Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 32 °C
Az Bulutlu

Orası İstanbul’sa Biz Neredeyiz | Natali Papanigitidis

23.06.2026
38
A+
A-
Orası İstanbul’sa Biz Neredeyiz | Natali Papanigitidis

Orası İstanbul’sa Biz Neredeyiz?

Ben Kuzguncuk da doğdum.

Büyükada, Kuzguncuk, Suadiye üçgeninde büyüdüm.

Babamın iş yeri Teşvikiye deydi.

Arka balkonu Latife Hanıma komşuydu

Birçok akrabamız karşı yakada otururdu.

Eskiden İstanbul’da oturuyorlar diyorlardı karşıya .

Orası İstanbul’sa,

Biz neredeyiz?.

Bol-bol şehir dışına seyahat ettiğimizden olsa gerek,

Nerede yaşıyorsun? diye soranlara cevap verirken,

Hep şüpheye düşerdim küçükken.

Gerçekten İstanbul’da mı yaşıyoruz? diye…

İstanbulcu doyasıya yaşadım ailem sayesinde, köşe bucak tanıtarak gezdirdiler sağolsunlar.

Marmara bambaşkadır.

Erguvanlar bezer baharda kıyılarını…

Ailem “eski “İstanbullu benim.

Eskiden kelimesinin içerisindeki anlam benim için son derece değerliydi, çünkü herkes fevkalade ve sihirliydi geçmişimde.

İstanbul’da bu sihirli insanları çok güzel muhafaza eden artıp çoğalan bir Kraliçe’ydi….

Baktığımız her yüz aydınlık parlak ve sadeydi, duruluk dürüstlük vardı bakışlarında insanların.

Muhabbetliydi dilleri bu dostların, selâmsız hatırsız geçilmezdi.

Zararsızdı eş dost konu komşu hayırsız değildi.

Hile karışmamıştı henüz yediğimiz içtiğimiz daha tatlı daha bereketliydi..

Çocuk olmak terbiye işiydi, onun bile bir adabı vardı.

Oyalanacağımız şeyler kısıtlı olsa da çok iyi bilirdik oyalamayı kendimizi.

Ailemizi uslu durup, utandırmamayı dahi bilirdik küçükken biz.

Misafir çocuk olmak, öyle uslu uslu oturmak demek hiç bir şey istememek demekti.

Göz hapsi denen şey bu olsa gerekti …

Çaktırmadan anne bir bakar, o bakıştan herşeyi anlardın.

Her gittiğimiz misafirlikte çocuk sıkılmasın diye bu fotoğrafları özel muhafazalarda, albümlerde bana tek tek anlatarak verirlerdi!Ben uslu uslu ve bu fotoğrafların ne denli değerli olduğunu bilerek saatlerce ince ayrıntılarıyla incelerdim!!!

Çünkü ailem, başkalarının da, aile albümlerine değer verirdi.

O zaman saygı vardı insana ve çocuklara, önemsenirdi herkes!!!Büyükler kitaptan müzikten sanattan sohbet ederlerdi keyifli sohbetlerdi!

Misafirin arzusunda müzik çalınırdı.

Ev sahibinin yeteneği varsa mutlaka bir müzik aleti çalardı en sevdiğim böyle akrabalarımıza olan ziyaretlerimizdi, şarkılar söylenirdi.

Şiir okuyan dost meclisleri vardı,

Fıkra ise sohbetlerin ilacıydı.

Genellikle pikaba çalması için bir plak koyulurdu, bestekârlar musiki konuşulurdu.

Televizyon asla açılmazdı! İkramlar bu keyifli misafirlikte önemli değildi!

Çünkü insanlar bir birinin insanlığından taç alırdı!..

Ve bu güzel insanların geçmişleri aile fotoğrafları, güler yüzlü simaları…

Siyah beyaz muhteşem fotoğraflarda en ince ayrıntıları dahi incelerdim.

O günleri de, o güzel insanlarında çok özledim!

Huzur dolu bir masal dı sanki !!!

Eski İstanbullu olmak bir ayrıcalıktı,şimdi kime sorsanız herkes İstanbullu!!!

Kültürel zenginlik ve terbiye gerektirir bu şehir öyle kenarından kıyısından yakalamayla olmaz!.

Rum, Ermeni, Musevi kimdir?

Bilir ve tanır İstanbullu!!

Duyduğu ismin hangi kültürün parçası bilir!

Yabancimisiniz diye sormaz.

Az çok dillerinden anlar selamlaşacak kadarindan fazlasını bilir!

Dini bayramlarından anlar,

Geleneklerinden haberdardır,

Birbirlerinin kültürlerinden,

isimlerinden aşinadır!!.

Saygı,hürmet, nezaket ,önceliğidir İstanbullunun!.

Aile şerefi, gururu, manevi değerleri, maddi değerlerden üstündür.

Hor görmez, alçak gönüllülük ruhunda vardır.

Sokak sokak bilir ve tanır şehrini.

Nerede hangi bina vardı bilir.

Hangi semtte, kimler daha çok nüfus yoğunluğuna sahiptir bilir.

Hangi arkadaşı hangi semtin çocuğudur bilir.

Hatta ne anısı vardır hangi köşe başında ,dökülür dilinden her tanıdık manzarada ….

Kapı önü sohbetlerini sever…

Sokak hayvanlarına değer verir.

Bahçelerden, bitkilerden, çiçeklerden anlar…

İstanbullu deniz kokusunu,

Rakı kokusunu,

denizi ve deniz ürünlerini, zeytinyağlı yemekleri ,

Mezeleri çok sever.

Hele birde kız sen İstanbul’un neresindensin ??

Diyebileceği bir sevdiği varsa değmeyin keyfine.

Nihavent ve Rast makamı sever.

İstanbul Türkülerini;

Hem Rumca hem Türkçe sever.

Kâtibinin setresi uzun, eteği çamur da olsa

Yine sever,

Yine de sever bu şehri.

 

Haber Kaynağı: Natali Papanigitidis

 

Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir Websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Yazı Atölyesi kültür sanatın, hayatın pek çok alanını kapsayan nitelikli edebiyat içerikli haber sunar. Bu nedenle başka kaynaklardan alınan, toplanan, bir araya getirilen bilgileri ve içerikleri kaynak belirtilmeksizin yayına sunmaz. Türkçenin saygınlığını korumak amacıyla ayrıca Türk Dil Kurumu Sözlüğünde önerilen yazım kuralları doğrultusunda, yayınladığı yazılarda özellikle yazım ve imla kurallarına önem verilmektedir. Yazı Atölyesi, üyeleri ve kullanıcılarıyla birlikte interaktif bir ortamda haticepekoz@hotmail.com + yaziatolyesi2015@gmail.com mail üzerinden iletişim içinde olan, bu amaç doğrultusunda belirli yayın ilkesini benimsemiş, sosyal, bağımsız, edebiyat ağırlıklı bir dijital içerik platformudur. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz. http://yaziatolyesi.com/ Editör: Hatice Elveren Peköz Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/   Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782 -------*****-------
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.