Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 32 °C
Parçalı Bulutlu

Tozlu Raflar ve Eski Bir Defter | Yaşar Aynur

Tozlu Raflar ve Eski Bir Defter | Yaşar Aynur

Yıllar sonra o eve geri döndüğümde, zamanın her şeyi ne kadar çabuk eskittiğini anladım.

Duvarlardaki çatlaklar, sanki geçen yılların birer kırışıklığı gibiydi. Çatı katındaki tozlu rafların arasında, kapağı hafifçe açılmış o eski, kırmızı defteri buldum. Annemin günlüğüydü.

İlk sayfayı açtığımda karşıma çıkan tarih, doğduğum gündü. Kurşun kalemle, titreyen bir elin yazdığı şu cümle boğazımı düğümledi:

“Bugün dünyaya bir mucize geldi ama ona veda edeceğimi bilmek canımı çok yakıyor.” O an anladım ki, annem beni sevmek için sadece kısıtlı bir zamanı olduğunu hep biliyormuş.

Defterin sayfalarını çevirdikçe, çocukluğumun hiç hatırlamadığım kareleri zihnimde canlanmaya başladı. Annem, hastane odasından yazdığı satırlarda, bana söyleyemediği ninnileri mısralara dökmüştü.

“Sana her sarıldığımda, aslında bir sonraki sarılamayışımızın yasını tutuyorum,” diyordu.

Ben parkta koştururken, o pencerenin arkasından beni izlerken meğer her adımımı hafızasına kazıyormuş. Biz hayatı sonsuz sanırken, o her saniyeyi bir hazine gibi biriktirmiş. İnsan, elindekinin kıymetini neden hep bir şeyler eksildiğinde anlar?

Hikayenin sonlarına yaklaştıkça yazılar daha da düzensizleşiyor’ du.

İlaçların ağırlığı ve vedanın soğukluğu kağıda sinmişti. Son sayfalardan birinde şöyle bir not vardı:

“Eğer bir gün bu defteri bulursan sakın ağlama. Ben senin her gülüşünde, her başarın da ve her düştüğünde yanında olacağım. Rüzgar saçını okşadığında bil ki o benim elimdir.”

O an odanın içinden bir rüzgar geçti. Perde hafifçe havalandı ve ben ilk kez o büyük boşluğun aslında sevgisiz kalmak değil, sevgiye doyamamak olduğunu fark ettim.

Defterin en sonunda küçük bir zarf vardı. İçinden kurumuş bir papatya ve eski bir fotoğraf çıktı.

Fotoğrafta henüz birkaç aylıkken kucağındaydım. İkimiz de geleceği bilmeden, sadece o ana sığınarak gülümsüyorduk.

Annem bana sadece bir hayat değil, bir emanet bırakmıştı: Kendi hayallerini. Ben şimdi onun gidemediği yollarda yürüyor, onun göremediği gün batımlarını izliyordum.

O defter benim için artık sadece bir anı değil, yaşama tutunma sebebim olmuştu.

Şimdi o eski evi kapatıp çıkarken, kalbimdeki o ağır taşın hafiflediğini hissediyorum.

Gözyaşlarım artık üzüntüden değil, bu kadar büyük bir sevgiyle sevilmiş olmanın şükründen akıyor.

Eğer siz de şu an bu hikayeyi okuyorsanız, sevdiklerinize sarılmak için yarını beklemeyin. Çünkü bazen “seni seviyorum” demek için elimizde sadece bir defter sayfası ve kurumuş bir papatya kalabilir. Hayat, ertelemek için çok kısa ama sevmek için sonsuz bir yolculuktur.

 

 

 

Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir Websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Yazı Atölyesi kültür sanatın, hayatın pek çok alanını kapsayan nitelikli edebiyat içerikli haber sunar. Bu nedenle başka kaynaklardan alınan, toplanan, bir araya getirilen bilgileri ve içerikleri kaynak belirtilmeksizin yayına sunmaz. Türkçenin saygınlığını korumak amacıyla ayrıca Türk Dil Kurumu Sözlüğünde önerilen yazım kuralları doğrultusunda, yayınladığı yazılarda özellikle yazım ve imla kurallarına önem verilmektedir. Yazı Atölyesi, üyeleri ve kullanıcılarıyla birlikte interaktif bir ortamda haticepekoz@hotmail.com + yaziatolyesi2015@gmail.com mail üzerinden iletişim içinde olan, bu amaç doğrultusunda belirli yayın ilkesini benimsemiş, sosyal, bağımsız, edebiyat ağırlıklı bir dijital içerik platformudur. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz. http://yaziatolyesi.com/ Editör: Hatice Elveren Peköz Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/   Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782 -------*****-------
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.