Yaşayacak Bu Şehir | Kenan Gül
Ve,
Bensiz de yaşayacak bu şehir.
Sessizliğin,
Sensizlikle harmanladığı
yitik bir aşk şarkısı düşecek
eski radyonun yorgun seslerine.
Anılara yaslanmış dağlar
bir bir devrilirken.
Beni anımsayan tek dürüstlük asılacak
Rüzgara karışan salalar arasına.
Vakit ikindi.
Yol tamam.
Ah,larım omuzlayacak
kapanmamakta direnen sandukamı.
Senin yerine,
yol kenarına dizilmiş
çocuklar soracak adımı.
Yağmur,
Kuraklığımı sürgüne yollarken
kimse boğulmayacak peşim sıra.
En son ben kaybolmuştum
sebepsiz gözyaşlarının anaforunda.Bensiz de yaşayacak bu şehir.
Yeniden doğacak kerelerce iklimler.
İlk sesi çağıran minik şaplak,
ağlantı içindeki merhabayla buluşurken
İğne oyalı mendiller gönderilecek
Perde arkasından gülümseyen yavukluya.
Ve benim yerime,
Hayriye teyze yemleyecek
çatıda öbeklenmiş güvercinleri.
Artık,
Kaldırım taşları inatlaşmayacak
adımlarımı sığdıramadığım
ikinci el kunduralarımla..
İlk kez bu akşam,
Boş dönecek kapıma uzanan el.Bensiz de yaşacak bu şehir..
Yokluğum bastırmayacak hiçbir telaşı.
Uzamayacak,
Kısalmayacak da dakikalar.
Yine yanacak yüreğe düşmüş hasretler.
Gün aynı,
gece aynı,
insan aynı.
Bensiz de yaşayacak bu şehir.
Kenan Gül/Haziran 26/İstanbul.
Ah,larım omuzlayacak