Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 32 °C
Açık

Yaşamda Anlam Arayışı: Gılgamış Destanı | Yazar Destina

Yaşamda Anlam Arayışı: Gılgamış Destanı | Yazar Destina

Gılgamış Destanı, antik Mezopotamya’dan günümüze ulaşan en eski edebiyat eseri ve Piramit metinlerinden sonra en eski ikinci dini metin olarak kabul edilen destansı bir şiirdir.

Gılgamış: Ölümsüzlüğü arayan bir kralın öyküsüdür. Destana konu olan kral Gılgamış İÖ. 3000 yıllarının ilk yarısında Mezopotamya’daki Uruk kentinde hüküm sürmüştür.

Günümüz felsefi tartışmalarının hâlâ sıcak konularından biri, yaşamda anlam arayışıdır. Bu arayış, insanın kendine dönük olarak düşünüp sorgulaması, okuması ve konfor alanından çıkması gereken dönemlerin belirleyici özelliğidir. Anlam arayışı, her döneme damgasını vuran en esaslı insani meseledir.

Hayatımda iki defa okuduğum ender kitaplardan biri, Gılgamış’tır. Bu eser, bilinen ilk destan ve insanın kendini değiştirme isteğinin kavranmasına yardımcı olan evrensel bir edebiyat metnidir. Muazzez İlmiye Çığ’ın derinlemesine analizleriyle zenginleşen bu destan, geçmişten günümüze birçok alanda ilklere ayna tutmaktadır. Gılgamış Destanı, hayatın evrensel ve güncel meseleleriyle ilişkilendirilmesi için bir fırsat sunmaktadır.

Uruk şehrinin 5. kralı Gılgamış, yaptığı işler ve elde ettiği başarılarla bir süre sonra güç zehirlenmesi yaşamaya başlar. “Kendi halkına çektirdiği zulüm, başını döndürürken, onu hayvansal bir ruhun temsilcisi olan Enkidu ile karşılaştırır” (Çığ, 2004). Gılgamış, geniş surlarla halkını doğadan koparırken, insanın robotlaşması sürecinin ilk örneklerinden birini sergilemektedir. Zulmüne dayanamayan halkın Tanrılara yakarılması sonuçta Enkidu’yu getirir. Medeni Gılgamış, doğal Enkidu üzerinden doğayı kontrol altına alır. Bu süreç, doğa karşısında insanın bağımsızlaşması olarak tanımlanır. Fakat doğaya hükmetme çabası, Gılgamış’a bir zehirlenme hali yaşatır; günümüzde de gördüğümüz gibi, insan eylemleri doğayı yok etmeye yönelik hale gelir.

Uygar insan, aklın ve bilimin sınırlarını zorlayarak değişim ve dönüşüm içerisinde olmasına rağmen, aklın soğukluğunun ve bilimin sayısal değerler içermesinin yanında duygulardan yoksun kalması, dengesizlik yaratır. Bu dengesizlik dışarıya güç, hırs ve sınırsız istek olarak yansır. “Geliştikçe eylemlerine yansıyan bencillik, geriye dönüşü olmayan bir noktaya getirebilir insanı” (Çığ, 2004). Doğadan kopuş, nihayetinde insanın kendinden kopması demektir.

Destanda özellikle iki ana içsel yolculuk öne çıkmaktadır. İlki, Sedir ormanlarına yapılan bir yolculuktur. Gılgamış’ın, canavar Humbaba’yı öldürme girişimi, Tanrılara ait alanı keşfetme ve ölümsüzlüğe erişme isteğiyle bağlantılıdır. Konfor alanından çıkan Gılgamış, karanlık ve zorlu yollarla büyük başarılara ulaşır. “Ulaştıkça, Gılgamış kendindeki potansiyeli açığa çıkarır ve değişir” (Çığ, 2004). Farkına varmak, kendindeki potansiyeli en üst sınırlarda kullanabilmek, değişimin en temel nedenleri arasındadır.

