Kitaplar Yazarlar | Smyrna`nın Gözyaşları | Ümit Yaşar Işıkhan
Kitap değerlendirme Yazarı: KERİM ÖZBEKLER | GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR
ÜMİT YAŞAR IŞIKHAN VE SMYRNA’NIN GÖZYAŞLARI İSİMLİ KİTABI.
17-26 Nisan 2026 tarihleri arasında 7.İzmir Kitap Fuarı’nı ziyaret ettiğimde, uğradığım yerlerden birisi de ”Uluslararası Aktivist Sanatçılar Birliği” standı idi. Genel Başkan Ümit Yaşar Işıkhan ile görüşürken, elime Klaros Yayınları arasında çıkan 14*20 ebatlı. 208 sayfalık bir kitabını imzalayarak verdi, Smyra’nın Gözyaşları” adını taşıyan bu kitaptan önce yazarının hayat hikâyesini aşağıda okuyalım.
HAYAT HİKAYESİ…
01 Temmuz 1957 Mardin doğumludur, İzmir Çınarlı Endüstri Meslek ve Teknik Lisesi ile 9 Eylül Üniversitesi Yabancı Diller Meslek Yüksek Okulu’nu bitirdi. Akçay-Ayvalık-Foça-Güllük-Bodrum ve Datça’da 1992-2011 yılları arasında Liman Başkanı olarak görev yaptı, 2011 yılından itibaren Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda uzman olarak görev aldı.
Hayatını ve çalışmalarını, İzmir’de sürdürmektedir.
Işıkhan’ın ilk şiiri 1975 yılında Bestelenmiş, şarkı ve türkü sözleri Antolojisinde yayımlanmıştır. İzmir’de “Temmuz” edebiyat dergisini ve 8 dilde ve 68 ülke temsilciliği ile Türkiye’nin ilk uluslararası kültür-sanat dergisi “Homeros”u yayınladı, Yaba Edebiyat-Temmuz- Homeros dergileri ile Ege’de Bugün gazetesinde 2013-2014 yıllarında şiir ve yazıları yayımlandı. Kimi şiirleri bestelenerek seslendirildi, Yeni Sanat (İzmir 1995)-Temmuz (İzmir, 186-87) ve Homeros (İzmir, 188-89) dergilerini çıkardı. Yayın yönetmenlikleri ile sanat danışmanlıklarını yaptı, 2010-14 yıllarında TRT Belgesel-İzmir Sky-Kanal 35 ve Ada Tv.de programlar yaptı. Arapça ile Süryaniceden şiirler çevirdi, toplu şiirleri ”Adı Özgürlüktü” adıyla 2008 yılında Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de yayımlandı.
ÖDÜL KAZANDIĞI YARIŞMALAR VE ÖDÜLLER…
Cumhuriyet’in 50. Yılı Şiir Yarışması’nda 1973 yılında Mardin’de 1.lik ve 3.lük, 1979 Hasan Tahsin Şiir Yarışması Mansiyon. 1980 Yaba Dergisi Halk Ödülü Şiir Dalı Mansiyon, 1980 Yaba Dergisi Halk Ödülü Araştırma Dalı Mansiyon. 1986 Ekin Edebiyat Dergisi Şiir Özel Ödülü, 1997 ‘Yeni Asır’ Şevket Bilgin Köşe Yazarlığı 3.lük Ödülü. 1998 ‘Menemen’in Sesi’ Deneme Yarışması 1. Ödülü, 2008 Azerbaycan Vektör İlimler Akademisi Dünya Barışına ve Edebiyatına Katkı Uluslararası Ödülü. 2010 Birleşmiş Milletler Rusya Temsilciliği Dünya Barışına Katkı Onur Ödülü ile Avrupa Üniversitesi Bilimsel Çalışmalar Fahri Doktora Beratı (2010) sahibidir, Birleşmiş Milletler Uluslararası Ödül Komitesi’ tarafından da ‘Dünya Kültürüne ve Sanatına Hizmet Üstün Nişanı’ ile ödüllendirilmiştir.
BİR ESERİ GUİNNESS REKORLAR KİTABINDA YER ALDI…
Guinness rekorları kitabına giren “Okunabilir, dünyanın en küçük şiir kitabı”nın sahibidir, söz konusu kitap son devrimci Commandante Carlos’a armağan edilmiştir. Azerbaycan Bakü de bulunan “Minyatür kitaplar müzesinde, Türkiye’yi temsil etmektedir.
KURDUĞU VE ÜYESİ OLDUĞU DERNEKLER AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDEDİR…
Uluslararası Aktivist Sanatçılar Birliği Kurucu Başkanıdır, Dünya Sanat Olimpiyatları Türkiye Komitesi Kurucu Genel Sekreteri. Uluslararası Kültür Sanat Diyalogları Kurucu Genel Sekreteri, Uluslararası PEN Yazarlar Derneği. Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), Bilim ve Edebiyat Eserleri Sahipleri Meslek Birliği (BESAM) üyesidir.
