Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 25 °C
Az Bulutlu

Hüzünün ve Barış’ın Kenti Hatay | Ebru Bozcuk

Hüzünün ve Barış’ın Kenti Hatay | Ebru Bozcuk

Sokaklarını, palmiyeli yollarını, denizin kokusunu düşlerken bile içimi ısıtan, doğup büyüdüğüm şehir yok artık…

Yıkılan ilkokul binamı yüreğime taş oturmuş gibi seyrediyorum.

Köşedeki fırın, okulumun yanındaki dondurmacı, çan seslerini dinlediğim kilise, ilk gittiğim sinema yok artık…

Çocukluğum, ilk gençlik hallerim, okula yürüdüğüm o kaldırım, ilk heveslerim enkaz altında artık.

Hafızam çamurlu bir beton arasına sıkışıp kalmış gibi…

Kent talihinin koruyucusu kabul edilen TYCHE ANTİOCH, bu sefer koruyamadı Hatay’ı…

Dünyada 2. sırayı alan ve 19.000 yıl öncesine şahitlik edeceğiniz Hatay Mozaik Müzesi nin büyük bir kısmı hasar aldı.

Tarihte “İpek Yolu” diye adlandırılan ticaret yolunun önemli bir kavşağı ve ticaret merkezi olan Hatay bugün yerle yeksan olmuş vaziyette.

Dünyanın ilk kilisesi olduğuna inanılan “St. Pierre kilisesi” Hatay’dadır.

Tarihte ilk defa bu kilisede Hz. İsa’nın dinini tanıyanlar “Hristiyan” adını almıştır. Hatta 1983 yılında Papa VI. Paul tarafından hac yeri olarak ilan edilmiştir. Her sene 29 Haziran günü burada törenler düzenlenir.

Habib-i Neccar gibi bir Hristiyan büyüğünün isminin , bir camiye verilmesi emsalsiz bir hoşgörünün başkenti olmasına bence en güzel örnektir.

Bugün gerek Hristiyan dünyasında, gerekse Yahudi dünyasında, bir İslam büyüğü isminin bir kiliseye veya havraya verildiğine rastlanmamaktadır.

Binbir gece masallarını hatırlayarak yürüdüğüm o eski Antakya çarşısı yok artık…

İçine girdiğinizde sanki kervanlarca mal gelmiş, hoş kokulu baharatlar, rengarenk kumaşlar dört bir yana saçılmış hissi sarıp sarmalardı sizi…

Cami, Kilise ve Havra’nın yanyana varlıklarını sürdürebildiği ender yerlerden biri olan Hatay bugün acının başkenti…

Rum Ortodoks kilisesi, Türk Katolik kilisesi, Antakya Musevi cemaatinin 2200 yıllık tarihe sahip sinagoğu yok artık.

Medeniyetler buluşması diye adlandırılan güzel Hatay bugün enkaz altında…

HER şeye rağmen şuna inanıyorum ki, bu kadim şehir küllerinden tekrar doğacaktır. Yine umudun, kucaklaşmanın, hümanizmin başkenti olmaya devam edecektir.

Bu şehirde yine Kurban bayramı, Paskalya ve Hamursuz bayramı hep birlikte kutlanacaktır.

Binlerce yıllık tarihe şahitlik etmiş o yapılar enkaz altında kalsa da, yüzyıllarca bir arada yaşamış insanların duygularını bize fısıldamaya devam edecektir .

Mahallenin fırınlarında yine Ramazan pidesi, bayram kömbesi, paskalya çöreği, hamursuz yapıp satılacaktır…

Bir şehir ancak ortak buluşma anını hissetme haliyle kendi benliğini kazanıyor. Bir arada olmanın ruhu bu olmalı ve Hatay bunu yine başaracaktır.

Evet, şu anda arka fonda derin bir acı, yıkık binalar ve yerle yeksan olmuş anılar var fakat Hatay’ın ruhu bunu yenecektir.

O topraklarda büyümüş bir kadın olarak buna yürekten inanıyorum.

Güzel memleketim yine IŞIĞIN DOĞUDAN YÜKSELDİĞİ kent olacaktır.

Hatay, etnik kökenleri veya kültürleri ne olursa olsun birbirlerinin haklarına saygı duyarak, barış ve uyum içinde olunabileceğini ve muhteşem tarihi dokusu ile bir “HOŞGÖRÜ KENTİ” olarak nesilden nesile yaşanacağını tüm dünyaya ispatlayacak ve yine küllerinden doğacaktır.

Not:6 Şubat depreminin 3.yıldönümünde hayatını kaybeden tüm insanlara rahmet diliyorum.

 

 

Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir Websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Yazı Atölyesi kültür sanatın, hayatın pek çok alanını kapsayan nitelikli edebiyat içerikli haber sunar. Bu nedenle başka kaynaklardan alınan, toplanan, bir araya getirilen bilgileri ve içerikleri kaynak belirtilmeksizin yayına sunmaz. Türkçenin saygınlığını korumak amacıyla ayrıca Türk Dil Kurumu Sözlüğünde önerilen yazım kuralları doğrultusunda, yayınladığı yazılarda özellikle yazım ve imla kurallarına önem verilmektedir. Yazı Atölyesi, üyeleri ve kullanıcılarıyla birlikte interaktif bir ortamda haticepekoz@hotmail.com + yaziatolyesi2015@gmail.com mail üzerinden iletişim içinde olan, bu amaç doğrultusunda belirli yayın ilkesini benimsemiş, sosyal, bağımsız, edebiyat ağırlıklı bir dijital içerik platformudur. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz. http://yaziatolyesi.com/ Editör: Hatice Elveren Peköz Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/   Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782 -------*****-------
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.