Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 27 °C
Çok Bulutlu

Eşimiz Değil Eşitimizdir | Bahadir Özerdem

Eşimiz Değil Eşitimizdir | Bahadir Özerdem

Onun yüreğini seninkinden küçük mü sanırsın?

Biz, kadına karşı sesimizin yükselmesini bile şiddet bilir, sesimiz yükseldiğinde kendimizden utanırız. Çünkü;

Kadın yolun gerçek sahibidir, hakikat kapısıdır. Simgesi topraktır, toprak anadır. Yaratır, doğurur, büyütür, koruyup kollar. Ona uygulanan şiddet, hak ve hakikate uygulanan şiddettir. O, gerçeğin bize görünün yüzüdür.

Kadın eşimiz değil, eşitimizdir.

Kadın en büyük sırrımızdır. Sır saklanmaz, taşınır ve yaşanır. Onu en kıymetli yerimiz olan kalbimizin içinde aşk ile taşır ve yaşarız. Onun duvarların arkasına kapatılıp “saklanmasına” ömrümüz yettiğince itiraz edeceğiz.

Şuncacık yüreği olmayanların ona diklenmesi gönlümüzü yaralamaktadır. Olup olacağı bir avuç yürek değil mi? Bunu kadında yok mu sanırsın!

Onun yüreğini seninkinden küçük mü sanırsın?

Eril şiddetin üzerine inşa edilmiş sistemin baskı, şiddet ve aşağılamasına nasıl direnilmesi gerekiyorsa, evde ve sokakta uygulanan şiddete karşı da omuz omuza direnmeliyiz.

İstanbul Sözleşmesi’ne bile tahammül edemeyen otoritenin “erk” sesine karşı biz erkekler, kadının sesine sesimizi katmalıyız. Sokakta olduğu kadar evde, hayatın içinde, tec*vüz, t*ciz, aşağılanma, emek sömürüsüne karşı her yerde ama her yerde kadının sesine ses, gücüne güç vermeliyiz.

Kadın şair olmasaydı, öykücü olmasaydı, öğretmen olmasaydı, müzisyen olmasaydı, sahne sanatçısı olmasaydı, ressam olmasaydı, sendikacı olmasaydı; yeryüzünü, sevgiyi, kuşların özgürlüğünü, karıncanın hakkını kim anlatacaktı bize? Dağın ardındaki umudu kim, hangi masalla anlatacaktı? Karanlığın sonunda hep bir aydınlık olduğunu kulağımıza kim fısıldayacaktı?

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü bir bayram değil, cinsiyetçiliğe, eril baskı ve şiddete karşı mücadele ve dayanışma günüdür.

Yozu, bozu, tozu kadından uzak olsun. Eğer birbirimizin gözünün içine bakamıyorsak kendimizi nasıl insandan sayacağız? Olur mu öyle şey?

 

…

Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan, sosyal ve bağımsız bir dijital içerik platformudur. Temel amacımız; okurlarımızı nitelikli edebi eserlerle tanıştırmak ve sizlerden gelen öykü, şiir, makale, anı, eleştiri, kitap ve film değerlendirmelerine yer vererek eserlerinizi geniş kitlelere ulaştırmaktır.. Kültür, sanat ve hayatın her alanına dokunan platformumuzda telif haklarına saygı duyuyor, kaynak belirtilmeyen hiçbir içeriğe yer vermiyoruz. Ayrıca Türkçemizin saygınlığını korumak adına, tüm yayınlarımızda TDK yazım kurallarına en üst düzeyde önem gösteriyoruz. Yazar Üyelerimizle interaktif bir bağ kurduğumuz bu edebiyat yolculuğuna katkı sunan tüm dostlarımıza teşekkür ederiz. Editör: Hatice Elveren Peköz Web: yaziatolyesi.com E-posta: yaziatolyesi2016@gmail.com | haticepekoz@hotmail.com
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.