Avucuma Batan Yüzüklerin Acısı Bana Aşkı Öğretti | Tamer Dursun
“İzin verirseniz, size bir anımı anlatayım.”
DERVİŞİN S/ÖZÜ
“.”
Güler yüzlü, genç bir çift, karşımda oturmuş, sorunlarını anlatıyorlardı.
Kadın bir ara “Beni çok üzüyor ama yine de ondan ayrılmak istemiyorum.” dedi.
Benzeri bir cümleyi, yaklaşık on dakika önce, erkek de söylemişti.
Gülümsedim.
“İzin verirseniz, size bir anımı anlatayım.” dedim…
“On beş yaşındayken bir dernekte halkoyunları kursuna yazıldım.
Kurs kalabalıktı ve kalabalık yüzünden, yarışmaya çıkacak ekipte hepimiz yer alamamıştık. Ben de yedekler kısmında kalmıştım.
Yaptığımız tek şey, yarışmaya hazırlananları seyretmek ve onlara moral vermekti.
Yarışma ekibinde de bir kız…
Dünyalar güzeli…
Her pazar, yedekte olsam da, sırf onu izlemek için, sabahın köründe derneğe gidiyor, her seferinde, bir gün onunla yan yana durup, oyunlar oynayabileceğim anın hayalini kuruyordum.
Bu durum haftalarca sürdü ve bir gün, erkek oyunculardan biri hastalanınca, onun yerine beni aldılar ve ben, tam da bu kızın yanına düşüverdim.
Yaşasın!
Ve benim ilk defa ekibe katılacağım prova günü geldi.
Görseniz, kalbim yerinden fırlayacak gibi…
Kolay değil, utanıp sıkıldığım için tek kelime edemediğim kızla şimdi aynı halayda ve omuz omuzaydım.
Ben bunları düşünürken, davul ve zurnanın sesi duyuldu.
Bu arada kız elimi tutmuş.
Elimi tutmuş diyorum. Çünkü benim ayaklarım öyle yerden kesilmiş ki, kızın elimi tuttuğunu, anca parmaklarındaki yüzükler tenime batınca farkına vardım.
Kızın her parmağında bir yüzük vardı ve farkında olmadan, oyun sırasında, o yüzükleri olanca gücüyle avucuma bastırıyordu.
Ama ben yine de, o dakikalarca süren acıya rağmen, dünyanın en mutlu insanıydım. Çünkü sevdalandığım kız nihayet yanı basımdaydı.
Çünkü sevdalandığım kız yanı başımdaydı.
Gerisi önemli değildi.
Avucuma batan yüzükler de…
Hoş gelmiş, sefa gelmiş!
Saatlerce prova yaptık, saatlerce o yüzükler canımı acıttı ama ben tek kelime demedim, şikâyet etmedim, halaydan çıkmadım.
İşte, o zaman bir şeyi çok iyi anladım kardeşlerim.
İnsanın başına bazen aşka sevgiye dair öyle dertler, öyle acılar, ağrılar geliyor ki, insan gene de bitsin istemiyor…
Ozanın da dediği gibi “Bir derdim var, bin dermanın değişmem.” Ve aşk da öyle bir derttir ki, insanın bin dermana değişesi gelmez.
Kadın yavaşça elini uzatıp, yanında duran eşinin parmaklarına dokundu.
Adam da, parmaklarına dokunan eli avucunun içine aldı.
“Başka bir sorunuz var mı?” diye sordum.
Cevap vermediler ama ben cevabımı çoktan almıştım.
***
Özünüze rast gelesiniz.
Sevgiyle…
t a m e r d u r s u n
……