Ancak büyük başarılar, genellikle bir bedel gerektirir. Gılgamış’ın en yakın arkadaşı Enkidu’nun ölümü, onu yankılanan bir kayba sürükler; bu kayıplar ve travmalar, içsel yolculuklarda en büyük itici güçler haline gelir. Gılgamış, yaşamın anlamını bulmak ve ölümsüzlüğü aramak üzere daha da zorlu bir içsel yolculuğa çıkar. Bu yolculukta, yaşamın insanlara; ölümsüzlüğün Tanrılara verilmiş olduğunu görür. “Bu yolculuk, Gılgamış’ın manevi bir dönüşüm yaşamasına ve kişiliğinin tamamen değişmesine neden olur” (Çığ, 2004).

Anlam, kendimize dönüşle mümkün hale gelir. İnsanlık olarak yeniden sorgulamak ve uzun düşünsel, ruhsal yolculuklar yapmak zorundayız. Bu yolculuklarda atalarımızdan miras kalan kutsal, mistik tüm metinler, simgeler, mit ve destanlara kulak vermeliyiz. Gılgamış gibi, “İnsan, kendisinde var olanı bulmayı denemelidir; çünkü bu, evrensel bir yolculuktur.”

Gılgamış Destanı

Ey Sedir Ormanı’na kadar
Endiku’nun yürüdüğü yollar!
Ağlayın ona gündüz ve gece
Ağlayın ona, ey Yaşlılar
Ağıllı Uruk’u geniş sokaklarında!
Ağlayın ona
Peşimizden gelen, bizi selamlayan kalabalıklar!
Ağlayın ona
Dağların dar geçitleri
Onunla birlikte aşmıştık sizleri!
Ağla ona, ey memleket
Sanki anasıymış gibi!
Gılgamış Destanı / Ölmek İstemeyen Büyük İnsan

Jean Bottero  (Çeviri: Orhan Suda)

 

Administrator
Editörden Yazı Atölyesi, Çağdaş Türk ve Dünya Edebiyatı’nı merkezine alan bir Websitesidir. Yazı Atölyesi’ni kurarken, okurlarımızı günümüzün nitelikli edebi eserleriyle tanıtmayı ve tanıştırmayı hedefledik. Yazarlarımız, Yazı Atölyesi’nde, edebiyat, sanat, tarih, resim, müzik vb. pek çok farklı alandan bizlere değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla, sizlerden gelen, öykü, hikaye, şiir, makale, kitap değerlendirmeleri, tanıtımı ve film tanıtım yazıları, anı ve edebiyata ilişkin eleştiri yazılarla, eserlerinize yer veriyoruz. Böylelikle kitaplarınızla eserlerinizin yer aldığı Yazı Atölyesi’nde, dünya çağdaş edebiyatı ile sanatın pek çok farklı alanında değer katacağına inanıyoruz. Yazı Atölyesi kültür sanatın, hayatın pek çok alanını kapsayan nitelikli edebiyat içerikli haber sunar. Bu nedenle başka kaynaklardan alınan, toplanan, bir araya getirilen bilgileri ve içerikleri kaynak belirtilmeksizin yayına sunmaz. Türkçenin saygınlığını korumak amacıyla ayrıca Türk Dil Kurumu Sözlüğünde önerilen yazım kuralları doğrultusunda, yayınladığı yazılarda özellikle yazım ve imla kurallarına önem verilmektedir. Yazı Atölyesi, üyeleri ve kullanıcılarıyla birlikte interaktif bir ortamda haticepekoz@hotmail.com + yaziatolyesi2015@gmail.com mail üzerinden iletişim içinde olan, bu amaç doğrultusunda belirli yayın ilkesini benimsemiş, sosyal, bağımsız, edebiyat ağırlıklı bir dijital içerik platformudur. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz. http://yaziatolyesi.com/ Editör: Hatice Elveren Peköz Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   http://yaziatolyesi.com/   Editör: Hatice Elveren Peköz   Email: yaziatolyesi2016@gmail.com haticepekoz@hotmail.com   GSM: 0535 311 3782 -------*****-------
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.