Günün Kitabı | Göğümüz Nar (Şiir) | Nuray Gök Aksamaz
Göğümüz Nar”ın İçinden | Kitap Değerlendirme: Hatice Eroğlu Akdoğan
Şair yazar Nuray Gök Aksamaz, son şiir kitaplarından birine “Göğümüz Nar” adını vermiş; yan yana oturduğumuz stantta önce ona el attım.
Küçük noktacıklar ya da küçük ayrıntılar benim duygularımı daha çabuk harekete geçiren şeylerdir. Doğrusu “nar” da bende çok şeye çağrışım yapar. Çocukken dinlediğim masallarda Kaf Dağı’nın ardında yer alan bir narın getirilmesiyle iyileşebilecek bir kraliçe sözkonusu olurdu. Nara ulaşmak binbir tehlikeyi gerektiriyordu. Masalın akışında narın ne kadar leziz bir meyve olabileceğine dair düşler de kurardım. Bu ve bunun benzeri nedenden dolayı içime işlemiş bir “nar” ilgisi vardır. Siz bakmayın benim burada meyve olarak nardan bahsediyor olmama. Bir şair ya da yazar için narın ne çok şeye çağrışım yaptığını; aşk gibi, bir davaya bağlılık, bir bütünlüğe olan yakıcı bir özlem gibi nardan alınan bir kudret olduğunu duyumsarız.
Şiir kitabının kapağını açarak, onca şiiri, geri dönmek için geçerek “Göğümüz Nar”a baktım. Beni çarpan ilk iki dizede durup birkaç kez okudum: “Yaşarken nasıl hiç olurum/ölürken nasıl yaşarım” Şairanelik bu işte! İçimden ‘ah şiir sen nelere kadirsin’ diye geçirmeden edemeyerek…
İnsanın varlığına, başka insanlardan başka şiirlerden daha bir başka biçimde, yeni bir söyleyişle anlam kazandırılması demek bu yani. İki dizenin devamından kendimizi mahrum bırakmaya hakkımız yok tabi! Çünkü şairin yolu, kestirmeden gitmekle bitmez, aksine kestirmelere bağlanan yolları açmaya çalışmakla başlar. O halde o bendi bütünüyle yeniden alıp okuyalım: “Yaşarken nasıl hiç olurum/ölürken nasıl yaşarım/bir tek özgürlüğümle ozan olarak/onarmaya yıkımını doğanın/her an yeniden bilmeye ki/kökleriyle ağacın göğümüz nar”
Kurmuş olduğu “Yaşarken nasıl hiç olurum” dizesindeki ince duyarlılık, Nuray Gök Aksamaz’ın bundan önceki şiir kitaplarındaki (Batık Zamanlar, Yüreği Ağzında Güz, Güneşin Yaprakları) şiirleri gibi ağır ve ağrılı bir sorumlulukla yüklü olduğumuza gönderme yapar, farkındalık oluşturur. Bu coğrafyada yaşadıklarımız öncelikle şaire ve şiire de apayrı bir yol açar niteliğe bürünmüştür. Gündeme bomba gibi düşen şeylerin sıcağı arasında konuşulmadık bir şey kalmaz. Bir durumdaki çözümsüzlük bir başka durumdaki çözümsüzlüğü buz gibi katılaştırır. Her şeyi söylenmiş bitmiş sayarız. Sonra bir şiir ya da şiirler çıkageldiğinde dönüp yeniden bakarız o yaraya ki ne kabuk bağlamış, ne de sızan kanı dinmiştir.
Nuray Gök Aksamaz’ın “Göğümüz Nar” kitabındaki şiirleri de bize bunu gösteriyor. Kitaptaki şiirler “Doğamız Nar”, Göğümüz Nar” olarak iki bölüm başlığı altında toplanıyor. “Doğamız Nar” kısmının şiirleri daha çok bizi kuşatan ve koşullandıran doğanın kendisi ve iç sesi ile bütünleşen varlığımızla olan etkileşimini içine alıyor. “Doğamız Nar” kısmı “sen ver aşka adını, fısıldayıver kulağıma/şaşkınlığıma dil çıkaran ey bilge ağaç” dizeleriyle açılıyor.
“Denize açılan bir dalgayla kanat çırpar kalbim/pır pır bir sevinç çığlığı duyulur göğümüzde” (Denize Doğru’dan)
“Kediler de anımsar mı sence kendini seveni” (Sokak Kedisi’nden)
“Sığınınca bir bina hücresine umarsızca/kimse tanımaz ki bana özgürlük hakkı/doğasız kalırım insansız kalırım sonra/genişleyen evren değil mi özgürlüğüm” (Özgürlük Yolunda’dan)
Kitabın “Göğümüz Nar” kısmında yer alan şiirleri ise şairin kendi gerçekliği yanında hepimizin ortaklaştıkları üzerine de esintilerle bezeli. Bize nefes olan ormanların yanışı ile birlikte orada nefessiz kalıp küle dönen canlılar, doğanın tahribatına karşı Gezi’den başlayıp Akbelen’e uzanan yollarda direnişe geçenler, yeraltı maden ocaklarından ceset halinde çıkanlar, ekmeğini kazanmak için vatanını terk edip yollara düşenler…
Ve beni de yakından bağlayan Güngör Gençay’a sesleniş şiiri: “Unutturmaya karşı, haksızlığa, baskılara karşı/ekmeği elinde tutan bütün düşlerin savaşımı/ aydınlatır/sürdürülebilir ışığıyla yarınlarımızı (Sislerini Dağıttırdın Gerçekliğin’den)
Şiir bana göre sanat olarak edebiyatın en başında yer alır. İyi bir şairin işi bu bakımdan zordur. Nuray Gök Aksamaz, şiirinin yolunu açık tutmak bakımından gönüllü olarak zorlukların içine girmiş ve buradan yeni yollar arayışını içtenlikle sürdürüyor ve onun kitaptaki son dizelerinin ışığında yürüdüğü yolda biz de gelecek yeni şiirleri bekliyoruz…
“Dirimi kuşatanlara karşı/yaşamın onurunu yok edenlere karşı/aydınlatmaya yeniden kendi göğünü/saçtığı tohumlarla dönecek bir gün ozan/yok sayılsa da ruhu yaşarken/bilmeye ölümsüzlüğü yeniden dilde/direnciyle şiirin göğümüz nar” (Göğümüz Nar’dan)
Not: Nuray Gök Aksamaz, Göğümüz Nar-Şiir
Artshop Yayınları, İstanbul 2023