Kadıköy Sanat Etkinlik Bülteni | Nâzım Hikmet Kültür Merkezi
WOYZECK
Epilepsi hastalarının dikkatine; Oyunda flaşör/strobe ışık kullanılmaktadır.”
Büchner’in dram fragmanında, insan varoluşunun bedelini ödeyen tüm karakterler sürükleyici, baskıcı ve mazlumdur. Kurbanlar ve failler.
Henüz 23 yaşında olan Georg Büchner, Woyzeck adlı oyununu görsel olarak çarpıcı ve zamanına göre vizyoner bir oyun olarak yazmayı başarmış. Alman edebiyatının en ünlü metinlerinden biridir.
Woyzeck’i, Woyzeck’in yanında Doktor, Yüzbaşı ve Marie figürlerinin ön plana çıktığı insandaki hayvan hakkında bir drama – gerilim türü olarak tek kişilik bir formda sahneliyoruz. Woyzeck, insanın ilkel öfkesi ve onun uçurumları için bir arayış olarak seyircinin kendisiyle empati kurmasını isteyecek…
“Din, bilim, devlet ve aile!
İnsanı yöneten, sınırlandıran, yaşatan ve öldüren temel dört kavram! İnsan bu dördüne de hizmet etmek için eğitilse de, insan kendine hizmet etmek isteyemez mi? Tüm hizmetkârlara…” Şükrü Veysel Alankaya
Yazan: Georg Büchner
Uyarlama: Şükrü Veysel Alankaya & Serdar İnan
Yöneten: Şükrü Veysel Alankaya
Oynayan: Serdar İnan
Müzik: Muzaffer Doğan
Kostüm Tasarım: Behlül Akkoyun
Işık Tasarım: Alkım Çelik
Dekor Uygulama: Levent Feyiz
Teknik Kumanda: Hakan Keleş
Dış Sesler: Neşem Kam Kip, Sevda Karabulut, Selma Pelen, Tolga Kortunay, Şükrü Veysel Alankaya, Alkım Çelik, Serdar İnan
Oyun Fotoğrafları: Mert Kartal
***
TANTE ROSA
Sevgi Soysal’ın bu unutulmaz eserini Esra Ertan ve Şirin Parkan sahneliyorlar.
Oyun, hayatı bütün gerçekleriyle, tutkuyla, aşkla, inişleriyle çıkışlarıyla yaşayan, ama yine de ısrarla sistemin sözcüsü Sizlerle Başbaşa adlı haftalık aile dergisine kanan, batma hakkına da çıkma hakkına da sahip olan, acıları tebessümle karşılamayı bilen, ama yine de kadınca bilemeyişlerin tek adı olan Tante Rosa’nın düşüncelerini, dönüşümlerini, düşüşlerini ve düşlerini anlatıyor.
90 dakika (tek perde)
***
TANTE ROSA
Sevgi Soysal’ın bu unutulmaz eserini Esra Ertan ve Şirin Parkan sahneliyorlar.
Oyun, hayatı bütün gerçekleriyle, tutkuyla, aşkla, inişleriyle çıkışlarıyla yaşayan, ama yine de ısrarla sistemin sözcüsü Sizlerle Başbaşa adlı haftalık aile dergisine kanan, batma hakkına da çıkma hakkına da sahip olan, acıları tebessümle karşılamayı bilen, ama yine de kadınca bilemeyişlerin tek adı olan Tante Rosa’nın düşüncelerini, dönüşümlerini, düşüşlerini ve düşlerini anlatıyor.
90 dakika (tek perde)
***
PALTO
“Palto” oyunu dokuz sezondur “Oyun İşleri” tarafından sahnelenmektedir. Oyun; bugüne değin 9 sezon 42 farklı şehirde 200’den fazla temsil yapmıştır.
“Var olmak için bir metaya sahip olma isteğimiz hiç bitmeyecek
hatta daha da artacak gibi. Oysa beni mutlu eden şey kendim
olmalı! Göründüğüm gibi değil de, olduğum gibi olmam. Evimizde
20 tane tişörtümüz varken ertesi gün yeni bir tane tişörtle eve
geliyorsak, bir sorun yok mu sizce de?
