Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 32 °C
Parçalı Bulutlu

Günün Kitapları | Değerlendirme: Gazeteci Özkan Saçkan

Günün Kitapları | Değerlendirme: Gazeteci Özkan Saçkan

Kitapçıların raflarında yer alan 6 kitabı sizler için yorumladım.

14 HAZİRAN TARİHLİ GÜNÜN KİTAPLARI 

//MÜHÜR: Kitap masalsı bir anlatımdan uzak, hayatın içinden gelen gerçekçi diliyle kadının içsel gücünü ve yeniden ayağa kalkma mücadelesini anlatıyor.

//TÜNEL: Aşk, yalnızlık ve saplantının çarpıcı bir portresi sunulurken, okuru varoluşun kırılganlığını ve insan psikolojisinin karanlık dehlizlerini keşfetmeye davet ediyor.

//BEYAZ YAKANIN DÖRT MEVSİMİ: Bazı yolculuklar vardır; takvimlere, unvanlara ya da kartvizitlere sığmaz. Sabahın çiseleyen yağmuru bitmeyen mesailerle karışır; aylar ve mevsimler fark edilmeden geçer.

//TEVAFUK: Okuman, anlaman, bu rehberlikten faydalanman, mesajı alman, kâinatın ordularıyla birlikte hareket etmen beklenir senden. Bu kitap da bir rastlantı değil, bir buluşma yeridir.

//SUSAN ŞEYLERİN GÜRÜLTÜSÜ: Şiirleri, denemeleri ve akademik çalışmalarıyla tanıdığımız yazarın şiirlerden yola çıkan denemeleri, “gece diliyle” yazılmış bir kitap.

//PRATİK YAPAN ZİHİN: Kitap spordan iş hayatına, ebeveynlikten hobilere kadar yaşamın her alanında beceri kazanmayı ve süreci sevmeyi mümkün kılmayı gösteriyor.


İşte o kitaplar;

//Kitap hem duygusal hem de içsel bir yolculuğa davet ediyor

BAHAR Erkan’dan MÜHÜR. “Kadın, her düşüşte kendi kanatlarını yeniden açar” Che’nin “Güçlü bir kadının yanında olmaktan asla korkmayın. Bir gün o sizin tek ordunuz olabilir” sözünde olduğu gibi, Pınar da genç bir kadın olarak aşkın acımasızlığına karşı kendi içindeki gücüyle ayağa kalkıyor. Yenilginin yıkılış olmadığını kabul ederek mücadele alanını terk etmiyor; tüm engellere rağmen dimdik yürümeye devam ediyor. Genç bir kadın olan Pınar, insanlığın varoluşundan bu yana en güçlü duygulardan biri olan aşkın girdabına kapılıyor. Sevdayı tutkuyla yaşarken, karşılıksız kalan duyguların içinde yıprandığını fark ediyor. Zamanla, kendi hayatında da çekilmesi gereken bir sınır olduğunu anlıyor. Bu zorlu yolculukta Pınar, küllerinden yeniden doğmayı öğreniyor. Düşe kalka ilerlediği uzun süreçte kendi gücünü keşfederken, hayatında yeni bir sayfa açıyor ve kendi hikayesini yeniden yazıyor. Kitap masalsı bir anlatımdan uzak, hayatın içinden gelen gerçekçi diliyle kadının içsel gücünü ve yeniden ayağa kalkma mücadelesini anlatıyor. Kitap, kadın olmanın ağırlığını değil; o gücün kabul edilmesi gereken bir gerçek olduğunu hatırlatıyor. Pınar’ın hikayesi, sevginin bir kadını hem yaralayabileceğini hem de yeniden var edebileceğini gözler önüne sererken; insanın kendi benliğini bulduğunda tüm savaşlarını kazanabilecek güce sahip olduğunu da gösteriyor. Terk edilmiş, yıkılmış, hayata küsmüş kadınların istediklerinde kendilerini küllerinden yeniden yaratabileceklerini Pınar örneğiyle bir kez daha hatırlatan bu etkileyici hikâyenin yazarı Bahar Erkan “Sırların, tutkunun ve keşfin peşinde bu yolculuğa ortak olun” diyor. 291 SAYFA.
(HEBE YAYINEVİ)

 


//“Varoluşçu bir klasik… Tüyler ürpertici ve akıllardan çıkmayacak bir roman”

