Ortaçağ Kilisesinin Sistemli Olarak Uyguladığı CADI AVI Fenomeni
1600 – Zulüm Gören şifacı kadınlar için Avrupa’da cadı avları başladı ve binlerce kadın cadılıkla suçlandı.
Avrupa’nın ortasında yaşanan bu vahşet birçok hikâyeye, birçok kültüre sindi.
İlk Cadı avı, 1180 yılında Toulouse kentinde başlar..
Batı Avrupa’da cadılık avında, ilk olarak şeytanla işbirliği yapan, ruhunu şeytana satarak doğaüstü yetenekler elde eden kadınlar üzerinden kurgulanmış bir gerekçeyle kadınlar hedef alınır.
O dönemlerde, Ortaçağ Avrupa’sında Kilise ve devlet işbirliğiyle yürütülen cadı avı, özellikle 15. ile 17. yüzyıllar arasında zirveye ulaşan, on binlerce insanın (büyük çoğunluğu kadın) şeytanla işbirliği yaptıkları iddiasıyla işkence edilerek öldürüldüğü sistemli bir fenomen olmuştur. Bu süreç, sadece dini değil, toplumsal, ekonomik ve psikolojik nedenlere dayanan bir “iç düşman” yaratma ve toplumu kontrol altında tutma mekanizması olarak işlemiştir.
O yıllarda öldürülen kadın sayısı binlerle ifade edilmektedir.
Orta Çağ‘da Avrupa’nın pek çok bölgesinde batıl inanç kaynaklı sihir ve büyünün varlığına inanılıyordu. Bu nedenle cadı avı yaptılar.
Lois Martin’e göre, Katolik Kilisesi Katharlar’daki “Kadın Ana” (Ma) kültürünü –anaerkil bir toplumsal yapı olması sebebiyle– karşıtı olarak görmesi, onu paniğe sevk etti. (2009) Cadı avı pratiği bu şekilde başladı ve kilise cadı arayışına hep şeytanla işbirliği suçlamasıyla devam etti.
…