Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 29 °C
Parçalı Bulutlu

Türk Edebiyatının Önemli Yazarlarından Erdal Öz Kimdir?

Türk Edebiyatının Önemli Yazarlarından Erdal Öz Kimdir?

Değerlendirme: Nuri Kaymaz

Erdal Öz (1935-2006), Türk edebiyatının önemli öykü ve roman yazarlarından biri olup, 1981’de kurduğu Can Yayınları ile Türk yayıncılık hayatına yön veren öncü bir yayıncıdır.

Yazar, toplumsal gerçekçi çizgide eserler veren Öz, Yaralısın romanıyla 1974 Orhan Kemal Roman Armağanı’nı kazanmış, 12 Mart dönemini anlattığı Gülünün Solduğu Akşam ile tanınmıştır.

Erdal Öz, 1935’te Sivas’ın Yıldızeli ilçesinde doğdu. Çocukluğu Anadolu’nun toprak kokulu sokaklarında, gençliği kitapların arasında geçti. Tokat Lisesi’ni bitirdi, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okudu. Ama onun asıl yolu mahkeme salonlarından değil, kelimelerin içinden geçecekti.

1950’lerde şiirle adım attı edebiyata. Dergilerde yayımlanan ilk dizelerinin ardından, öykülerle ve eleştirilerle kendi sesini buldu. 1960’ta yayımlanan “Odalarda”, bir yazarın iç dünyaya açılan ilk kapısıydı. Ama hayat, ona sadece yazmayı değil, tanıklık etmeyi de yükleyecekti.

12 Mart 1971… Tutuklandı. Üç kez. Hapishane duvarları arasında, sadece demir parmaklıkları değil, bir dönemin kırılgan ruhunu da gördü. Orada Deniz Gezmiş ve arkadaşlarıyla tanıştı. Yıllar sonra “Gülünün Solduğu Akşam” ile onların hikâyesini, tarihin soğuk sayfalarına değil, insanın kalbine yazdı.

Sergi Kitabevi’ni açtı. Kitaplar raflarda değil, hayatın ortasında durdu onun için. Kitap çalan gençlere kızmadı. Çünkü o, bir kitabın çalınmasını değil, okunmamasını dert ediyordu.

Ama zaman sertti. Dükkânı saldırıya uğradı, camları kırıldı, kitapları suyla çürütülmek istendi. O ise giderken kitapları dağıttı. İnsanlar para bıraktı.

1981’de Can Yayınları’nı kurdu. “Can” dedi, çünkü edebiyat onun için bir isim değil bir nefesti. Yayıncılığında dostluk vardı ama kayırmacılık yoktu. Beğenmediği metni geri çevirir, inandığı yazarı sonuna kadar savunurdu.

“Yaralısın” ile 1975’te Orhan Kemal Roman Armağanı’nı aldı. “Sular Ne Güzelse” ile Sait Faik’in izine dokundu. “Cam Kırıkları” ile bir kez daha insanın kırılganlığını anlattı.

Onun metinlerinde hep aynı şey vardı: baskı altında bile susmayan bir insan sesi.

Yıllar geçti… Hastalık kapıyı çaldı. Yazmak istiyordu yeniden. Yeni bir hikâye kitabını zihninde kurmuştu. “Eve döneyim, yazacağım” dedi. Ama…

6 Mayıs 2006’da, 71 yaşında aramızdan ayrıldı. Ardında, kelimelerle direnen bir vicdan, susmayan hikâyeler ve edebiyatın onurunu koruyan bir miras bıraktı.

……..

 

Terzi Nuri Kaymaz
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.