ERNESTO Sabato’dan TÜNEL. Dünya değersiz ve kötüydü ama ben de onun bir parçasıydım. Kendisini yalnız ve anlaşılmamış hisseden ressam Juan Pablo Castel, onu gerçekten anlayan tek insan olduğuna inandığı María’yı takıntı haline getirir. Ancak ressamın bu sevgisi giderek saplantıya, kıskançlığa, kontrol ihtiyacına dönüşecek ve nihayetinde onu, sevdiği kadını yok etmeye kadar götürecektir. 20. yüzyılın en etkileyici Latin Amerikalı yazarlarından Sabato’nun başyapıtı kitap, aşk, yalnızlık ve saplantının çarpıcı bir portresini sunarken, okuru varoluşun kırılganlığını ve insan psikolojisinin karanlık dehlizlerini keşfetmeye davet ediyor. “Varoluşçu bir klasik… Tüyler ürpertici ve akıllardan çıkmayacak bir roman.” The New York Times. 144 SAYFA.
(CAN YAYINLARI)

 

 


//Her mevsim bir durak değil, bir dönüşümdür

EREN Gülsever’den BEYAZ YAKANIN DÖRT MEVSİMİ. Bazı yolculuklar vardır; takvimlere, unvanlara ya da kartvizitlere sığmaz. Sabahın çiseleyen yağmuru bitmeyen mesailerle karışır; aylar ve mevsimler fark edilmeden geçer. Kariyer dediğimiz şey de tam olarak böyle ilerler. Çalışır, çabalarsın ve içinden hep aynı soruyu sorarsın: “Acaba yeterli miyim?” Bazen her şey yolundaymış gibi görünürken bir sabah uyanır ve yeniden başlamanın da bu yolculuğun parçası olduğunu fark edersin. O anlarda bir nefes almak, seni gerçekten anlayan bir ses duymak iyi gelir. Bu kitap, tam da o sesi sunuyor. İş hayatının koşuşturmasından, geceye sarkan sunumlardan ve kahve molalarından süzülmüş samimi bir anlatı… Çünkü kariyer; başarı listelerinden çok, kök salmayı ve yön bulmayı öğrenme sanatıdır. Bu sayfalarda kendi yolunun dört mevsimiyle karşılaşacaksın. Önemli olan ilk adım değil, adımının nereye gittiği. Bu defa perde senin için açılıyor. Hazırsan sahne senin! 240 SAYFA.

(CERES YAYINLARI)

 


//Sorduğunda cevap veren, durduğunda yoldaşlık eden, okuduğunda seni kendinle buluşturan bir araç

ÜNAL Güner’den TEVAFUK- Anlamın Görünür Hali Rastlantının Ötesi. “Yolun nereye varacağını düşünme; sen sadece ilk adımı düşün. Gerisi zaten O’nun nizamıyla gelir.” Rüzgâr esti, taş düştü, kedi susadı, trafik yoğunlaştı, ayağın taşa değdi, susadın, dünya döndü, akşam oldu… Birbirinden tamamen bağımsız gibi görünen olaylar silsilesinin aslında anlamlı ve yerli yerinde bir uyumla aynı noktada buluştuğunu bilir misin? Gün boyu olanların seninle hiç ilgisinin olmadığını, olamayacağını mı düşünürsün? Oysa hiçbir şey rastlantı değildir, kendiliğinden olmamıştır. İçinde görünmez bir elin imzası, mührü ve rızası vardır. Uzun zamandır düşünmediğin birini aniden hatırlayıp, aynı gün ondan mesaj alırsın mesela. İçinden geçen bir cümle, hiç beklemediğin bir yerde birden karşına çıkıverir. İşte anlamın görünür hale gelmesine tevafuk denir. Karşına çıkan her kitap, her söz, hatta her harf, anlamın parçasıdır. Okuman, anlaman, bu rehberlikten faydalanman, mesajı alman, kâinatın ordularıyla birlikte hareket etmen beklenir senden. Bu kitap da bir rastlantı değil, bir buluşma yeridir. Sorduğunda cevap veren, durduğunda yoldaşlık eden, okuduğunda seni kendinle buluşturan bir aracıdır. Her gün, hatta her an bir sayfa açarsın, sorduğun, aradığın çareler karşına çıkar. Artık ne yapacağını, nereye gideceğini, ne söyleyeceğini bilirsin. Kitaba sor, bu kitabın adı Tevafuk… Bilerek geldik… İsteyerek buluştuk… 392 SAYFA.
(DESTEK YAYINLARI)

