Yalnız Fener | Bülent Güldal
Dalgalar hışırdar kayalıklarda
bıçağını biler keskin rüzgârlar,
yalnız bir ışığın hüznüdür bu
bir kendi aynam bir deniz duyar
Suları yollara böler aysız gecede
pruvası gurbet kokan gemiler geçer,
elinde kitapları yorgun bir adam
düşlere dalar uskur izinde
Âşık bir fenerin gördüğüdür bu
gecelerle öpüşmenin aşkıdır bu,
aydınlığı köpürtür de kimseler bilmez
kendiliğinden yanmanın hazzıdır bu
Dağların kumsalı öptüğü yerde
ürkek martıların sırtını okşar,
gizini anlatır derinliklerin
dost olunsun ister gülen yüzüne
Bir dalın kırılması ürpertir onu
yıldız kaymaları canını yakar,
ışığıyla sıvazlar karanlıkları
sabahı bekler kan ter içinde
Önü deniz arkasında dağ
yedi rengi böler attığı nakışa,
ormanların türküsü bir de suların
elinden tutarlar yalnız adamın
Adam mı fenerdir, fener mi adam
ışıktan damlalar akıp durdukça
aşkta karar kılar sessiz kapılar,
birlikte çırpınırlar mor akşamlarda
Bülent Güldal
(Yağmurkuşunun Türküsü)
…