Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 27 °C
Çok Bulutlu

Haftanın Hikayesi | Şerif Amcanın Gazete Küpürleri | Bekir Yıldız

Haftanın Hikayesi | Şerif Amcanın Gazete Küpürleri | Bekir Yıldız

Lise yıllarımın sonuna doğru kolonyacı Şerif amca ile tanışmıştım.

Genellikle Mersin sahilinin liman tarafında ya da Ulu Cami’nin önünde camekanlı, seyyar bir tezgahta kolonya satardı. Gerçi hiç satış yaptığını görmedim, ama yağışsız havalarda hep açardı tezgahını. Okuldan öğlen çıkar soluğu onun yanında alırdım. Yanına oturur bir yandan onunla konuşur bir yandan da önümüzden geçenleri seyrederdim.

Gazete, bulmaca, radyo ve kedi hastası bir adamdı. Paltosu kirden ağırlaşmış, yerden kalkmaz olmuştu. Ama paltonun cebinde servet vardı. Ayna, radyo, çakı, tesbih, tarak, sabun, anahtar… Ama en önemlisi gazetelerden kesilmiş küpürler… Saysak 500’ü geçecek kadar çeşitli küpürleri, tomar tomar ceplerine naylon poşetler içinde doldurmuştu. Yıllarca, hoşuna giden herşeyi kesip biriktirmiş. Benimle konuştuğu konu hakkında küpür varsa hemen çıkarır gösterir, sanki kesin kanıt oymuş gibi ciddiyete bürünürdü ihtiyar alnı. Mesela, Atatürk’ün ölümü ile ilgili bir şey konuşuyorsak hemen cebinden öldüğü güne ait gazete manşetini açardı önümüze. Siyasetçilerin gaflarını konuşuyorsak malzeme çoktu Şerif amcada.
Birgün yine otururken önümüzden bir kadın geçiyordu. Üzerine meyve suyu dökmüş çocuğuna bağırıp çağırıyordu. Tam önümüzde iken çocuğun elinin üstüne tokatlar atmaya başladı. Şerif amca “vurma çocuğa” diye bağırdı.

Kadın korktu ve çocuğu sürükleyerek uzaklaştı. Sonra bana dönüp “bunların “Nsala’dan” haberi yok belli ki” dedi. Anlamadım. “O ne demek” dedim. Cebinden, uzun uğraşlar sonunda bir küpür bulup çıkarttı ve anlattı.
O küpür paylaşımdaki fotoğrafın eski bir gazeteden kesilmiş haliydi. 
“Fotoğraftaki Kongo’lu bir baba. Önündekiler ise “yeterince kauçuk toplayamadığı için” sömürgeciler tarafından kesilen, 5 yaşındaki kızının sol eli ve sağ ayağı…
Baba, kızının kesilmiş elini ve ayağını bir rahibin evinin önüne, şu an ki oturduğu yere getiriyor. Rahibi beklerken rahibin hanımı durumu görüyor ve fotoğrafını çekiyor.
Geçen yıl bugün kaybettiğimiz Şerif amcayı her yıl bu fotoğrafın bende bıraktığı yıkıcı duygularla anarım.

Işıklar içinde uyusun…

                                              
11.01.2019 Bekir Yıldız

Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan, sosyal ve bağımsız bir dijital içerik platformudur. Temel amacımız; okurlarımızı nitelikli edebi eserlerle tanıştırmak ve sizlerden gelen öykü, şiir, makale, anı, eleştiri, kitap ve film değerlendirmelerine yer vererek eserlerinizi geniş kitlelere ulaştırmaktır.. Kültür, sanat ve hayatın her alanına dokunan platformumuzda telif haklarına saygı duyuyor, kaynak belirtilmeyen hiçbir içeriğe yer vermiyoruz. Ayrıca Türkçemizin saygınlığını korumak adına, tüm yayınlarımızda TDK yazım kurallarına en üst düzeyde önem gösteriyoruz. Yazar Üyelerimizle interaktif bir bağ kurduğumuz bu edebiyat yolculuğuna katkı sunan tüm dostlarımıza teşekkür ederiz. Editör: Hatice Elveren Peköz Web: yaziatolyesi.com E-posta: yaziatolyesi2016@gmail.com | haticepekoz@hotmail.com
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.