– Var!” Şükrü Veysel Alankaya
“Hepimiz Gogol’ün Paltosundan çıktık.”
Dostoyevski
“Kahkahayla Gözyaşı Arasındaki Sosyal Sınıf Çelişkisi ve Aşk” alt başlıklı oyun, Nikolay V. Gogol’ün “Palto” öyküsünden oyunlaştırılmıştır. Yaşadığı dönemin Rusya’sının soğuğunu, kötülüklerini, çarpıklıklarını, gülünç durumlarını sergileyen Gogol’ün, olanca özverisiyle edindiği paltosunu çaldıran küçük bir memurun (Akakiy Akakiyeviç’in) üzüntüden ölmesini anlatan “Palto”su…
”Bir Palto, biliyorum size delice gelecek ama hava o kadar soğuktu ki, soğuk ciğerimi bile donduruyordu… Raton, kaston, ayı, kedi, tilki, sonra hermin, bütün bu derileri insanlar kendi derilerinin üstüne koyuyorlar. Gerekli olmayan bir şeye sahip olmak. Çok güzel! Aferin! Ama ne güzeldir onlara dokunmak, okşamak, yumuşacık…”
Tek perde, 60′ | Yaş Sınırı: 9+
Yazan: Nikolay Vasilyeviç GOGOL
Oyunlaştıran ve Oynayan: Şükrü Veysel Alankaya
Çeviri: Oyun İşleri | Müzik Düzenleme: Merve Akyıldız
Işık Tasarım: Uğur Çağlayan | Grafik Tasarım: Mehmet Dağlar
Ses ve Işık Kumanda: Eren Doğan | Asistan: Öğeday Çakır
***
‘CAZENDE’
Yurt içinde ve yurt dışında pek çok dilde şarkılar söyleyen Gülcan Altan, bu konserinde müzisyen dostlarıyla caz müziğinin ve Türk müziğinin tınılarının içinde bir yolculuğa çıkıyor. Piyanoda Mete Çelik, kontrbassda Alper Kılıç, klarnetiyle Serkan Bağtır sahnede olacak..
***
İSİMSİZ ORKESTRA
Orkestra olmak ne demektir?
Biz, İsimsiz Orkestra üyeleri; orkestra olmanın iyi müzik yapmak öncelik olmak koşuluyla; karşılıklı sevgiye dayanan bir sürdürülebilirlik gerektirdiğini biliyoruz.
Günümüz dünyasında geçerliliği sorgulanan, sevgi ve dayanışmayla yapılan işin güzelliğine inanan insanlardan oluşan orkestramız, 2018 yılından bu yana sürdürdüğü çalışmalarının meyvelerini sizinle paylaşacağı 26 Mayıs NHKM konserine katılımınızı bekliyor.
Şef: Yeşim Madanoğlu
Solistler:
Gece Tuna
Gonca Çeliker Bilget
Kamil Hacıyev (No Land)
Oğuz Özzeren
Yusuf Dursun
Zeynep Gök
***
Bir Başına
Hikayemiz; yüzlerce enkazın arasında aynı binalarda olmamalarına rağmen birbirine girmiş iki binanın altında kalan Defne ve Yılmaz’ın hikayesini anlatıyor. Normal şartlarda yan yana gelmekten dahi imtina eden gerek kültür, gerekse ideolojik iki ayrı uçtaki bu iki kişi onları kurtarmaya gelecek yetkilileri beklerken birbirlerini uyutmamak adına konuşmak zorunda kalırlar. Zaman geçtikçe ve yardım geciktikçe konuşulan konular, iki tarafın da bambaşka bakış açılarından baktıkları yakın Türkiye tarihine doğru ilerler. Bilinçli bir politikayla birbirlerinden habersiz bırakılmış toplumun iki kesiminin figürlerinden olan Yılmaz ve Defne birbirleriyle gerçek anlamda tanışmak zorunda kalacaklardır.
Yaş Sınırı: 13+
Süre: 55 Dakika
***
Nâzım Hikmet Kültür Merkezi
Ali Suavi Sokak No:7
Bahariye – İstanbul
0216 414 22 39
…