 


//Önemsizliğin gücünü hatırlatacak, gündüz düşlerinden el almış bir metin…

HÜSEYİN Köse’den SUSAN ŞEYLERİN GÜRÜLTÜSÜ. Şiirleri, denemeleri ve akademik çalışmalarıyla tanıdığımız yazarın şiirlerden yola çıkan denemeleri, “gece diliyle” yazılmış bir kitap. “Kırılabiliyoruz, İyi ki…”, “Düzyazı Gibiyiz Biraz, Akılla Sevmenin Pişmanlığı…”, “Kuşların Avazıyız, Susmanın Yazı…” başlıklarıyla üç bölüme ayrılmış kitaptaki düşünce uçları Didem Madak’tan Ahmet Oktay’a, İsmet Özel’den Enver Ercan’a, Şeref Bilsel’den Levent Karataş’a kadar pek çok şaire ve şiirine uzanıyor. “Yazacak ne kaldı ki?” sorusuna bir cevap olarak önemsizliğin gücünü hatırlatacak, gündüz düşlerinden el almış bir metin… 200 SAYFA.
(EVEREST YAYINLARI)

 

 

 


//İstediğiniz beceride ustalaşmak ve her türlü zorluğun üstesinden gelmek için süreci sevmeyi öğrenin

THOMAS M. Sterner’den PRATİK YAPAN ZİHİN- Hayatınıza Dikkat ve Disiplin Katmak. İstediğiniz beceride ustalaşmak ve her türlü zorluğun üstesinden gelmek için süreci sevmeyi öğrenin. Büyük heveslerle başladığımız spor, hobi veya projelerde kısa sürede motivasyonumuzu kaybediyorsak, başlangıçtaki heves yerini hızla mazeretlere ve hayal kırıklığına bırakabilir. Bu hayal kırıklığını yeni bir ilgi alanıyla gidermeye çalışsak da hevesimizi tekrar kaybeder ve bir döngüye gireriz. Yeni bir beceri edinmek veya zor bir durumun üstesinden gelmek istiyorsak en çok ihtiyaç duyduğumuz şeyler sabır, dikkat ve disiplindir ancak bu özellikler çoğu zaman ulaşılmaz veya sürdürmesi zor gibi görünür. Kitap, spordan iş hayatına, ebeveynlikten hobilere kadar yaşamın her alanında beceri kazanmayı ve süreci sevmeyi mümkün kılmayı gösteriyor. Müzisyen ve yazar, daha az çabayla ve daha düşük stresle, daha fazlasını en kısa sürede nasıl başarabileceğimize odaklanıyor. Kendisi de özellikle denizcilik ve golf alanlarında yeni şeyler öğrenmeye hevesle devam ediyor. İÇİNDEKİLER: Öğrenme Süreci Başlıyor, Ürün Değil, Süreç, Bakış Açısı Her Şeydir, Arzuladığımız Alışkanlıkları Oluşturmak, Algı Değişimi Sabır Getirir! Dört “K” İlkesi, Sükûnet ve “Yap, Gözlemle, Düzelt”, Çocuklardan Öğrenmeye ve Onlara Öğretmeye Çalışın, Becerileriniz Gelişiyor. 120 SAYFA.
(LİTERATÜR HAYAT)

 

***//***

 

Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir Websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Yazı Atölyesi kültür sanatın, hayatın pek çok alanını kapsayan nitelikli edebiyat içerikli haber sunar. Bu nedenle başka kaynaklardan alınan, toplanan, bir araya getirilen bilgileri ve içerikleri kaynak belirtilmeksizin yayına sunmaz. Türkçenin saygınlığını korumak amacıyla ayrıca Türk Dil Kurumu Sözlüğünde önerilen yazım kuralları doğrultusunda, yayınladığı yazılarda özellikle yazım ve imla kurallarına önem verilmektedir. Yazı Atölyesi, üyeleri ve kullanıcılarıyla birlikte interaktif bir ortamda haticepekoz@hotmail.com + yaziatolyesi2015@gmail.com mail üzerinden iletişim içinde olan, bu amaç doğrultusunda belirli yayın ilkesini benimsemiş, sosyal, bağımsız, edebiyat ağırlıklı bir dijital içerik platformudur. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz. http://yaziatolyesi.com/ Editör: Hatice Elveren Peköz Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/   Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782 -------*****-------
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.