Haftanın Filmi | Sefiller | Les Miserables
Victor Hugo’nun ölümsüz yapıtı ile aynı adı taşıyan ve aynı eserden sahneye uyarlanan üç Oscar ödüllü bir film…
Bu yapıtta, 83 film ödülü almış, 175 film ödül adaylığı bulunan bu efsanevi filmden biri.
Jean Valjean her ne kadar hapisten salıverilmiş olsa da her an ensesinde müfettiş Javert’in nefesini duymaktadır. Ancak yeni ve özgür bir hayatın hayali ile tutuşan Jean asla yapmaması gereken bir tehlikeyi göğüsler ve şartlı tahliyeyi bozup yeni bir hayata doğru yol alır.
Bu sırada zaten devrim sancıları çekmekte olan Fransa ünlü Haziran İsyanı ve sonuçları ile yüzleşmek üzeredir. Hikaye sadece mahkum değil aynı zamanda müfettiş ve zulüm gören halk arasındaki ince çizgiyi betimlemekte ve izleyiciye her iki tarafında bakış açısını net bir şekilde başarı ile sunmaktadır. Zengin ve fakir halk arasındaki keskin ayrım, acıma ve nefret, kaos ve şiddet ve tüm bu insani derin duygulara birebir yansıtılıyor.
Duyuyor musun söylenen şarkıyı?
Öfkeli insanların şarkısını?
Bir daha köle olmayacak…
…insanların müziği bu.
Yürek atışının ritmi…
…anımsattığında davul seslerini.
Başlayacak yeni bir hayat.
Yarın olduğunda.
Katılacak mısın savaşımıza?
Kim duracak dimdik yanımda?
Barikatın ötesinde…
…bekliyor mu o arzuladığın dünya?
O zaman katıl savaşımıza.
İmkan sunacak özgür olmana.
Duyuyor musun söylenen şarkıyı?
Öfkeli insanların şarkısını?
Bir daha köle olmayacak…
…insanların müziği bu.
Yürek atışının ritmi…
…anımsattığında davul seslerini.
Başlayacak yeni bir hayat.
Yarın olduğunda.
Her şeyini verecek misin?
Ver ki bayrağımız yükselsin.
Kimi ölecek, kimi yaşayacak.
Direnip şansını deneyecek misin?
Şehitlerin kanları,
sulayacak Fransa’nın Çayırlarını.
Duyuyor musun söylenen şarkıyı?
Öfkeli insanların şarkısını?
Bir daha köle olmayacak…
…insanların müziği bu.
Yürek atışının ritmi…
…anımsattığında davul seslerini.
Yeni bir hayat başlayacak.
Yarın olduğunda.