Haftanın Filmi | Tanrılar Çıldırmış Olmalı | The Gods Must Be Crazy
Film Özeti
Kalahari çölünde bir yerel bir kabile teknoloji ile ilk kez bir kola şişe sayesinde tanışır. Ne işe yaradığını çözünceye kadar esas amacı dışında pek çok göreve hizmet eden şişe için, bir süre sonra kabile içinde kavgalar çıkmaya başlar.
Film Hikâyesi
“Tanrılar Çıldırmış Olmalı” filminde oynayan yerli N Xau ilk filmde 300 dolar kazandı. 36 yaşında ilk kez para ile karşılaşmıştı. Harcamayı bilmiyordu. Maddi şeylere değer vermeyen bir kültürden geldiği için, kazandığı parayı ailesine suyu ve elektriği bulunan bir tuğla ev inşa etmek için kullanmış olmasına rağmen, gelirini yönetmek için becerisi yoktu.
1989’da çevrilen ikinci filmde 80.000 dolar kazandı. Hızlı bir şekilde parayı ve kapitalist hayatı öğrendi. Ardından gelen şöhretle bütün dünyayı dolaştı ve başka filmlerde oynadı. Amerika’ya, Paris’e, Japonya’ya gitti. Beyaz adamın kullandığı bir figür haline geldi. Alkol ve sigara bağımlısı oldu. Parası tükendi. 1997’den sonra eşi Kora, dört kızı ve iki oğlu ile Kalahari çölüne geri döndü.
2003 yılına kadar burada kabilesi ve ailesiyle beraber, çiftçilik yaparak mütevazı bir hayat yaşadı. Xau, 2003 yılının Temmuz ayında, evinden odun toplamak için çıktı ve 3 gün boyunca geri dönmedi. Ailesi onu günlerce aradı. Aramaların 4. Gününde bir alanda ölü bulundu. Polis Xau’nun ölüm sebebini hala açıklamadı.
Onlarca kez izleyip güldüğümüz filmin başrol oyuncusunun aslında hüzünlü bir öyküsü vardı. Aslında bu onun suçu değildi. Maddiyatın olmadığı sadece yaşam savaşının verildiği bir coğrafyanın insanı kapitalist düzen, para ve diğer zevklerle tanıştırılmıştı ve belki de tanrılar çıldırmış olmalıydı.
Ödüller: 2 galibiyet ve 3 adaylık
Ülke: Güney Afrika, Botsvana
Türler: Macera, Komedi