARDAK OPERASYONU- Ege Denizi’nde Ateş Çemberi. “Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!” Mustafa Kemal Atatürk. Figen Akat gemisinin Kardak Kayalıklarına çarpmasıyla başlayan kriz, büyük bir çatışma potansiyelinin perdesini araladı. Batı’nın şemsiyesi altında Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik sürekli saldırgan politikalarını icra eden Yunanistan, 1995 yılının son ayında bölgeyi savaşın eşiğine getirdi. Tarih yazmanın, tarih yapmak kadar mühim olduğu bir gerçeklik dahlinde Kardak Krizi’ni ortaya çıkaran dinamikler tüm çıplaklığıyla ortaya serildi. Emperyalist saiklerin Megali İdea hayallerini beslediği Kardak Krizi’ne Türk ordusunun yerinde ve vicdanlı müdahalesi büyük bir kaosu engelledi. Yazar kitabında daha önce hiç okumadıklarınızı okuyacaksınız. İşte size Kardak Krizi’nin içyüzü…

– Figen Akat gemisinin kaptanı Dursun Sarı, otuz yıl sonra ilk kez anlattı!

– Hücumbotlar Kızılderili dansı yapar mı?

– Adalar Denizi’nde denizaltı harekâtı nasıl yapılır?

– SAT’ların mükemmel planlaması ve kusursuz uygulama zafer mi kazandırdı?

– Kardak Krizi’nde diplomatik kaos nasıl işletildi? 230 SAYFA.
(PANKUŞ YAYINLARI)

 


//“Karşılığında insanlığını kaybedeceksen hayatta kalmanın ne anlamı var”

NAT Cassidy’den MOLA YERİ. CAbe için ıssız otoyoldaki eski benzin istasyonu, hastanedeki babaannesine yetişmek üzere çıktığı gece yolculuğunu bölen birkaç dakikalık sıradan bir tuvalet molası olmalıydı. Ancak kapı üzerine kilitlendiği anda, gecenin masum sessizliği yerini ölümcül bir tuzağa bıraktı. İçeride titreyen floresanlar, duvardaki anlam veremediği karalamalar ve dışarıdan gelen tekinsiz sesler arasında zamanın akışı tuhaflaşmaya başlamıştı. Abe kaçmak için uğraştıkça, bu daracık alanın sadece fiziksel bir engel değil aynı zamanda karanlık bir mahkeme olduğunu fark edecekti. Kilitli kapının ardındaki gerçek belki de doğaüstü değildi. Çünkü insanın gömdüğünü sandığı korkuları en sıradan durakları bile kâbusa çevirebilirdi. 2025 Bram Stoker Ödülü Finalisti. 2024’ün En İyi Korku Kitabı – Esquire, Capes and Tights, Paste Magazine. 196 SAYFA.

(NOX YAYINLARI)

 

—//—

 

 

 

 

 

Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir Websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Yazı Atölyesi kültür sanatın, hayatın pek çok alanını kapsayan nitelikli edebiyat içerikli haber sunar. Bu nedenle başka kaynaklardan alınan, toplanan, bir araya getirilen bilgileri ve içerikleri kaynak belirtilmeksizin yayına sunmaz. Türkçenin saygınlığını korumak amacıyla ayrıca Türk Dil Kurumu Sözlüğünde önerilen yazım kuralları doğrultusunda, yayınladığı yazılarda özellikle yazım ve imla kurallarına önem verilmektedir. Yazı Atölyesi, üyeleri ve kullanıcılarıyla birlikte interaktif bir ortamda haticepekoz@hotmail.com + yaziatolyesi2015@gmail.com mail üzerinden iletişim içinde olan, bu amaç doğrultusunda belirli yayın ilkesini benimsemiş, sosyal, bağımsız, edebiyat ağırlıklı bir dijital içerik platformudur. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz. http://yaziatolyesi.com/ Editör: Hatice Elveren Peköz Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/   Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782 -------*****-------
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.