Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 32 °C
Az Bulutlu

Önce İnsan Olmayı Hatırlamak | Coşkun Durusu

11.06.2026
151
A+
A-
Önce İnsan Olmayı Hatırlamak | Coşkun Durusu

Toplumda yıllardır değişmeyen bir yanılgı var.

Kadınların zarafeti, inceliği ya da güleryüzü, hâlâ “yanlış” okunuyor. Bir tebessüm, bir nazik söz, bir selam… Bazı erkekler için hâlâ “yakınlık daveti” gibi. Bu yanlış algı, kadınları “yanlış anlaşılmamak” kaygısıyla sürekli bir savunma hâline sokuyor. Samimiyet yerini mesafeye, doğal iletişim yerini temkinli bakışlara bırakıyor.

Bu durum yalnızca sokakta değil, sosyal medyada da var. Kadınların kendilerini korumak için geliştirdiği sert, mesafeli ve “erkeksi” davranış biçimleri; içlerindeki dişil enerjiyi törpülüyor, hayatın zarafetini de azaltıyor. Kadın zarafetini kaybettikçe toplumun da nezaketi eksiliyor.

Oysa hepimizin öğrenmesi gereken bir şey var ; Birbirimizi önce “insan” olarak görmek. Kadın ve erkek kimliklerinden sıyrılıp insani iletişim kurmak. Kadınların nezaketini ve inceliğini “kuyruk sallamak” olarak küçümsemek yerine, bu değerlerin toplumu güzelleştirdiğini anlamak.

Bir toplumun medeni olmasının ölçüsü, kadınların kendilerini özgürce ve doğal biçimde ifade edebilmesidir. Kadınların korkmadan, yanlış anlaşılmadan gülümseyebildiği; erkeklerin de nezaketi tehdit değil, değer olarak gördüğü bir ülke… İşte asıl dönüşüm burada başlar.

Belki de en çok ihtiyacımız olan şey, “önce insan” olmayı yeniden hatırlamak. Dişi ya da erkek olmak ikinci sırada gelsin; önce insan kalabilmek, hem bireysel hem toplumsal hayatın zarafetini geri getirecek anahtardır.

Birisi

Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir Websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Yazı Atölyesi kültür sanatın, hayatın pek çok alanını kapsayan nitelikli edebiyat içerikli haber sunar. Bu nedenle başka kaynaklardan alınan, toplanan, bir araya getirilen bilgileri ve içerikleri kaynak belirtilmeksizin yayına sunmaz. Türkçenin saygınlığını korumak amacıyla ayrıca Türk Dil Kurumu Sözlüğünde önerilen yazım kuralları doğrultusunda, yayınladığı yazılarda özellikle yazım ve imla kurallarına önem verilmektedir. Yazı Atölyesi, üyeleri ve kullanıcılarıyla birlikte interaktif bir ortamda haticepekoz@hotmail.com + yaziatolyesi2015@gmail.com mail üzerinden iletişim içinde olan, bu amaç doğrultusunda belirli yayın ilkesini benimsemiş, sosyal, bağımsız, edebiyat ağırlıklı bir dijital içerik platformudur. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz. http://yaziatolyesi.com/ Editör: Hatice Elveren Peköz Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/   Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782 -------*****-------
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.