Gereksiz Nezaketin Bedeli | Raziye Gökbudak
Kaybettiğimiz öz saygımız…
Hayatta bazı kayıplar gözle görülmez. İnsan bazen fark etmeden en değerli şeyini; kendi değerini, kendi sesini ve öz saygısını kaybeder.
Bir insanın kendine yapabileceği en büyük haksızlıklardan biri, karşılığında hiçbir gerçek değer görmediği hâlde sürekli kendinden vermesidir. Sırf sevileyim, kabul göreyim, iyi biri olarak anılayım diye gereğinden fazla fedakârlık yapar; istemediğimiz hâlde “evet” der, kendi ihtiyaçlarımızı erteler, kendi sınırlarımızı görmezden geliriz.
Oysa nezaket, merhamet ve yardımseverlik insan olmanın en güzel tarafıdır. Fakat insan kendini yok saydığı noktada bu güzellikler, kişiyi besleyen değil tüketen bir şeye dönüşür.
Çünkü insanın da hakkı vardır: Saygı görme, değer görme ve kendi sınırlarını koruma hakkı…
Bazen hayır diyebilmek, insanın kendini tercih etmesi ve kaybettiği kendini yeniden kazanmasıdır. Çünkü her “evet” iyilik değildir; bazen insanın kendi ruhundan, zamanından ve değerinden eksiltmesidir.
Kendi sınırlarını bilen insan bencil değildir. Aksine hem kendine hem karşısındakine daha dürüst davranır. Çünkü gerçek ilişki, kendini feda etmekle değil; karşılıklı saygı ve dengeyle büyür.
Hayatta en sık yapılan hatalardan biri de, hak etmeyen insanlara hak ettiklerinden fazla değer vermektir.
İki kuruşluk insanlara beş kuruşluk değer verdiğimizde, kalan üç kuruşla harcanmaya mahkûm oluruz. Çünkü fazla verilen değer, çoğu zaman karşıdakini büyütürken kendimizi küçültür.
Bu yüzden sınır koymak, sevgisizlik değil; insanın kendi onuruna sahip çıkmasıdır.
Eskilerin çok anlamlı bir sözü vardır:
“Çağrılmadığın yere gitme, sorulmadan fikrini söyleme.”
Bu söz, dışlanmak değil; yerini bilmeyi öğretir. Her ortama girmeye çalışmak, her meseleye dahil olmak, her insana kendini ispat etmeye çalışmak zamanla insanın kendi iç dengesini bozar.
Bazen geri durmak yok olmak değildir; kendini korumaktır. Çünkü gerçek değer, zorla var olmaya çalıştığın yerde değil, zaten varlığının kabul edildiği yerde ortaya çıkar. Seni gerçekten önemseyen insan seni çağırır, fikrini sorar, varlığını ister.
Kimse bir başkasının hayatında değer görmek uğruna kendi değerini kaybetmek zorunda değildir. İnsan önce kendine karşı adil olmalıdır. Kendi değerini koruyamayan birinin, başkalarından gerçek değer görmeyi beklemesi çoğu zaman kırılmalar doğurur.
Unutulmamalıdır ki; gerçek iyilik kendini tüketmek değildir. Gerçek sevgi kendinden vazgeçmek değil, kendinle birlikte var olabilmektir. Gerçek saygı ise önce insanın kendine gösterdiği saygıyla başlar.
Bazen en büyük kazanç, herkesi memnun etmek değil; kendimizi yeniden bulmaktır.
Raziye Gökbudak
Tarih: 17 Haziran 2026, Çarşamba
Saat: 02:14
…