Günün Kitabı | 1984 | George Orwell
Kitap değerlendirme yazarı: Ömer Yerlikaya,
Serhad Artvin Gazetemizin bu haftaki konuğu George Orwell.
Ünlü Yazar George Orwell (Eric Arthur Blair) Kimdir?
Asıl adı Eric Arthur Blair olan George Orwell, 1903 yılında Hindistan’da doğdu ve İngiltere’de eğitim gördü. Prestijli Eton Koleji’nde burslu okuyan Orwell, mezuniyet sonrası üniversiteye gitmek yerine Burma’ya giderek İmparatorluk Polisi’ne katıldı. Buradaki deneyimi, onda emperyalizme karşı ömür boyu sürecek bir nefret uyandırdı. Avrupa’ya döndüğünde bilinçli bir seçimle yoksulluğu deneyimledi; Paris ve Londra’da bulaşıkçılık yaptı, sokaklarda yattı. Bu dönem, ona alt sınıfların dilini ve acısını öğretti.
İspanya İç Savaşı’na faşizme karşı savaşmak için katıldı. Ancak burada sadece düşmanla değil, müttefik görünen Stalinist yapıların baskısıyla da karşılaştı. Bu tecrübe, onun sadece sağ diktatörlüklere değil, her türlü totalitarizme karşı duruşunu kemikleştirdi.
Orwell, 21 Ocak 1950 tarihinde, henüz 46 yaşındayken Londra’da bir hastane odasında hayata gözlerini yumdu.
Hayatı boyunca zayıf bir akciğer yapısına sahipti ve 1984’ü yazdığı dönemde tüberküloz hastalığı iyice ilerlemişti. Kitabın büyük bir kısmını, İskoçya’nın batısındaki ücra ve rutubetli Jura Adası’nda, daktilosunun başında yatarak ve yoğun öksürük krizleri içinde yazdı. Bir anlamda 1984, onun kendi bedensel çöküşüyle verdiği yarışın bir ürünüdür. George Orwell’in ölümü trajik bir zamanlamaya sahiptir; zira en büyük eseri 1984’ün başarısını ve dünya üzerindeki devasa etkisini tam anlamıyla görmeye ömrü yetmemiştir. Mezar taşında ünlü “George Orwell” mahlası değil, gerçek adı olan Eric Arthur Blair yazar.
Efendim, o ünlü romanı sizler için yorumlamaya çalışacağım.
Öncelikle Orwell, “insanüstü” bir yetenek; sanki roman yazmak için dünyaya gelmiş de denilebilir. 1984, arkasında derin izler bırakmasıyla tüm zamanların en etkili on romanından biridir. Üst kurgu öylesine zengin ki Orwell bu kitabıyla dünya romancılığına yeni kavramlar hediye etmiştir: Büyük Birader, Düşünce Polisi, Nefret Haftası, Çift düşün tekniği ve çeşitli bakanlıklar…
George Orwell, modern edebiyatın en keskin gözlemcilerinden biri olarak sadece bir romancı değil, aynı zamanda siyasi vicdanın da sesi olmuştur. 1949 yılında yayımlanan 1984, bir gelecek projeksiyonundan ziyade, iktidarın doğasına dair zamansız bir uyarıdır. Roman, “Okyanusya” adlı kurgusal bir devlette bireyin yok edilişini anlatır.
Büyük Birader: Hiç kimsenin görmediği ama her an herkesi izleyen, partinin yanılmaz lideridir. “Büyük Birader Seni İzliyor” sloganı, bir gözetleme toplumunun simgesidir. Düşünce Suçu ve Düşünce Polisi: Partiye aykırı bir şey düşünmek bile en ağır suçtur. Düşünce Polisi sadece eylemleri değil, insanların zihnindeki niyetleri de denetler. Yeni söylem: İktidarın dili daraltarak insanların muhalif düşünceler üretmesini imkânsız hale getirme çabasıdır. “Özgürlük” kelimesi dilden atıldığında, özgürlük kavramı da yok olacaktır. Çift düşün: Birbirine zıt iki inancı aynı anda benimseme yeteneğidir. “Savaş Barıştır, Özgürlük Köleliktir, Bilgisizlik Kuvvettir” sloganları bu sistemin temelini oluşturur.
George Orwell 1984, kitabı, kurgu farklılığı, anlatı tekniği ve kavramsal yoğunluğu nedeniyle bazı okurlar için ilk bakışta mesafeli durabilir. Alışık olduğumuz klasik roman yapısından farklı olması, okuma alışkanlığı olmayanlara karmaşık gelebilir. Ancak her şeye rağmen bu eseri okumamak, inanın büyük bir kayıptır.
Serhad Artvin Gazetesi olarak büyük ustayı saygıyla yâd ediyor; sizlere sağlıklı ve güzel günler diliyoruz.
Sevgiyle kalın.
Haber Kaynağı: Serhad Artvin Gazetesi