Günün Kitabı | Sancı… Sancı… | Necati Tosuner | Değerlendirme: Hatice Altunay
Yazınımızda Bir Necati Tosuner İzi
Yazın dünyamızdan öykümüzün derinlikli bir ustası aramızdan ayrıldı. Kendisiyle yüz yüze tanışabilmenin izi yok ancak öykülerinin içimizi buran, yüreğimize dokunan izleri var
Onun eserlerini okuyan ve öğrencilerime tanıtan bir öğretmen olarak anıları, izleri hep yaşayacak.
Onun beni etkileyen Sancı… Sancı romanını okumuştum üniversite yıllarımda…O dönemin en çarpıcı romanıydı izleri sürüyor
Necati Tosuner felsefe eğitimini yarıda bıraksa da eserlerinde çoklu düşünmenin izlerini görmemiz mümkündür. Saygıdeğer yazarımız yazdıklarıyla böbürlenen yazar kimliklerimizin arasında yalın ve derin duruşuyla iz bırakanlar arasındadır.
Onun aramızdan ayrılmasıyla, onu yeniden fark edenler mutlaka olacaktır. Belki de yazarlarımızın, şairlerimizin ölümsüzlüğü bundandır. Ölümlü dünyada yeniden filizlenir eserler….
Lise yıllarından itibaren yazarlığa başlayan Tosuner, özellikle öykü alanında kayda değer eserler yayımlamıştır.
Onun çocukluğunda geçirmiş olduğu ev kazası sonucunda fiziki durumu, özellikle yapıtlarında izler olarak görülmektedir. Kendisiyle barışık olan yazarımızın asla popülist bir yüzü olmamıştır.
Ödüller içinde dingin bir yaşam sürmüştür.
*
“İki Gün” adlı öyküsüyle 1970 TRT Sanat Ödülleri Başarı Ödülünü,
Sancı… Sancı... adlı romanıyla 1978 Türk Dil Kurumu Roman Ödülünü,
“Armağan” adlı öyküsüyle 1997 Haldun Taner Öykü Ödülünü,
Güneş Giderken adlı öykü kitabıyla 1999 Sait Faik Hikâye Armağanını,
Kasırganın Gözü adlı öykü kitabıyla 2008 Attilâ İlhan Roman Ödülünü ve Susmak Nasıl da Yoruyor İnsanı! adlı romanıyla 2014 Ebubekir Hazım Tepeyran Roman Ödülü,
Salgında Öyküler kitabıyla 2023 yılında Yunus Nadi Öykü Ödülünü kazanmıştır.
2024 yılında Erdal Öz Edebiyat ödülüne layık görülmüştür.
Üniversite arkadaşım, yurt arkadaşım Gülseren Naldöken minicik bir öyküsünü paylaşınca o yüreğe dokunan öyküsü ile bitirmek istedim kısacık yazımı. Kısacık öyküler ne kadar da dokunaklı…
Acı Yağmur
Bir zamanlar ablam, annemin kafayı üşüttüğünü söylüyordu. Ben pek üzerinde durmadım.
Evet, ablam da haklı. Yaşlı bir kadınla aynı evde olmak kolay değil.
Dün pazardı, şöyle bir uğradım onlara. Biraz kaynattık işte, eskilerden filan…
Artık kalktım gidiyorum, elini öptüm annemin.
“Oğlum, bir daha gelişinde anneni de getir “dedi.
İçimdeki yangın gözlerimi yaşarttı. Ablamın yüzüne bakmadan koşarcasına çıktım evden.
Yağmura sığındım dışarıda.
Necati Tosuner
Öykü, deneme, roman türündeki eserleriyle ödüller alması onun Yazın Dünyamıza derin izler bırakmıştır. Genç Kuşak yazarların büyük önderi olacaktır. Sıradan yaşamların usta kalemi yapıtlarıyla sonsuza kadar aramızda yaşayacaktır.
Saygıyla anıyoruz.
Hatice Altunay