Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 32 °C
Az Bulutlu

Şairler

Aklıma gelince gamzeli yüzün Elime kalemi alışımı gör Birden kaplayınca...
(Beceri) yaramı ağıyla saran sözcükler taşıdım her eve (Tahammül) karlı...
Tarihin mürekkebinden dökülüyor o eski mektupların salaş sevda kokuları Saatler...
Şimdi susmak zamanı Şimdi kelimeler yorgun Cümleler düğüm düğüm Takılı...
“Kimin ‘kahraman’, kimin ‘yasadışı’ olduğuna karar verecek otoritelere ihtiyacımız yok.”...
Hayat bu kadar büyükken cücelere bırakılmış freya’yı özlüyorum içine sığmış...
Sabaha aykırı bir şey yok Her şey sakıncalı…. Bu sabah...
Rüzgarı duyuyorum yıldız kayıyor saçların sarı otlar sarı dökülen yapraklar...
Esrik kalmıştın Ölesiye yorgundun akşamdan, Rüzgârda, dans ederken karlar, Seni...
Gölgendim öyle uzun zaman sürükledin ki beni yok oldum yoklukta...
Belki bir mevsimin gözyaşları Dökülürken siyim siyim Olurken abıhayat çeşmesi...
Toprağınım ey güzel çiçek can suyunum biraz da, çiy düşmüş...
Bir veba yüklendi sırtımıza, sârî bir lânet gibi bulaştı melâmete;...
Bir mektup yazayım diyorum / şu zalim kızına İster baksın...
Dün gece rüyamda gördüm seni. İyisin umarım. Bilirsin ben pek...
Ah geri dönmez gençliğim Gökyüzünün bilmem hangi katında Saman yolunun...
Gecenin rahmine yapışık ıslak bir yalnızlık gibi sancıda düşler… her...
Yaşayamadığım rüyaların bir toplamıydın emine nerede kalmışlığımızın bir sorusuydun emine...
Küçüktüm Bakkal amca bana hep Ucu yenmiş ekmekler satardı Babama...
Ey hüznü sonbaharın ey gözleri bozkır ağıdı kaç dilde ağlayacağız...
Hüzünler kalbimde yapalı düğün Kanlar döktüğümden haberin yok ki Takvim...
Hazırlanırım, yorgun aşk kırılmış bir bahçede kendine aranır durur ilk...
Galiba hala kendimi affedemedim.. Hangi kendim hangi kendime uzun bakışlarda...
Kim olmalarımız Tolstoy paltolarına saklanmış buzu çağıran üşümelerimiz dünyanın bütün...
Hiç bir coğrafyaya ait hissedemiyorum kendimi Bestesiz bir ağıt Güftesiz...
Yüce dağlar karın neden erimez           ...
Ben medeniyetler şehriyim Dünyanın yıldızı, yaşanmışlığın kitabesi İnançlar kentiyim ben...
Susuyor narlar dalında bu sonbahar dökülen dökülüyor ah yüreğim ince...
Toprak yollarda koştum tozu toprağa katan atlar gibi saçı örgülü...
Sahrada serap  Kalpte kadifemsi Çiçeklerinden savrulan erguvan misali Pembemsi  Sevdanın...