Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 27 °C
Çok Bulutlu

Gönül Terası / Yasemin Yetkin

25.11.2024
220
A+
A-
Gönül Terası / Yasemin Yetkin

Hani şu seyir terasları var ya camdan olan. Şöyle şehrin yüksekçe yerine kurulan. Tüm şehre tepelerden kuşbakışı bakan.

Bugünlerde öyle bir terastan bakıyorum ben de. Gönül terasından.

Yirmi yaşında genç bir edebiyat öğretmeni olarak çıktığım bu yolculukta biriktirdiklerimle o terastayım. Seyrediyorum. Şu gördüğüm ilk göreve başladığım yer, şunlar da o yıllardan yaşadıklarım, anılarım, heyecanlarım, komşularım, ilk öğrencilerim…

Benimle birlikte onlar da büyüdüler, çocukları torunları oldu. Emekli oldular. Yıllar içinde şöyle ya da böyle yollarımız kesişti.

Dedim ya gönül terasındayım öğretmenliğimi seyrediyorum. Henüz birkaç aylık öğretmenim. Okulumuzun hizmetlisi var çok neşeli, güler yüzlü. Konuşurken öğreniyorum yürüme engelli bir eşi olduğunu. Uykularım kaçıyor. Şöyle onu gezdireceği tekerlekli sandalye olsa sohbeti yapıyoruz. O yıllarda Müge Anlı henüz yok tekerlekli sandalye isteyeceğimiz, herkesin dostu, Kızılay geliyor aklıma. Oturup durumu anlatan bir mektup yazıyorum. Art arda yazışmalar, doktor raporu falan derken hop araba geliyor. Mutluyuz, mutluyum. Sevincime diyecek yok.

Bir velim var, bir anne. Eşi vefat etmiş. Çocukları okusun diye çabada. Ben de bir gayret… Kadıncağızın durumunu anlatan ikinci bir mektup daha yazıyorum Kızılay’a. Yazışmaların ardından çocuklara da burs bağlanıyor.

Bir teneffüs molasındayız. Çay içip konuşmaktan kuruyan boğazlarımızı yumuşatacağız. Öğretmenler odasının kapısı sertçe açılıyor. Sinirli bir bey giriyor içeri. Yürüyüşü öfkeli, sesi öfkeli…

“Kimdir bu Yasemin öğretmeen!? “

Çekinerek benim diyorum. Eyvah bu kadar öfkeyi hak edecek ne yapmış olabilirim. Babam yaşında bir adam. Hiç susmadan konuşuyor. İlçenin Kızılay başkanıymış. Görevi zaten fahri yapıyormuş. İkide bir ona iş çıkarıyormuşum. Yazdıklarımı okuyacak, onaylayacak, imza atacakmış. Başka iş mi yokmuş. Fahri işmiş zaten. Konuyu anlıyorum bu gönüllülük işi gönülsüz yapılmaz ki. Sesim titriyor.

“Bırakın o zaman,” diyebiliyorum.

“Kim yapacak diyor sertçe. Ben yapmazsam kim yapacak?”

Ne diyeceğimi şaşırıyorum.

Öğretmen arkadaşlardan biri yardıma yetişiyor “Ben yaparım,” diyor.

Adam rüzgârıyla geri çıkarken öfkeli sesi odayı dolduruyor.

“Yapın o zaman, istifa ediyorum!”

 

Yasemin Yetkin

 

Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan, sosyal ve bağımsız bir dijital içerik platformudur. Temel amacımız; okurlarımızı nitelikli edebi eserlerle tanıştırmak ve sizlerden gelen öykü, şiir, makale, anı, eleştiri, kitap ve film değerlendirmelerine yer vererek eserlerinizi geniş kitlelere ulaştırmaktır.. Kültür, sanat ve hayatın her alanına dokunan platformumuzda telif haklarına saygı duyuyor, kaynak belirtilmeyen hiçbir içeriğe yer vermiyoruz. Ayrıca Türkçemizin saygınlığını korumak adına, tüm yayınlarımızda TDK yazım kurallarına en üst düzeyde önem gösteriyoruz. Yazar Üyelerimizle interaktif bir bağ kurduğumuz bu edebiyat yolculuğuna katkı sunan tüm dostlarımıza teşekkür ederiz. Editör: Hatice Elveren Peköz Web: yaziatolyesi.com E-posta: yaziatolyesi2016@gmail.com | haticepekoz@hotmail.com
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.