Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 32 °C
Az Bulutlu

Günün Hikayesi | Yaşam Ağlarını Örmüş | Sunay Akın

Günün Hikayesi | Yaşam Ağlarını Örmüş | Sunay Akın

Sunay Akın, şiir, tarih ve kültür anlatıcılığını harmanlayan, derin araştırmalara dayalı hikayeleriyle tanınan Türk şair ve yazardır. Eserlerinde genellikle şaşırtıcı tarihi tesadüflere, anıların gücüne ve toplumsal değerlere yer verir. “Yaşam Ağlarını Örmüş” şeklinde özel bir eser ismi bulunmamaktadır.

“Bilenler vardır, Sunay Akın çok güzel anlatır bunu ama oldu ya ilk defa duyacaklar da vardır.

Size bir hikaye anlatacağım, yaşanmış bir hikaye, hem de sonuçları çok ama çok güzel olan bir hikaye…

1827 yılı…

Almanya’nın Magdeburg şehri…

Bu şehirde Ludwig Carl Friedrich Dedloid adında bir erkek çocuğu dünyaya gözlerini açar.

Büyüdükçe huzursuzluğun ne olduğunu anlar, çünkü annesi ve babası sürekli kavga etmektedir.

Aileyi ve Carl’ı çok seven yakınları, bu kavgalardan etkilenmesin diye Carl’ı bir yetimhaneye verirler.

12 yaşına kadar bu yetimhanede kalır Carl, çok eziyet çeker, dayak yer ve artık kaçmaya karar verir.
Bir gece çarşafları birbirine bağlar ve kaçarak Hamburg’a gelir.

Daha 12 yaşındaki Carl, bir gemide miço olarak iş bulur. Çok sıkıntılı bir 3- 4 ay geçirir.
Miço olduğu gemi İstanbul Boğazından geçerken KIZ KULESİNİ görür Carl, denize atlar ve Kız Kulesine kadar yüzer.

O sıralar Kız Kulesi Cüzzamlıların kapalı tutulduğu bir minik adadır. Carl yakalanır ve Emin Ali Paşa’nın yanına götürülür.
Paşa sorar niye kaçtın diye, dayaktan der, peki 3 -4 aydır denizlerdesin, neden İstanbul ?
der Paşa, çocuk Kız Kulesini gösterir, bu Kule yüzünden, ben bu Kuleyi çok sevdim…

Tabi bu büyük bir haber olur, Almanlar çocuğu ister ama Emin Ali Paşa vermez ve himayesine alır.

Adı Mehmet Ali olur, askeriyeye gönderilir. Eğitimler alır ve sonunda PAŞA olur, artık adı Carl Dedloid değil, Mehmet Ali Paşadır. Çok başarılı bir asker olur, bir çok savaşta ve anlaşmada Osmanlıyı temsil eder…

Bu arada evlenir, dört tane kız çocuğu olur. Evlatlarından birisinin adı Leyla Hanımdır, Leyla Hanımın da bir kızı olur, adını Celile koyarlar. Celile Hanımın da bir oğlu olur.

Adını Nazım koyarlar, NAZIM HİKMET.

Yani Nazım Hikmet, 12 yaşında Kız Kulesine sığınan adı Carl Dedloid olan sonra da Mehmet Ali Paşa’nın torunudur.

Hikaye bitti mi?

Hayır!

Bundan sonrasını da dinleyin….

Nazım malum Selanik’te doğar, hayatını herkes biliyor, ona girmeyeceğim.

Nazım Hikmet 1938 yılında tutuklanır, neden?

Orduda isyan çıkartmaktır suçu…
Bu suça da neden olan şey Beyoğlu’nda bir sinema çıkışında Ömer Deniz adında bir Askeri Öğrencinin şiirlerini Nazım Hikmet’in okumasını istemesidir.

Birlikte tutuklanırlar …

Ömer Deniz’i kimse tanımaz etmez ama Nazım o günden sonra mahkumiyetten kurtulamaz.

Peki Ömer Deniz’e ne olur?

7 sene hapis yatar, sonra ben der Hukuk okuyacağım ama parası yok. Fatih’te okul parasını çıkarmak için bir Oyuncakçı Dükkanı açar.

Tahta oyuncaklar yapar, çocuklara satar, oradan gelen para ile de okulunun ödemelerini yapar, hayatını geçirir.

