Haftanın Filmi | Bereketli Topraklar Üzerinde | Film Değerlendirme Yazarı: Ahmet Alan
Ya Ver Canını İnsan İçin, Ya Etme Kalabalık Dünyamıza..
Erden Kıral’ın 1979 tarihli Bereketli Topraklar Üzerinde, Orhan
Kemal’in aynı adlı romanından Tuncel Kurtiz tarafından
senaryolaştırıldı. Çukurova’nın kavurucu sıcağında yaşam
mücadelesi veren işçilerin hikâyesini anlatan film, toplumsal
gerçekçiliğin en güçlü örneklerinden biridir. Film boyunca
işçilerin alın teri, hayatta kalma mücadelesi ve çaresizlikleri
perdeye yansır. İnşaat ustasının Yusuf’a söylediği şu sözler ise
filmin ruhunu özetler:
“Ya ver canını insan için, ya etme kalabalık dünyamıza.”
Ancak böylesine güçlü bir eserin kaderi de ağır oldu: çekildiği
dönemde sansür ve yasaklar nedeniyle Türkiye’de gösterilemedi,
kendi memleketinde sessizliğe mahkûm edildi. Buna rağmen yurt
dışında ses getirdi ve 1981’de Strasbourg’da yapılan oylamayla
Avrupa’nın En İyi Filmi seçildi.
İşçilerin Hikâyesi
Filmin asıl trajedisi, sansürün yarattığı görünmezliktir. 12 Eylül
öncesi siyasi atmosfer, Bereketli Topraklar Üzerinde’nin
Türkiye’de gösterilmesine izin vermedi. Bir ülkenin kendi
sinemasını yasaklaması, aslında kendi hafızasını da silmesi
demektir. Avrupa’da değer görmesine rağmen Türkiye’de izleyiciye
ulaşamayan film, adeta ustanın Yusuf’a verdiği o nasihati
hatırlatır:
“Ya ver canını insan için…”
Sinema da insan için var olmalıydı; fakat sansür onun canını
alarak bir karabasan gibi üzerine çöktü ve gölgede bıraktı.
Kamera ve Kurgu
Film, Çukurova’nın geniş manzaralarını belgesel tadında kayda
alır. Kamera, işçilerin gündelik hayatına tanıklık eder. Kurgu ise
dönemin sinema diline göre daha dinamik bir ritim kurar; tren
yolculuğuyla başlayan hikâye, temposunu giderek yükselterek
sürdürür. Filmin ilk kurgusu üç buçuk saate kadar uzanır. Ancak
Erden Kıral bu versiyondan memnun kalmaz ve filmi yeniden
kurgulatır. Böylece Bereketli Topraklar Üzerinde bugünkü nihai
hâline kavuşur.
Oyunculuklar
Tuncel Kurtiz, Erkan Yücel, Yaman Okay ve Nur Sürer gibi güçlü
isimlerin yer aldığı filmde oyunculuklar neredeyse doğal bir akış
taşır. Yalınlık, dramatik etkiyi daha da çarpıcı kılar.
Gölgedeki Film
Bugün Bereketli Topraklar Üzerinde’yi yeniden hatırlamak, yalnızca
işçilerin hikâyesine kulak vermek değil; Türkiye’de sinemanın
nasıl gölgede bırakıldığını da anımsamaktır. Bir sinema emekçisi
olarak, sansürün örttüğü geçmişle yüzleşmek, hafızamızda açılan
boşlukları doldurmak ve bu filmleri hak ettiği yere koymak, sinema
tarihine karşı bir sorumluluktur. İşte bu yüzden Bereketli
Topraklar Üzerinde, gölgede kalmış ama ışığını içinde taşıyan
filmlerden biridir.