İkinci Dünya Savaşında Hayatta Kalmanın Sırrı
Bir Alman fırıncının hikâyesi…
Anton, Almanya’nın en sevilen fırınlarından birinin sahibi olan Yahudi bir fırıncıydı. İnsanlar Holokost’tan (Hitlerin Soykırımı) nasıl sağ çıktığını sorduğunda, hem cesaret hem de şefkati yansıtan bir hikâye anlatırdı.
Her şey, Auschwitz’e giden bir trende başladı. Orada sayısız insan, yiyecek, su veya palto olmadan dondurucu vagonlara tıkıştırılmıştı. Dışarıda kar yağıyordu ve dondurucu soğukta ölüm kol geziyordu.
Mahkumlar arasında, geceleri kontrolsüzce titreyen yaşlı bir adam vardı. Anton, kendisi de donmuş olmasına rağmen, ellerini adamın kollarına, yüzüne ve bacaklarına ısıtmak için kullandı.
Anton onunla konuştu, onu cesaretlendirdi ve sabaha kadar sımsıkı tuttu. Gün ağardığında vagondaki herkes soğukta ölmüştü.
Sadece o ve yaşlı adam hayattaydı; paylaştıkları sıcaklık sayesinde hayatta kalmayı başarmışlardı. Anton, bu anı düşünürken aldığı hayatı dersini şöyle açıklayacaktı:
“Hayatta kalmanın sırrı, başkalarının kalplerini ısıtmaktır. Sıcaklık verdiğinizde, sıcaklık alırsınız. Birinin yaşamasına yardım ettiğinizde, siz de yaşarsınız.”
***