Günlerden bir gün 7-8 yaşında bir çocuk dükkana girer ve Ömer Deniz’e yanında çalışıp çalışamayacağını sorar. Ömer deniz çocuğu sever, gel der, çalış yanımda.

Çocuk sevinir ve Ömer Deniz’in yanında çalışmaya başlar.

Bir gün çocuk Ömer Amca der, benim hiç oyuncağım yok, bana da bir tane yapsana. Ömer Deniz ona da bir oyuncak yapar, her tarafı oynayan kuklalardır bu oyuncak.

Ve bu çocuk o kuklaları alıŕ okula gider ve ilk gösterisini yapar.

Bu çocuk ta MÜJDAT GEZEN’dir…

Nasıl buldunuz, hayat ne garip değil mi, Carl Dedloid’ten Mehmet Ali Paşaya, Nazım Hikmet’ten Ömer Deniz’e ,Ömer Deniz’den Müjdat Gezen’e…

Yaşam ağlarını örmüş…”

Sunay Akın Kimdir?

12 Eylül 1962 tarihinde Trabzon’da doğdu. Türk şair, yazar, gazeteci, coğrafyacı ve tiyatro oyuncusu. Neriman ve Tuncay Akın’ın ikinci erkek çocukları olarak Trabzon’da doğdu. Ailesi, onun daha iyi eğitim görebilmesi için, 10 yaşındayken İstanbul’a taşındı. ilköğrenimine 1969’da Trabzon Yavuz Selim İlkokulunda başladı. Ailesi İstanbul’a taşınınca (1972) öğrenimine Selimiye İlkokulu ve Haydarpaşa Ortaokulunda devam etti. Haydarpaşa Lisesi ve Koşuyolu Kazım İşmen Lisesinde eğitimini tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Fiziki Coğrafya Bölümünden mezun oldu (1985). 1986’da Belgin Hanım’la evlendi. Ali Ozan ve Türkan Ilgın isminde iki çocuğu oldu. Hâlen İstanbul’da yaşamaktadır.

İlk şiirleri 1984’ten itibaren Milliyet Sanat, Yeni Olgu gibi dergilerde yayımlanmaya başladı. Adam Sanat, Varlık, Cumhuriyet Kitap, Öküz gibi dergiler şiirlerinin ve yazılarının yayımlandığı diğer dergiler arasındadır. İlk şiir kitabı Makiler ise 1989’da yayımlandı. Bu yıllarda Yeni Yaprak (1989) ve Olmaz (1990) adında dergi çıkarma girişimleri oldu. 1987’de “Noktalı Virgül” adlı dosyayla Halil Kocagöz Şiir Ödülünü, 1990 yılında Makiler ile Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülünü aldı. 1999-2002 yılları arasında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde ders veren Akın, Müjdat Gezen Sanat Merkezinde öğretmenlik yaptı. Birçok televizyon kanalında kültür-sanat programları hazırlayıp sundu. (Gezgin Korkuluk, Mahya Işıkları, Yaşamdan Dakikalar, Hayat Deyince…). Ülkemizde ve yurt dışında tek kişilik gösteriler sergilemeye devam etmektedir.

Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir Websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Yazı Atölyesi kültür sanatın, hayatın pek çok alanını kapsayan nitelikli edebiyat içerikli haber sunar. Bu nedenle başka kaynaklardan alınan, toplanan, bir araya getirilen bilgileri ve içerikleri kaynak belirtilmeksizin yayına sunmaz. Türkçenin saygınlığını korumak amacıyla ayrıca Türk Dil Kurumu Sözlüğünde önerilen yazım kuralları doğrultusunda, yayınladığı yazılarda özellikle yazım ve imla kurallarına önem verilmektedir. Yazı Atölyesi, üyeleri ve kullanıcılarıyla birlikte interaktif bir ortamda haticepekoz@hotmail.com + yaziatolyesi2015@gmail.com mail üzerinden iletişim içinde olan, bu amaç doğrultusunda belirli yayın ilkesini benimsemiş, sosyal, bağımsız, edebiyat ağırlıklı bir dijital içerik platformudur. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz. http://yaziatolyesi.com/ Editör: Hatice Elveren Peköz Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/   Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782 -------*****-------
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.