Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 22 °C
Hafif Yağmurlu

1997’de Enis Fosforoğlu Tiyatrosu | Ulusalpost

1997’de Enis Fosforoğlu Tiyatrosu | Ulusalpost

1997’nin Masal Gerçek Tiyatrosu

Sahne ışıkları henüz ona değecek kadar alçalmamışken, 14 yaşındaki bir kız çocuğu Enis Fosforoğlu Tiyatrosu’nun kulisinde kalbinin sesini dinliyordu. Adı Melahat’tı… Ama yıllar sonra herkes onu Özgü Namal olarak tanıyacaktı. O gün attığı küçük adım, aslında uzun ve zorlu bir yolun ilk cümlesiydi.

1997’de Masal Gerçek Tiyatrosu’nda çocuklara anlatılan hikâyelerin içinde büyüdü. Sahnedeki masallar bitiyor, perde kapanıyor ama onun içindeki oyun hiç bitmiyordu. Bir yıl sonra, 1998’de, bir reklam filminde kamera karşısına geçtiğinde artık yalnızca sahnenin değil, ekranın da ona ait olacağını kimse tahmin etmiyordu.

Derken 2000’lerin başında bir rüzgâr esti… Sert, karanlık ve unutulmaz. Kurtlar Vadisi. O rüzgârın içinde Elif Eylül vardı — kırılgan ama güçlü, sessiz ama derin. Özgü Namal o rolle yalnızca tanınmadı; milyonların kalbine yerleşti. Artık o, ekranın içinden evlere giren bir hikâyeydi.

Ama o yalnızca televizyonun yıldızı olmakla yetinmedi. Tiyatronun büyüsünü hiç bırakmadı. 2005’te “Kiralık Oyun” ile Afife Tiyatro Ödülleri’nde sahnenin en parlak ışıklarından biri olduğunu kanıtladı. Alkışlar dinse bile o, sahnenin tozunu üzerinde taşımaya devam etti.

Sonra Anadolu’nun toprak kokan hikâyelerinden biri geldi: Hanımın Çiftliği. Güllü karakteriyle, emeğin, acının ve direnişin yüzü oldu. Yıllar boyunca reklam filmleri, televizyon programları ve projeler birbirini izledi. 2014’te bir jüri koltuğunda oturdu, genç yeteneklerin hayallerine tanıklık etti.

Ve bir gün… Sessizlik.

2015’ten sonra ekranlardan çekildi. Şöhretin gürültüsünü ardında bırakıp hayatın daha gerçek, daha kırılgan tarafına yöneldi. Sevdiği adam Ahmet Serdar Oral ile kurduğu hayat, ona sahnelerden daha büyük bir rol verdi: annelik. Oğlu Nefes’i, ardından kızı Elem Su’yu kucağına aldığında, hikâyesinin en derin bölümü başlamıştı. Ancak hayat, en güzel sayfaların ortasında en ağır cümleyi yazdı. Sevdiği adamı kaybetti. O günden sonra Özgü Namal, yalnızca bir oyuncu değil; acıyı taşıyan, ama dimdik duran bir kadın oldu.

Yıllar sonra geri döndüğünde, sesi daha sakin ama bakışları daha derindi. Kızıl Goncalar ile yeniden ekranlara geldiğinde, sanki hiç gitmemiş gibiydi — ama aslında bambaşka biriydi artık. Yaşamın içinden geçmiş, kaybı ve sevgiyi aynı kalpte taşımayı öğrenmiş bir kadın…

Ve 2025’te, Kıskanmak dizisinde Seniha olarak karşımıza çıktığında, yalnızca bir karakteri değil, yılların biriktirdiği duyguları oynuyordu. Sertliğin içinde kırılganlık, suskunluğun içinde fırtına vardı.

Çünkü bazı oyuncular rol yapmaz… Yaşadıklarını sahneye taşır.

Özgü Namal’ın hikâyesi de tam olarak böyle:

Işıklar altında başlayan, karanlıktan geçip yeniden ışığa çıkan, ama her dönüşte daha derinleşen bir öykü.Ve belki de bu yüzden, onu izlerken sadece bir karakteri değil, gerçek bir hayatın izlerini görürüz.

Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir Websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Yazı Atölyesi kültür sanatın, hayatın pek çok alanını kapsayan nitelikli edebiyat içerikli haber sunar. Bu nedenle başka kaynaklardan alınan, toplanan, bir araya getirilen bilgileri ve içerikleri kaynak belirtilmeksizin yayına sunmaz. Türkçenin saygınlığını korumak amacıyla ayrıca Türk Dil Kurumu Sözlüğünde önerilen yazım kuralları doğrultusunda, yayınladığı yazılarda özellikle yazım ve imla kurallarına önem verilmektedir. Yazı Atölyesi, üyeleri ve kullanıcılarıyla birlikte interaktif bir ortamda haticepekoz@hotmail.com + yaziatolyesi2015@gmail.com mail üzerinden iletişim içinde olan, bu amaç doğrultusunda belirli yayın ilkesini benimsemiş, sosyal, bağımsız, edebiyat ağırlıklı bir dijital içerik platformudur. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz. http://yaziatolyesi.com/ Editör: Hatice Elveren Peköz Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/   Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782 -------*****-------
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.