Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 23 °C
Parçalı Bulutlu

Doğaya Aşık, İnsana Aşık, Fatma’ya Aşık / Aşık Mahsuni Şerif

28.04.2026
59
A+
A-
Doğaya Aşık, İnsana Aşık, Fatma’ya Aşık / Aşık Mahsuni Şerif

Konser verip, aynı gece ayrılmak üzere gittiği Gaziantep’te bir eve konuk oldu Âşık Mahzuni Şerif..
Bu evde güzel mi güzel bir kız gördü.
Vuruldu, deli divane oldu. Konserden sonra onu şehir dışına götürmek için bekleyen arabaya binmedi.
Onun yerine Fatma’nın babasının arabasına bindi.
Onlara misafir gitti.
Baş üstünde ağırladılar Mahzuni’yi..
En güzel döşeğe, yün yorgana, işlemeli yastığa buyur ettiler..
Ertesi sabah “hastalandım” diyerek misafir olduğu evden gitmek bilmedi.
Bir hafta, on gün gitmedi. Fatma, diye atmaya başlamıştı kalbi..
Fatma ise etrafında dönüp durdu. “Mahzuni abi” dedi, başka da bir şey demedi.
Kasete okudu Mahzuni dertli dertli. Fatma’ya uzattı, “Herkes uyuduktan sonra dinle” dedi.
Antep’ten ayrılma vakti geldiğinde ağlamaya başladı Mahzuni.
Onu gören Fatma da ağlamaya başladı. Ağlamak yetmedi, ayrılık geldi.
Mektuplar yazdı Mahzuni. Yeni kasetler çıkardı, yeni türküler yaktı aşkına..
Aradan zaman geçti, Fatma Maraş Öğretmen Okulu’nu kazandı.
Bunu duyan Mahzuni, soluğu Maraş’ta aldı. Orada birçok konser verdi ve Fatma’nın karşısına bir daha çıktı.
Deli divane Maraş’ı türkülerle gezdi. Maraş, Mahzuni’nin Fatma aşkıyla çalkalandı.
Fatma sokağa çıkınca, “İşte Mahzuni’yi aşkıyla delirten kız” diye gösterdi insanlar birbirine..
“Güzel kızmış” dedi görenler, “haklı Mahzuni..” Kimisi de yakıştıramadı bu durumu Mahzuni’ye, “Koca ozan, hiç yakışır mı böyle deli divane olmak..” dedi.
Daha fazla duramadı Mahzuni, dikildi Fatma’nın karşısına.
“Daha genç dedim, bekle dedim, okusun dedim, anlar dedim, ama yeter artık Fatma.
Seni seviyorum.
Hem de bütün kalbimle, canımla, cananımla seviyorum.”
“Ben de seni seviyorum abi” dedi Fatma…
Aşk büyüdü, aşk büyüyünce laf büyüdü, laf büyüyünce göz büyüdü.. Göz büyüyünce nazara geldi Mahzuni.
Annesi kızdı Fatma’ya. Fatma küstü Mahzuni’ye.. Mahzuni gitti, aşkını anlatan bir plağı geldi Maraş’a..
Dinledi, ağladı Fatma. Yağmur yağdı Maraş’a, yağmurla ağladı Fatma. Güneş doğdu ağladı, gün battı ağladı. Pencereden küçük bir ses geldi Fatma ağlarken.
Perdeyi araladı, Mahzuni aşağıdaydı.
Paltosunun düğmelerini koparmış, tek tek cama fırlatmıştı.
“Sensiz duramam Fatma” dedi, “ölüyorum, boğuluyorum Fatma” dedi, “artık bana varmalısın” dedi.
“Olmaz” dedi Fatma, “annem babam ne der” dedi, “hem okulum var daha” dedi.
Boynunu büktü Mahzuni, yağmur altında karıştı karanlığa.
Saat gece yarısına yakın olduğunda kapı çalındı. Kapıda Muhlis Akarsu, eşi ve Mahzuni vardı.
“Ne oldu” diye sordu Fatma.
“Baban hasta, seni istiyor, seni almaya geldik” dedi Mahzuni.
Muhlis Akarsu ve eşi de olduğu için Fatma,”Olur, gidelim babama..” dedi.
Yolda, kaçırıldığını anladı Fatma.
Sinirlendi, arabayı yumrukladı.
“Olmaz, ailem olmadan olmaz” dedi.
