Pantolon Mu Bacak Mı? | Ayşe Delioğulları
Yeryüzündeki tek evlatlarıdır Yaşar CAN. Lakin ekonomik durumları kötüdür.
Babası, canından çok sevdiği biricik yavrusu Yaşar CAN’a ne zamandır istediği kot pantolonu nihayet alır. Oğluna istediği pantolonu aldığı için mutludur. Akşam eve gittiğinde yavrucuğu uyumuştur. Eşine pantolonu uzatırken, kaç zamandır istediği pantolonu nihayet alabildim. Acil ihtiyaçlardan ötürü bir türlü ona sıra gelmiyordu. Eşinin sevinçten gözleri dolar. Sağlık olsun çok şükür alabildin ya ! Sabah gördüğünde kim bilir ne kadar sevinecek yavrucak. Sabah kahvaltıdan sonra yeni pantolon’unu gören Yaşar CAN sevinç çığlıkları atar. Babam bana yeni pantolon almış. Giymesiyle top’unu alıp sokağa fırlaması bir olur. Annesi arkasından seslenir.
– Yaşar Can… nereye yavrum ? Arkasına dahi bakmadan: Anneciğim tüm arkadaşlarıma, tüm mahalleye yeni pantolonumu göstereceğim. Hem de maç yapacağım diyerek sokağa fırlar.
Anne: Arkasından oğlummmm yavaş ol. (İşitmez dahi.)
Yaşar Can: – Heyyy arkadaşlarrrr bakın yeni pantolonuma. Maç yapalım mı ?
Sevinç ve coşku içerisine maç yapmaya başlarlar. Bu esnada yanlarına kapı – pencere camı taşıyan bir araç yaklaşır. Camların indirilme esnasında top aracın altına girer. Yaşar Can topunu almak için koşar. Bu hız ve dikkatsizliği ile işçilere çarpar . İşçilerin taşıdığı cam ellerinden kayar ve düşer. Parçalara ayrılır. Yaşar Can, o dikkatsizliği ile kendisini kırık cam parçalarının arasında bulur. Acılarla feryat figan eder. Arkadaşları ve mahalleli başına üşüşür. Arkadaşlarından biri koşup annesine haber verir. 112 acil aranır. Ambulans gelir. Kan, pantolonunun dışından akmaktadır. Bunu gören annesi çılgına döner. Yaşa Can’nım talihsiz evladım, daha az önce yeni pantolonunu giymiştin. Ne kadar da sevinmiştin, canım yavrum.
Ambulansın Hastaneye yetiştirdiği çocuğa, doktor hemen müdahale etmek ister. Hemşire’ye pantolonun kesilip, o bölgenin açılmasını söyler. Hemşir Ali, çocuğun pantolonunu keseceği esnada, çocuk hayır hayır kesme abiiiii diye bağırmaya başlar. Hemşir Ali yeğenim, kırık cam bacağını parçalamış. Pantolonunu kesip cam parçalarını alacağız.
-Hayır abi kesme….ne olur pantolonumu kesme abiiiii.
-Bacağın kanıyor, çok kan kaybediyorsun. Kesmezsem cam parçaları çıkartılamaz, kan akar Allah korusun ölürsün.
– Kanasın, kanasın kesme abi pantolonumu, babam yeni aldı , az önce giydim.
-Baban başka pantolon alır, yeğenim.
-Hayır almaz.
-Neden almasın, alır.
-Çoktandır babamdan kot pantolon istiyordum, almıyordu. Parası yoktu. Dün olmuş, alabilmiş. Bir daha almaz, yeniden parası olmazz.
Anne: Yaşar Can’ım yavrum , can parem, gözümün nuru baban bir daha alır yavrum.
-Hayır almaz.. alamaz babamın parası yok. Zaten hep başkalarının çocuklarının eskilerini giyiyorum. ilk kez yeni bir kıyafetim oldu. Kesme abiiiii.
– Ama yiyenim bak bacağın kanıyor. O kanı durdurmamız lazım.
-Abi kanasın, kesme abi ne olur kesme, elini ayağını öpeyim kesme. ilk kez yeni bir kot pantolonum oldu. Allah için kesme diyerek yalvarır.
-Yiyenim pantolon bacağından daha mı önemli ?
-Evet önemli abi.
-Tamam sana yeni pantolonu ben alacağım, söz veriyorum diyerek pantolonun paçasını keser. Gerekli müdahale yapılır. Pansuman günü verilir.
Bu olaydan çok etkilenen hemşir Ali, akşam evine gittiğinde kendisi gibi hemşire olan eşi ve üç çocuğuna (Ferda, Feyza ve Entut) yaşlarında)bu olayı anlatır. Hepsi dikkatle dinler ve çok üzülür. Baba çocuklarına nasihat ederek. Ne kadar şanslı olduklarını anlatır.
Anne; duydunuz değil mi ? Sizlerin kaçar tane pantolonu, eteği, tişörtü vs. kıyafetiniz var. Ne kadar oyuncağınız var ? Küçük bir oyuncak dükkanı açılır de mi ? Çünkü bir oda dolusu oyuncağınız var. Feyza hanım, bir de üstüne et bebek de et bebek deyip duruyorsun. Bakın, o abinizin hiçbir şeyi yokmuş. Hep başkalarının küçülen kıyafetlerini giyermiş. Üçünün de gözleri buğulanır.
Büyük kızları Feyza, anne – babasından sürekli almalarını istediği et bebekten vaz geçer. Hemşir Ali, Yaşar Can, pansuman için geldiğinde yeni bir kot pantolon, üstüne tişört ve top hediye eder. Ayrıca tembihte bulunur. “Bundan sonra her bayram gelip bayramlığını benden alacaksın, anlaştık mı yiyenim.” ? Çocuğun başını okşar aferin sana der. İyi günlerde kullanmasını temenni eder. Tekrar sevinçten uçan Yaşar Can, Hemşir Ali’nin elini öper ve teşekkür eder. Gülümseyerek gider.