Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 33 °C
Parçalı Bulutlu

Yaşlılık İnsanın Kendisini Keşkeler’le Hırpaladığı Zamanlar | Tamer Dursun

Yaşlılık İnsanın Kendisini Keşkeler’le Hırpaladığı Zamanlar | Tamer Dursun

“Aynam Kırıldı” kitabın yazarı: Tamer Dursun.

Yazar,  kendisinin kaleme aldığı ve okurlar tarafından çok sevilen duygusal bir öyküdür.

Bu etkileyici hikaye, yazarın “Yaran Kadar Konuş” isimli kitabında yer almaktadır.

Hikayenin genel konusu:

Konusu: Samatya’da eski bir çatı katında yaşayan, 40 yıllık evli yaşlı bir çiftin dokunaklı aşkını ve bağlılığını anlatır. Alzaymır (Alzheimer) hastası olan adam, her kötüleştiğinde eşine “Ben seni yalnız bırakıyorum, özür dilerim nefesimin sebebi” der. Karısının “Bu hastalığın en güzel yanı ne?” sorusuna ise “Her defasında seninle yeniden tanışmaktı” cevabını verir.

Yazar: Unutuşun ve hastalığın gölgesinde bile yok olmayan derin bir sadakat, sevgi ve fedakarlık temasını işler.

Aynam Kırıldı kitabından Alıntı

“Kırk yıldır evliydiler. Evlendiklerinden beri Samatya’da, çok eski bir evin çatı katında oturuyorlardı.

Bir zamanlar üçer beşer çıktıkları merdivenleri şimdi arada bir dinlenerek çıkabiliyorlardı.

Dile kolay, bu evde üç çocuk yetiştirmiş, onları evlendirmiş ve en sonunda da yapayalnız kalmışlardı.

Ayda yılda bir, çocuklar ziyaretlerine gelirse, dünyalar onların oluyordu.

Odanın içinde koşturan torun gülüşleri, demlenen çayın kokusu, annenin meşhur cevizli keki, kolonya, şeker, sohbet, anılar, birkaç saatliğine de olsa, evin köşesine yığılmış ilaç kokularını unutturuyordu.

Duvarlarda onlarca irili ufaklı fotoğraflar vardı. İnsanlar yaşlandıkça anılar ve fotoğraflar çoğalır ya, onların evinde de duvarları bir sarmaşık gibi kaplayan çerçeveler unutulmayan, unutulmak istenmeyen anılar ve insanlar demekti.

Çocuklar bir nefeslik de olsa, onların yanında durup gittiklerinde, tekrar birbirlerinin yaralarını sarar gibi yalnızlıklarına derman olmaya devam ediyorlardı.

Onların ki öyle bir aşktı ki,

Kırk yıldır her gece el ele uyuyorlardı.

Adam kadını ‘nefesimin sebebi’,

Kadınsa kocasını ‘aynam’ diye severdi.

 

Yaşlılık insanın kendisini keşkeler’le hırpaladığı zamandır.

Yarım kalmış ne varsa acıtır insanın huzurunu.

Geriye dönmek için geçtir,

ileriye gitmek içinse vakit yoktur.

Öyle kalır insan.

Durur…

 

Adam son aylarda iyice unutkan olmuştu. Eşinin ısrarıyla doktora gittiler.

Doktor yapılan testlerden sonra adamın Alzheimer hastası olduğunu, ayrıca iç organlarında da bir takım sorunlara rastladığını söyledi.

Kadın Ayna’sının koluna girdi ve hiç konuşmadan eve döndüler.

 

Adam unutuyor, kadın sabırla unuttuklarını ona hatırlatmaya çalışıyordu.

Aradan aylar geçtikçe adamın durumu daha da kötüleşti.

Hatta kırk yıllık eşinin ismini,

evli olduğunu bile unutmaya başladı.

Yürüyemez, kendi işlerini halledemez olmuştu.

Kadın ona duvardaki resimleri gösterip anıları anlatıyordu sürekli.

Adam arada bir karısını ve karısına ‘nefesimin sebebi’ dediğini hatırlıyor

ve bu kadını çok mutlu ediyordu.

Babalarının bu durumundan rahatsız olan çocuklar da gelmez olmuşlardı.

Sitem eden annelerine ‘yahu anne nasıl olsa bizi hatırlamıyor. gelsek ne anlamı var ki’ diyorlardı.

Komşularının da yardımları olmasa, alışverişe bile gidemez durumdalardı.

 

Bir gece adam iyice kötüleşti.

Kadın adamın elini tuttu yine. ‘Kırk yıldır böyleyiz aynam benim’ dedi.

‘Keşke bir kırk yıl daha elin elimde olsa.’ Adamın gözlerinden bir çift yaş süzülüp yastığa düştü.

‘Ben…’ diyebildi ve acı içinde yutkundu.

‘Ben seni yalnız bırakıyorum.

Özür dilerim nefesimin sebebi…’

Kadın tekrar bu sözü duyduğu için gülümsedi ve kocasını dudaklarından öptü. ‘Fakat’ dedi adam ‘Bu benim hastalığımın en güzel yanı neydi biliyor musun?’ Kadın şaşkınlıkla ‘Neydi cancağazım?’ sordu.

‘Her defasında seninle yeniden tanışmaktı…’

 

Güldüler.

Yağmaya başlayan yağmurun damlaları camlara vuruyor,

odanın ortasında yanan mumun alevi kendi gölgesiyle dans ediyordu.

Adam kadının elini dudaklarına götürüp üç kere öptü. ‘Sizi tanıdığıma sevindim’ dedi ve gözlerini yumdu.

Kadın yerinden kalktı ve adamı öptü ve

‘Aynam kırıldı…

Bırak hayat,

bırak da kanayayım’ dedi.

 

Mum söndü.

Kadın adamın yanına uzandı ve elini tuttu.

‘İyi geceler Aynam iyi geceler…’ dedi…”

Tamer Dursun t a m e r d u r s u n

#tamerdursun

( Aynam Kırıldı kitabından )

Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir Websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Yazı Atölyesi kültür sanatın, hayatın pek çok alanını kapsayan nitelikli edebiyat içerikli haber sunar. Bu nedenle başka kaynaklardan alınan, toplanan, bir araya getirilen bilgileri ve içerikleri kaynak belirtilmeksizin yayına sunmaz. Türkçenin saygınlığını korumak amacıyla ayrıca Türk Dil Kurumu Sözlüğünde önerilen yazım kuralları doğrultusunda, yayınladığı yazılarda özellikle yazım ve imla kurallarına önem verilmektedir. Yazı Atölyesi, üyeleri ve kullanıcılarıyla birlikte interaktif bir ortamda haticepekoz@hotmail.com + yaziatolyesi2015@gmail.com mail üzerinden iletişim içinde olan, bu amaç doğrultusunda belirli yayın ilkesini benimsemiş, sosyal, bağımsız, edebiyat ağırlıklı bir dijital içerik platformudur. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz. http://yaziatolyesi.com/ Editör: Hatice Elveren Peköz Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/   Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782 -------*****-------
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.