Günün Kitabı | Anneler Kızları ve Esrar | Gülsüm Öz
Gülsüm Öz’ün “Anneler Kızları ve Esrar” isimli romanının 2.basımı, raflarda yerini aldı.
KİTAP TANITIM BÜLTENİ | SOLO
Anneler Kızları ve Esrar, Gülsüm Öz’ün kaleminden bizlere derinden dokunan hayat hikayeleri diye başladım ve başlayalım anlatmaya;
İlk defa bu tarz bir roman okudum ve çok beğendim.
Çok duygusal bir romandı. Anlatıma gelirsek; kitap çok akıcı bir dille yazılmış, zengin anlatıma mevcut. O kadar iyi bir anlatım ki sanki kitabı okumuyorsunuz da yaşıyor gibisiniz.
Gülsüm Öz’ün okuduğum ilk kitabıydı. Aslında bu kitabı nasıl analiz edeceğimi bilmiyorum çünkü bölüm geçişleri, paragraf geçişleri çok karışıktı, böyle olması hoşuma gitmedi ama şu konuda ısrar edebilirim ki kitap çok sürükleyiciydi.
Çeşitli sebeplerden dolayı yolları kesişmiş karakterlerin, onların hayatlarına yakından şahit oluyorsunuz. Karakterlerin yaşamları, yaşadıkları, karakteristik özellikleri ilginizi çekecektir. Bu kitapta anlatılan her olayın gerçek hayat hikayesi olmasına çok hüzünlenecek aynı zamanda bazı yerlerde çok kızacaksınız ki ben çok kızdım. Sanki kendi ailenizden biriymiş gibi sarılacaksınız karakterlere. Karakterlerin başından geçen olaylara şahit olurken, Sıla’nın yaşadığı yürek burkan hikayesini de öğreniyorsunuz. Bu hikaye bana daha çok 70’li yıllarda yaşanmış gibi geldi bana. Olaylar öyle güzel anlatılmış ki zamandan, mekandan uzaksınız kendinizi hikayeye ait hissedeceksiniz.
Fevziye’nin hayatına şahit olmak ve ona yardım edecek hiçbir şey yapamamak üzüyor çünkü ana karakterimiz çok zor günler atlatıyor, insanların onun hiçbir şekilde yanında olmamaları, yaşadığı olaylardan dolayı öğrenilmiş çaresizliği ama geçmişte yaşadığı olaylardan dolayı çocuklarına yaşattığı değersizlik algısı hiç ama hiç beğenmediğim çok yanlış bir davranıştı. Keşke daha iyi bir anne olabilseydi ama geçmişi geri getiremeyiz. Siz ,siz olun geçmişte yaşadığınız üzüntüleri çocuklarınızdan çıkartmayın, önce kendinizi iyileştirin kendinize iyi gelin sonra çevrenizi iyi gelin;)
Alıntı:
“…Seni bir daha asla görmeyeceğim, ama ömrümün sonuna kadar uyuşturucuya başlamadan önceki hâlini hatırlayacağım…O pırıl pırıl, zeka fışkıran bakışlarını, ışık saçan hâllerini, neşeli gülüşlerini ve de en mühimi kocaman kalbini.”