Ergün’e Söylediklerim | Atila Er
Günaydın bahçeli bir evim olsun isterim
Merhabaları ayakta karşılayacağım avlusu bir de
Duvar diplerinde açan zambaklar gülümsesin
Teneke saksılarda uyusun geceleri dolunay
Kimselere çaktırmadan salsın kokusunu fesleğenler
Bir uzun şarkı olsun yeryüzünde şenlik afişleri
Baktıkça iç geçirsin kötülükler erişemediği iyiliklere
Barış, özgürlük, kardeşlik… ah ki, ne uzun bir kelime
İçini dolduralım sevgiyle, ses olalım, haykıralım
Sıkılı yumruklarımızı kaldıralım birlikte gökyüzüne
Yeni doğan güne henüz terlememiş türküler yakalım
Sevgilim, birazdan yağmur başlayacak
Bir evsize konuk olalım bu akşam.
…
“Kekik kokuları gönder bana Ergün
Kekliği yitik dağ köyümden her gün
Daha dün gibi, hiç yaşanmamış gibi
Küçüktepe’den koşup gelen rüzgarın
Kulaklarıma çocukluğumu fısıldayan sesi
Kocaçeşme’nin suyu kesildi mi Ergün
Nenemin anlattığı peri kızı ne alemde
Hala saçını tarıyor mu yaz gecelerinde
Kapkara, upuzun, ıpıslak saçlarını…
Korkularım çocukluğumda kaldı artık
Zamanla ben de aşık oldum o peri kızına
Anlatılan onca güzel hikayeden sonra
İnsan nasıl inanmasın kendi masalına
Bana bir tutam gökyüzü gönder Ergün
Varsın yeniden doğsun köklerinden bu sürgün”
Atila Er