Kitap Önerileri | Yıldız Tozu ve Gözyaşı | Fatma Sönmez Bekiroğlu
Kitap değerlendirme yazarı: Ömer Yerlikaya
Serhad Artvin gazetemizin bu haftaki konuğu hemşerimiz, şair Fatma Sönmez Bekiroğlu.
“Öpseydim gözlerinden bahar olurdum” diyen o naif ses, okuru kışın ayazında saklı kalmış bir umutla baş başa bırakıyor.
1956 yılında Artvin’in Borçka ilçesine bağlı Alaca köyünde dünyaya gelen Bekiroğlu, eğitim hayatına Artvin Korzul’da başladı.
1976 yılında Artvin Öğretmen Okulu’ndan mezun olarak kutsal öğretmenlik mesleğine adım attı. Mesleki yolculuğuna memleketi Borçka’da başlayan yazarımız, 1979 yılında Kocaali’ne yerleşti.
1988 yılında Anadolu Üniversitesi Eğitim Ön lisans bölümünü tamamlayarak akademik birikimini pekiştirdi. Borçka ve Kocaali’deki çeşitli okullarda yirmi yıl boyunca eğitime hizmet verdikten sonra emekliye ayrıldı.
Bekiroğlu için şiir, “boş vakitlerde” yapılan bir uğraş değil; bir yaşam biçimi ve adeta bir nefes alma şeklidir. Edebiyata olan tutkusu, çocukluk yıllarının derin izlerini taşır.
1970 yılında babasını kaybetmesiyle yaşadığı büyük hüzün, iç dünyasını şekillendiren en önemli dönemeç olmuş; teselliyi dizelerin gücünde bulmasını sağlamıştır.
Şairin ruhu; karlı dağların eteğinde, babasının elleriyle inşa ettiği ahşap bir dağ evinde, dev çam ağaçlarının kokusu ve kuş cıvıltılarıyla harmanlanmıştır.
Doğanın uyanışını hücrelerine kadar hisseden Bekiroğlu için doğa sevgisi, sanatının en temel yapı taşıdır. En büyük ilham kaynağı ise sarı saman kâğıtlarına hasret şiirleri sığdıran babasıdır. Okul yıllarında edebiyat öğretmenleri tarafından fark edilen yeteneği, kazandığı ödüllü kompozisyonlar ve şiirlerle tescillenmiştir.
Sağlık nedenleriyle kalemine bir süre ara vermek zorunda kalsa da ilk kitabı olan “Yıldız Tozu ve Gözyaşı” bugünlerde raflardaki yerini almıştır. Serbest nazım türündeki eserleriyle edebiyat yolculuğuna kararlılıkla devam eden Bekiroğlu, evli ve bir çocuk annesi olup yaşamını halen Kocaali’de sürdürmektedir.
Efendim; Yıldız Tozu ve Gözyaşı, Nisan 2026’da Tunç Yayıncılık’tan çıktı. İçinde 144 şiirin yer aldığı, 256 sayfa hacmindeki bu kıymetli eseri inceledim, notlar aldım ve sizler için yorumluyorum:
Fatma Sönmez Bekiroğlu, ender rastlanan şiir yazma becerisi ve imgeci anlatımıyla Türk şiirine hüzünlü ve samimi bir soluk getiriyor. Şair, güçlü sezgileriyle yalnızca duygu dünyasına seslenmekle kalmıyor; okurda estetik bir tat ve kalıcı bir coşku uyandırıyor.
Onun şiiri, dili besleyip yoğuran ve sözcüklere farklı yorumlar getiren bir güç olarak tebarüz ediyor.
Bekiroğlu, şiirlerinde kendi tarzını oluştururken; görkemli direncini, sessiz çığlıklarını ve soylu suskunluğunu içli bir sıcaklıkla aktarıyor. Yalın söyleyişi ve akıcı dil kurgusuyla dizelerine can verirken, yeni güzellikler keşfederek sevgiye ve hüzne yeni çeşniler katıyor. Kelimeleri birer kar tanesine dönüştürüp okurun ruhuna usulca bırakıyor. Bu şiirlerde kristalleşmiş gözyaşları, paslı ay ışığı ve gamzelerden havalanan kuşlar var.
Bekiroğlu, yeşilken dökülen yaprakların ve dalında yanan tomurcukların hikâyesini anlatırken, bizi lirik bir iç denizin kıyısına davet ediyor:
“Yine akşam oluyor, demi hazır gecenin, Karşı semtin ışıkları yanıp sönüyor yıldızlar gibi. Aklımdasın sevgili… Gözlerinin irisi iğne gibi içime ilmek ilmek işliyor. Hüzün yüzlüm, hasretim, canım çok acıyor.”
Sevdayı acıyla, ayrılığı kış masalıyla harmanlayan bu mısralar; bir duygu fırtınasının ortasında kalıp da hâlâ baharı düşleyenlerin sığınağı olacak.
Bekiroğlu, imkansızın ve bekleyişin estetiğini ilmek ilmek işlerken, hüzünle imzalanmış bir kaderin izini sürüyor.
“Öpseydim gözlerinden bahar olurdum” diyen o naif ses, okuru kışın ayazında saklı kalmış bir umutla baş başa bırakıyor.
Serhad Artvin Gazetesi olarak Sayın Fatma Sönmez Bekiroğlu’na sonsuz başarılar diler; ailesi ve sevdikleriyle birlikte sağlıklı, mutlu bir ömür temenni ederiz.
Sevgiyle kalın.
….