Bir İç Yolculuğun Sessiz Haritası | Coşkun Durusu
Bazı yolculuklar adımlarla değil, fark edişlerle ölçülür…
Ve en uzun yollar, insanın kendi içine doğru yürüdükleridir.
Bir iç yolculuğun sessiz haritasında ne tabelalar vardır ne de net sınırlar.
Sadece hissedilen geçişler…
Bir kırılmadan bir kabule, bir sorudan bir teslimiyete uzanan görünmez patikalar…
Bazen insan en çok dışarıda kaybolduğunu sanır.
Oysa gerçek kayboluş, iç dünyanın kalabalığında başlar.
Düşünceler üst üste biner, duygular yön değiştirir, kalp kendi dilinde konuşur…
Ve insan, en çok o anlarda kendini aramaya başlar.
Bu haritada “geri dönüş” diye bir yer yoktur aslında.
Çünkü her durak, biraz daha derine götürür insanı.
Her sarsıntı, biraz daha gerçeğe yaklaştırır.
Sabır burada bir bekleyiş değil, bir dayanma sanatıdır.
İnanç ise gözle görülmeyeni hissetme cesareti…
Ve bir noktada insan şunu öğrenir;
Karanlık sandığı şey, aslında içindeki ışığın kendini toplama halidir.
Yolun sonunda varılan yer dışarıda bir adres değildir.
İçeride bir sakinliktir.
Gürültüsü azalmış bir kalp…
Kendini inkâr etmeyen bir ruh…
Ve “ben buradayım” diyebilen bir bilinç…
Bir iç yolculuğun sessiz haritası, işte böyle çizilir;
Adım adım değil…
Derinleşe derinleşe.
Birisi