Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 32 °C
Az Bulutlu

Veda | İsmail Bahadır Arpacı

09.09.2026
72
A+
A-
Veda | İsmail Bahadır Arpacı

Bütün benliğinin ayrılığa hazırlanmasına rıza göstermez hayat.

Alıştığı şekilde dolaşmasına, kalbinin her yerine ulaşmasına izin verir. İnsan, hiç yaşanmamış felaketler kurar zihninde. Neden, nasıl, niçin sorularının yerini dönülemeyen zamanların keşkeleri alır. Hayat bildiğin yerden gelmez çoğu zaman, vereceği derslere hazırlık niyetinde kısa bir ön görüşme yapar. Ne kadarına razıyız ya da değiliz gibi bir endişesi yok, bizi razı olmadığımız anların bütününden koparıp kendi gerçekliğinde soğuk bir duşun etkisinde bırakır.

Saklı hasretlerin insanı kavurup tükettiği anlarda imdada yetişecek ne vardır diye beklenir. İmdada gelir mi bilinmez ama insan, ömrünün bir parçasının gözlerinin önünde silinmesine şahit olur. Öyle bir siliniş ki bu, izleri mahşer-i divanda dolaşırken utanılacak bir hatırat olarak taşınır.

Vedaların sarsılmaz eziciliğinin ortasında insanlar ne yapacaklarını bilmez, avare biçimde geçiştirmeye çalışırlar. İtiraflar ya da affedilmek niyetiyle edilen birkaç kelam vedanın şiddetli eziciliğini bir nebze hafifletse de edilen cümlelerin havası ortalığı siyah dumanlar gibi kaplamış olur. Yaşanmış hatıraların duygusal kırıntıları, bu ayrılışı canlı tutmak için sahnelenir. Kimi zaman hüzünle, kimi zaman ağır yüklü sevda katarları gibi ardı ardına dizilirler. Hiç kimsenin bu havanın dağılmasına izin vermemesi, bu duyguların etkisini bizlere hissettirir.

Veda; bir insanın içinden bir diğer insanın umarsızca geçmesi. Bu geçişin ayrılışlar, gidişler, kaçışlar toplamından daha büyük olduğu insanın o ana şahitlik etmesi ile vücut bulur.  Bir evladın annesine ya da babasına, bir sevgilinin sevdiğine, bir babanın ya da annenin evladına vedası yuvanın içinden kopuş mudur acaba, yoksa bir elin bir ele dokunamayacak olmasının titrekliği mi? Her ne olursa olsun fiziki ayrılığın insana bu denli ağır bir manevi yük bırakması kabul edilebilir midir? Günler ve ayların yerine koyamayacağı fiziki boşluğun duygusal boşluğa dönüşüdür vedanın ağırlığı; hesapta olmayan bir eksiklik oluşturur. Ne yana baksa bir parça bir şey ondan, ne yana kaçsa bir anı, odaya saçılmış hatıralar arasında boğulur insan.

İşitilmeyen sessizliği anlamakta zorlanan insan, bütün kaçışlarının ardında sessizlik beklerken haykırışı karşısında vedanın çaresizliğini gizleyemez. İnsanlar vedalarda büyür biraz da. Sonsuzluğun kudreti karşısında tevazu sahibi bir veda, insanı terbiye etme niyetindedir. Biraz ehlîleştirmek biraz törpülemek köşelerini insanın belki bir sonraki vedanın altında can çekişmesini azaltır. Rahat bir iç çekiş… Kopuş anının içinden. Vedalar insana biraz da bu yüzden yakışmaz aslında. İçinden sızan nehirlerin kuraklığını kimse görmesin ister. Çatlayan, patlayan ellerini göstermekten çekinmez de yüreğinin yarasını saklar insan. Utangaçlığı yüzünde, küçük bir çocuğun büyüklerinin yanında al al olmuş yanaklarında bulunan ifadesiyle yarışacak kadardır. Bu yüzden ağırdır işte vedalar. Bir yüreğe bir daha dokunmayacak olmanın verdiği efkar dünyadaki bütün ahların toplamı kadardır.

Vedalar, sahicilik ya da gerçeklik endişesi hissedilmeyen yegâne anların kendisidir aslında. Bazen yanakta bir buse anlamlı kılar o anı, bazen gözyaşı tepelerinden gelen bir nehir, bazen de sessizliği anın. Gidişler, ayrılışlar, kopuşlar sessizlik limanının gemileri. Denizin ortasında yalnız bırakılmış bir filikanın sessiz sessiz yol alışı sınırsız bir okyanusa…

28.06.2026Veda,

Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir Websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Yazı Atölyesi kültür sanatın, hayatın pek çok alanını kapsayan nitelikli edebiyat içerikli haber sunar. Bu nedenle başka kaynaklardan alınan, toplanan, bir araya getirilen bilgileri ve içerikleri kaynak belirtilmeksizin yayına sunmaz. Türkçenin saygınlığını korumak amacıyla ayrıca Türk Dil Kurumu Sözlüğünde önerilen yazım kuralları doğrultusunda, yayınladığı yazılarda özellikle yazım ve imla kurallarına önem verilmektedir. Yazı Atölyesi, üyeleri ve kullanıcılarıyla birlikte interaktif bir ortamda haticepekoz@hotmail.com + yaziatolyesi2015@gmail.com mail üzerinden iletişim içinde olan, bu amaç doğrultusunda belirli yayın ilkesini benimsemiş, sosyal, bağımsız, edebiyat ağırlıklı bir dijital içerik platformudur. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz. http://yaziatolyesi.com/ Editör: Hatice Elveren Peköz Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/   Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782 -------*****-------
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.