ŞİİR KİTAPLARI;
Kamçılanan Umutlar (1976)
Andaç Yerle Gök (1979)
Sevdamda Ülkem (1083)
Bir Pencerede Kırk Bahar (1986)
Adın Can Olsun (1987)
Adı İllegal Veya Çoğul Yalnızlıklar (1996)
Nitekim Aşk Vardı (Toplu şiirler: 1, 2007)
Nitekim Aşktan Sonra Hüzün (Toplu şiirler: 2, 2007).
ÖYKÜ KİTAPLARI;
Sığınaklarda Hüzün Şarkıları (1987),
Kalbim Irak’ta Kaldı (2007).
SMYRNA’NIN GÖZYAŞLARI İSİMLİ KİTABI TANIYALIM…
Öncelikle Smyrna’nın İzmir’in eski adı olduğunu belirteyim, kitabının içinde şiir-öykü ve denemelerİ yer alıyor. Başlıklarını aşağıda belirtiyorum, bazı başlıklar 2. Bazıları 3, bazıları ise daha fazla kelimeden oluşuyor. Ben, herkesin anlayabileceği başlıkları seçtim. Bu arada bu kitap baştan sona İzmir’i yönetenleri eleştiriyor, eseri okuyunca bunun bütün kentlerimiz için geçerli olduğunu anlayabiliyorsunuz.
FUARIN İÇİNDE NAZIM HİKMET’İN HEYKELİ Mİ VAR ?
Kitap da benim en çok dikkatimi çeken konu şu oldu, Uluslararası Aktivist Sanatçılar Birliği (UASB) Genel Başkanı Ümit Yaşar Işıkhan Kültürpark (Fuar) içinde yer alan Nazım Hikmet heykeli önünde bir proğram yapmak için ilgili kişiye dilekçe vermek için İzmir Büyük Şehir Belediyesi’ne gitmiş. Dilekçeyi okuyan hanım ”Aaaa, fuarın içinde Nazım Hikmet heykeli mi var ?” diye sormuş. Anlayın artık, bir çok görevli nerede ne olduğunu bilmez. Bu, Türkiye’nin her yeri için geçerlidir. Uzatmayalım, konuyu anladınız. Şimdi, kitabın içinde yer alan başlıklara göz atalım. Kitap, dört bölüme ayrılmış.
BİRİNCİ BÖLÜM DE YER ALAN BAŞLIKLAR…
İlk Kurşun,
Dilenen bütün Suriye’li çocuklar benim,
Şair ve intihar,
Birazdan yağmur bu kenti ve beni yıkacak,
Ve geçti zaman,
İkimizde yalnızdık,
Gelmedi o kuşlar,
Benim ve kentin son şiiriydi belki de,
Homeros zehirlendi, smyrna ölü çocuklarını gömdü giderken,
Homerosu da mı götürüyorsun çocuğumuzu da mı.
İKİNCİ BÖLÜMDE YER ALAN BAŞLIKLAR…
Kim İzmirli,
Basmane günleri tarih kaybolan çocuklarını arıyordu,
Ben Kortejo evlerinde büyüdüm,
Müslüman’ın suyu Ermeni’nin tası,
İzmir modern kasaba,
İzmir yalnızlığına üşüyor hala,
Gavur İzmir affetmez,
İzmir hasta,
Yazıklar olsun.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜMDE YER ALAN BAŞLIKLAR…
Mustafa Kemal’i öldürenler,
Tarihin utanç yılları,
Katil biziz,
Nazım Hikmeti öldürüyorlar,
Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala,
İzmir’de yerel yönetimler ve taşra kültürü-1,
İzmir’de yerel yönetimler ve taşra kültürü-2,
Medusa’yı bu kente kim soktu ?,
Gavur İzmir-miş,
Ben yaşlandım sen çocuksun hala tarihin en haylazına,
Günaydın İzmir,
Bu kenti kim öldürdü,
Lütfen bırakın artık kaldırımlarla oynamayı,
Smyrna nasıl kurtulur.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜMDE YER ALAN BAŞLIKLAR…
Sanatsız kalan kentler ölüdür,
Büyükşehir ve sanat,
İzmir için son şans lokma dökelim,
İzmir er meydanı,
Adam gibi adam aranıyor,
Aziz Kocaoğlu ve Sema Pekdaş,
Yerel yönetimler ve K.K.K.,
Büyükşehir Belediyesi ve rezalet,
Günaydın öksüz halkım,
Kenti öldürenler ve kutsanan katiller,
Verin bir taşeron’a.
