Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 33 °C
Az Bulutlu

Açıkkara, 102. sayısında da dopdolu | Dr. Mehmet PEKTAŞ

Açıkkara, 102. sayısında da dopdolu | Dr. Mehmet PEKTAŞ

         Tacettin Şimşek “Böyle Olur Bizde Tarihi Dizi Çekimi” isimli yazısıyla okuru bir film setine götürürken satır aralarında tarihi dizelerdeki hatalara göndermeler yapmaktan geri durmuyor.

Konu tarihten seçilince ayrıntılar ayrı bir dikkat istese de dizi sektörünün bakış açısı bambaşka. Haşmet abiye kulak verelim: “Biz tarih mi yazıyoruz, oğlum? Film çekiyoruz. Kostümlerimiz, aksesuarlarımız, atlarımız yetmiyor mu? Bu da benim tarihim. Herkesin tarihi kendine.”

Tayyib Atmaca’nın sevilen serisi Mavra Meydanı dokuzuncu bölümüyle devam ediyor. İrfâni Ağa, meydanı boş bulunca mavrayı mavraya ekliyor. İt Yaşar, kendi zekâsı yetmezmiş gibi bir de yapay zekâya müracaat edince işler iyice karışıyor. İrfâni Ağa, geçen bölümde besiye çektiği sıpayı İt Yaşar’ın aklına uyup sucukla, pastırmayla beslemeye kalkıyor. Bakalım işler nereye varacak?

Halit Yıldırım, Bak Şu Muskanın Yaptığına serisine “Abdül de Kim ya!” isimli yeni bölümle devam ediyor. Sibel ve Murat, Âdem Efendi’nin huzurundadır. Sibel üfürükçüye kendini tamamen kaptırmış hâlde olsa da Murat hâlâ aklıyla hareket eder. Âdem Efendi, Murat’ın sorgulayıcı tavırları karşısında sinirlense de sakin görünmeye çalışır. Ne de olsa yılların kurdudur, tüm hünerlerini sergileyip Sibel ve Murat’ı kafakola almaya çalışır. “Abdül de Kim ya!” diye sorarsanız cevabı bu bölümde.

Mehmet Pektaş, Resmî İşler Müdürlüğü serisine “Mutlak Butlanla Gelen Muğlak Zafer” isimli bölümle devam ediyor. Necati Bey, Ankara’dan dönmüş ve çalışma ofisine çevirdiği mutfağa çekilmiştir. Günlerini gazete okuyarak, bulmaca çözerek, televizyon izleyerek geçirir. Aklına geldikçe de kara kaplı deftere notlar düşer. Herkes onun dernek başkanlığından vazgeçtiğini düşünürken o bambaşka hesaplar peşindedir. Çok geçmeden köyün gündemine âdeta bomba gibi bir hukuk terimi düşer: mutlak butlan. Mutlak butlan kararı ile birlikte tekrar başkanlık koltuğuna geçen Necati’yi daha ilk günden büyük bir sürpriz beklemektedir. Görkemli bir karşılama töreni hazırlamak isteyen kayınçosu Hasan, mevsimlik işçileri dernek üyesiymiş gibi kullanmak ister ve her şeyi eline yüzüne bulaştırır.

Hacı Musa Tuncer, Unçuluk Anşa ile Bedirik Hörü’nün hikâyesini anlatmaya bu sayıda da devam ediyor. Teber Tahir’in ölümü bölgede büyük yankı uyandırır. Bu olaya üzülen olmadığı gibi birçok kişi “Darısı oğlu Sünepe Sülü’ye!” diye dua eder. Cuma ise artık iyileşmiştir. Aile ona Leyli kızı istemek üzere planlar yapar. Cuma’nın intikam almak üzere beline taktığı tabancayı Unçuluk Anşa alır ve onu yanlış bir iş yapmaktan alıkoyar.

Sunullah Gaybi“Gazel”, M. Nihat Malkoç “Yine Yaktın Bizi Soğan”, Aslan Avşarbey “Kargaşa”, Bekir Oğuzbaşaran “Babanız Âşık Çocuklar”, Hızır İrfan Önder “Bir Hoş Mısra Kalsa İyi”, Halil Manuş “Savruk”, Murat Canbolat “Gezme Ceylan Bu Dağlarda”, Sevgi Erol Öçal “Yaşamak Yok Satacak”, Erol Koca “Dosdoğru Ol”, Mustafa İmir “Teknoloji Cahili Oldum”, Yavuz Dinç “Pasak”, Nurgül Kaynar Yüce “Yıllar”, isimli şiirleriyle Açıkkara sayfalarından okura sesleniyor.

Derginin aylık olarak mail adresinize gelmesini istiyorsanız acikkaradergi@gmail.com adresine bir mail atmanız yeterli. Ayrıca derginin tüm sayıları www.acikkara.com sitesinde erişime açık.

Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir Websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Yazı Atölyesi kültür sanatın, hayatın pek çok alanını kapsayan nitelikli edebiyat içerikli haber sunar. Bu nedenle başka kaynaklardan alınan, toplanan, bir araya getirilen bilgileri ve içerikleri kaynak belirtilmeksizin yayına sunmaz. Türkçenin saygınlığını korumak amacıyla ayrıca Türk Dil Kurumu Sözlüğünde önerilen yazım kuralları doğrultusunda, yayınladığı yazılarda özellikle yazım ve imla kurallarına önem verilmektedir. Yazı Atölyesi, üyeleri ve kullanıcılarıyla birlikte interaktif bir ortamda haticepekoz@hotmail.com + yaziatolyesi2015@gmail.com mail üzerinden iletişim içinde olan, bu amaç doğrultusunda belirli yayın ilkesini benimsemiş, sosyal, bağımsız, edebiyat ağırlıklı bir dijital içerik platformudur. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz. http://yaziatolyesi.com/ Editör: Hatice Elveren Peköz Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/   Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782 -------*****-------
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.