Günün Kitabı | Şiirin Vakti | Hidayet Karakuş
Susturma kalbini
ne kadar kırılsa da
o kalbi yine bir
seven onarabilir
körfezin üstü yeşil
gemiler suskun
denizin göğsü şimdi
sütü bol
büyük bir memedir
körfez dalarken uykuya
perdesi kaymış pencerenizin
martılar karabataklar
aşkın gizini söylüyor suya
kıpırdıyor derisi ülkemizin
elimden tut
omzuma koy
nazlı başını korkma
bütün gece bana
tatlı bir masaldı söylediğin
haydutlar sardı çağımızı
yol kesiyor can alıyor
uygarlık dediğin
(Haydutlar Çağı)
…
aşkın vakti gibidir şiirin vakti
geceyle büyüyen ay
sancılı şafaklarla gelen gündüz
söyler bize ruhumuzu yakanın saatini
gün yanıyorsa için için
işçiler sessiz sedasız ölüyorsa
toprak altında kanlı bir ikindi
yeşil çağlam gök ekinim
şiirin vaktidir artık
yürü dizelerin ışığında
(Şiirin Vakti)
burnunun kanadında
esmer bir pul
ben yerine
kulaklarında telefon
konuşuyor
ne ilk ne son
‘şevket lafı da ne
nerden çıktı
saçmalık illeti’
kaçtığını duydum
gelemem derim
özge’ye
serkan’ın karısı
ne güne duruyor
bu kız hangi akılla
dinle beni
laf sokup durma
içmişler işte sonra
sana bir şey
anlatıyorum
ciddi olamazsın
o günde ben de
nasıl filan oldum
ah yolculuk bitiyor
peki bu öykü nereye
sonra
vapur yanaştı iskeleye
yine de seni
görmek istiyorum
ihtiyacım var sana
şimdi onu tuşluyorum
o beni tuşladıktan sonra
sonra
(Vapur Telefon Konuşmaları)
* Hidayet Karakuş; “Şiirin Vakti”, Zamansız Şiirler, Bilgi Yayınevi, Ankara, 2024
— Hidayet Karakuş