Bu eseri edinmek için kitapçılara müracaat edebilirsiniz, özellikle İzmir’i merak edenler ve sevenler için enteresan bir kitap.
ULUSLARARASI AKTİVİST SANATÇILAR BİRLİĞİ’NE ÜYE OLABİLİRSİNİZ…
Bu arada aktif birisi iseniz, çalışmalarına iştirak edebilecekseniz ”Uluslararası Aktivist Sanatçılar Derneği Birliği”ne üye olabilirsiniz. İzmir’in en seçkin semtlerinden birisi olan Alsancak’ta faaliyet gösteren bu birlik sanatın her dalında çalışma yapan ve her sanat dalı için komitesi bulunan ender derneklerden birisidir. Belirli kural ve şartları olan bu birlik yürüyüş-panel-şiir okuma-kitap fuarlarına iştirak-kitap imza günü-konferans vb. gibi etkinliklerde bulunmaktadır. Gelecek yıl birlik yöneticileri, Ege Bölgesi’nde ki şairleri bir araya toplayarak ”Dünya Şiir Günü”nü kutlamayı da etkinlikleri arasına almayı düşünmektedir.
Adresi aşağıdaki şekildedir;
ÜMİT YAŞAR IŞIKHAN
Uluslararası Aktivist Sanatçılar Birliği (UASB)
Yüzbaşı Şerafettin Bey Sokak, No.88, Kat.1
ALSANCAK-İZMİR
Kitap Tanıtım Bülteni | Klaros Yayınları
İzmir’de de, yüzlerce, binlerce cinayete tanık olarak yaşarken,farkında olmadan kendi içsel hapishanemizi kurduğumuzu, kesilen her ağaç, yıkılan her müstakil ev, tarihi konak bizi de kuruttuğunun farkında bile değildik…Biz bu zavallı kentin ölüm tarihini yazanlar-dık. Son elli yıldır bu kentte yaşayanlar, susanlar ve yalnızca kendi-ne meyhane olanların çocuksu ve masabaşı zırıltılarıyla teselli olan zavallılardık. Sarı saçlarını bütün kaptanların hayallerine armağan eden Punta’nın ve bütün Smyrna’nın son katilleriydik.
Biz çok efendiydik… Biz çok salaktık…
Dışarıda hava çıyan kokuyordu.
Hava zindan ve korkulukların emperyal marşını çalıyordu. Büyüklerimiz hep sessizce ve gizlice ajansları dinliyordu. Dünyanın gidişi kötüydü. Faşizm, kartal kanatlarını açmış kuyunun ağzını kapatıyordu. Dışarıdakiler sesimizi, biz içerdekiler de onların seslerini duymazdık. Duyulsa bile hayra yorulmazdı…
Biz kuyunun dibinde çocuk şarkılarımızı söylerken savaşlar sürüyordu dünyanın her köşesinde. Sosyalizm at başı yoksul ülkelerde hayatın özgür ve kardeşçe şiirini okurken, McCarthy uşakları, kara bir gecenin derin ve sonsuz bir işkencenin tırnaklarını hayata geçiriyordu. Kıçı kırık bir zabit kaderini belirliyordu kuyuların.
Ah! Talat Paşa, Mürsel Paşa, Halil Rıfat Paşa, Ziya Paşa, Eşref Paşa, Gazi Osman Paşa, İsmet Paşa, Mithat Paşa, Necip Paşa… Ve biz bu kadar rütbeli bir sokağın ve caddenin kıyısında sessizce şarkılarımızı söylerdik. Ah! Ballıkuyu, Serinkuyu, Manavkuyu, Üçkuyular…
Sonra büyüdü; kuyu dibinden bakan ve yıldızları merak eden çocuklar…
Sonra, o temiz gözlü çocuklardan mangalar oluşturuldu hayata karşı.
Genişti hayat… Boldu cemseler, derindi hücreler, yüksekti hapishane duvarları, karanlıktı barlar; kendi şarkısını söylüyordu sessizce dergiler ve gazeteler bir bir kapanıyordu kendi üstüne. Kendi ülkelerinde zindanlara gönderildi efendi çocuklar… Biz türküydük, marş ve direnen şiirdik!
Silahlıydı bakışları faşizmin, bombalıydı solukları, dikenli teldi yürekleri ve öldürdüler acımadan masalların perilerini.
Çiçek açan ovalara beton yığını diktiler. Ormanlar kesildi, hayvanlar kurudu kendi dalında. Aşkın ruhunu soyup yatağa attılar; ekmeğin kokusunu, yumurtanın sarısını çaldılar. Zengindiler ve sürekli açtılar. Ve sonra; tarih yalnızca onları gömdü kendi yarattıkları çöplerin tank paletlerine, uçakların cehennem sesine, topların ve ölümün paslı derinliğine…
Kitap Değerlendirme: Ayten Başabaş Dirier
—