Kimliksiz Sevgiler | Coşkun Durusu
Bazı sevgiler vardır; adı yoktur, etiketi yoktur, tanımı yapılmaz.
Ne “benim” der, ne “senin”.
Bir kimliğe bürünmez, bir statüye sığmaz.
O yüzden de en çok onları inkâr ederiz.
Çünkü kimliksiz olan her şey, insanı aynanın tam ortasına bırakır.
Kimliksiz sevgiler;
hesap sormaz, hesap tutmaz.
Geçmişi dosyalamaz, geleceği teminat altına almaz.
Bir gün var olur, bir gün susar ama hiçbir zaman yok olmaz.
İçeride bir yerde, kalbin en korumasız köşesinde nefes almaya devam eder.
Bu sevgilerde sahiplik yoktur.
“Bana aitsin” cümlesi hiç kurulmaz.
Ama gariptir; en çok da burada bağlanır insan.
Çünkü özgür bırakılan şeyler, kalmak isterse gerçekten kalır.
Zorla tutulanlar değil.
Kimliksiz sevgi;
bir bakışta tanır,
bir sessizlikte anlaşır.
Adını koymadığın için yarım kalmaz;
aksine, adını koyamadığın kadar derindir.
Toplum, kimliği olmayan sevgilerden hoşlanmaz.
Çünkü açıklaması zordur.
Çünkü sorulduğunda “neyiniz var?” diye,
cevap vermek yerine susmak gerekir.
Ve suskunluk, kalabalıklar için her zaman tehlikelidir.
Oysa insanın en gerçek hâli,
kimliksiz sevdiklerinde ortaya çıkar.
Maskesizdir.
Rol yapmaz.
Sevilmek için bir şey olmak zorunda değildir.
Sadece vardır.
Belki de bu yüzden,
en çok iz bırakan sevgiler;
adını koyamadıklarımızdır.
Bitse bile içimizden çıkmayan,
gitse bile bizde kalan…
Kimliksiz sevgiler,
yarım hikâyeler değil;
tam kalp izleridir.
Birisi