Sardinya’dan bir genç kız Grazia Deledda
Sardinya’dan bir genç kız, Nuoro dağları arasında yetişmiş, bir toprakta, küçük kızlara dikiş yapmayı öğreten, hayal kurmayı değil.
Ona gülündü, hakaret edildi, küçümsendi, eleştirildi — sadece kadın olduğu için.
Adı Grazia’ydı. Grazia Deledda.
Dokuz yaşında okuldan ayrılmak zorunda kaldı: Bir kız için eğitim gereksiz sayılıyordu.
Ama Grazia pes etmedi. Gizlice öğrenmeye devam etti, aklını kitaplarla, ruhunu kelimelerle besledi.
Ergenlik çağında, ilk öyküsü bir dergide yayımlandığında, kalbi büyük bir sevinçle doldu.
Ama etrafında bu büyük bir skandaldı.
Yazmak mı? Bir kadın için mi? Ne büyük bir utanç!
Komşular fısıldıyordu, rahip kafasını sallıyordu, hatta kendi ailesi bile ona onaylamayan gözlerle bakıyordu.
Bir kadın evini idare etmeliydi, roman sayfaları yazmamalıydı.
Ama Grazia kararlılıkla yapılmıştı.
Eğilmekten vazgeçti.
Ev uyurken, sessizce yazıyordu, yalnızlıkla dokuduğu gecelerini hayatla dolu sayfalara dönüştürüyordu.
Büyüdüğünde, adasını terk etti ve Roma’ya gitti, yanında ona herkesin inandığından daha fazla inanan bir adam vardı: Palmiro Madesani.
Bu sıradan bir aşk hikayesi değildi: Palmiro, onu sadece evlenmekle bırakmadı, aynı zamanda onun ilk koruyucusu, müttefiki ve hayallerini utanmadan takip etmesi için cesaret kaynağıydı.
Ve dünya onlara — ona, kadın yazar; ona, onu destekleyen adam — gülüyordu. Ama onlar, nereye gittiklerini bilenlerin huzuruyla, sakin bir şekilde cevap verdiler.
Grazia yazmaya devam etti, güçlü ve kırılgan kadınları, kaybolmuş erkekleri, kendi kalbi kadar sert olan bu toprakları anlatarak.
Ve bir gün, yıllarca süren sessiz çabaların ardından, dünya nihayet ona gözlerini çevirdi.
1926 yılıydı.
Az eğitimli “küçük Sarde” Grazia Deledda, Edebiyat Nobel Ödülü’nü kazandı.
Sahneye çıktığında, yalnız değildi.
Yanında, el ele, Palmiro duruyordu — onu kaybetme korkusu duymadan seven adam.
Çünkü gerçek sevgi budur: Gitmenizi söyleyen her şeyin karşısında kalmaktır.
Ve sana, Grazia, teşekkür etmek istiyorum.
Bize kadın doğmanın bir yük değil, dünyayı aydınlatan bir güç olduğunu öğrettiğin için teşekkür ederim.
***