Antep yerine Ankara’ya geldiler.
Mahzuni kavuştu Fatma’sına..
Çok geçmedi, Fatma’nın ağabeyleri, akrabaları, “vuracağız” diye and içerek düştüler Mahzuni’nin peşine. Onları gören Fatma, “Ben gönüllü kaçtım, ben de seviyorum” dedi, kıyamadı Mahzuni’ye.
Bir şartla kabul ettiler. Fatma geri gidecek, okuluna devam edecek..
Yine ayrıldı Fatma ile Mahzuni.
Üç yıl ayrı kaldılar.
Fatma okulunu bitirdi.
Bu arada Fatma’ya sık sık görücüler geldi. Mahzuni’nin derdi dünya kadar oldu, taşıyamadı. Geldi, diz kırdı, oturdu Fatma’nın babasının dizlerini öptü.
“O beni seviyor, ben onu seviyorum, bizi ayırmayın” dedi..
Razı geldi Fatma’nın babası.
Evlendiler..
Daha on beş günlük evliyken, Mahzuni’nin önceki iki evliliğinden olan çocukları geldi. Onlara annelik yaptı Fatma.
Bir süre sonra abinin hanımı vefat etti, onun üç çocuğunu da yanına aldı. Kendi çocukları doğmadan, altı çocuğa bakmaya başladı Fatma.. Evliliklerinin altıncı ayında cezaevine girdi Mahzuni. Ondan sonra da bitmek bilmeyen davalar, işkenceler, hapislikler..
Çok sevdi Fatma, Mahzuni’yi.
Dört çocukları oldu.
Kendi çocukları dahil on çocuk büyüttü Fatma. Yetmedi, peşinden koştu Mahzuni’nin.
Onu hayranlarının boğucu ilgisinden, insanı tüketen içki sofralarından, peşindeki ajanlardan korudu.
Ana oldu, baba oldu, ev oldu, ocak oldu..
Sürekli üretti Mahzuni, sırtını Fatma’ya verip, durmadan üretti.
“Dom Dom Kurşunu”, “İşte Gidiyorum Çeşmi Siyahım”, “Boşu Boşuna”, “Mevlam Gül Diyerek”, “Bu Mezarda Bir Garip Var”, “Han Sarhoş Hancı Sarhoş” gibi nice klasik esere imza attı.
Mahzuni, Fatma’dan önce göçtü bu dünyadan. Arkasında milyonlarca hayran, ölümsüz eserler ve büyük aşkını bıraktı. Fatma şimdi onun aşkını yaşatmak için çabalıyor, aşkıyla yanıyor, sevdasını büyütüyor..
“Doğaya âşık, insana âşık, Fatma’ya âşık..”

Alıntı: Hatice Arslan

 

Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir Websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Yazı Atölyesi kültür sanatın, hayatın pek çok alanını kapsayan nitelikli edebiyat içerikli haber sunar. Bu nedenle başka kaynaklardan alınan, toplanan, bir araya getirilen bilgileri ve içerikleri kaynak belirtilmeksizin yayına sunmaz. Türkçenin saygınlığını korumak amacıyla ayrıca Türk Dil Kurumu Sözlüğünde önerilen yazım kuralları doğrultusunda, yayınladığı yazılarda özellikle yazım ve imla kurallarına önem verilmektedir. Yazı Atölyesi, üyeleri ve kullanıcılarıyla birlikte interaktif bir ortamda haticepekoz@hotmail.com + yaziatolyesi2015@gmail.com mail üzerinden iletişim içinde olan, bu amaç doğrultusunda belirli yayın ilkesini benimsemiş, sosyal, bağımsız, edebiyat ağırlıklı bir dijital içerik platformudur. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz. http://yaziatolyesi.com/ Editör: Hatice Elveren Peköz Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/   Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782 -------*****-------
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.